Bu, yaklaşık yarım asır önce yayınlanan kitabımın adıydı. Geleceğe yönelik bir hitap ve tüm bir neslin petrol evresinin kazançlarından insana yatırım yaparak faydalanması için bir temenniydi. Elli yıl sonra, pek çok hayal gerçek oldu, henüz tamamlanmadı ama tamamlanma yolunda. Salı günü Riyad'da düzenlenen 42. zirvenin sonuçları, yolun artık açık olduğunun canlı kanıtı. Ancak bu yol aynı zamanda engelsiz de değil.
Bu yolda uzanan ve son zamanlarda yakılan sokak lambalarıyla başlayalım. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın son turunda birçok Körfez ülkesiyle imzaladığı bir dizi ekonomik anlaşma bunlar arasında yer alıyor. Bunların çoğu kalkınma projelerine yönelik yatırımlardı ve yine çoğu bu ülkelerdeki özel veya kamu sektör dinamikleri arasında imzalandı.Bu, hem insanları dahil etmek hem de pazarı genişletmek anlamına geliyor. Genel olarak KİK ülkelerinin bütçelerinde, petrol dışı bileşenin oranı, özellikle yıllar önce sahip olduğu orana kıyasla dikkat çekici ve bunun anlamı, petrol dışında destekleyici ekonomik faaliyetlerin bulunduğudur. Bunlar, imalat ve hizmetlerin yanı sıra kültür turizmi dahil olmak üzere modern faaliyetlerdir. Kültür turizmi, ekonomik boyutu aşıp, hem uygarlığa hem de insana uzanan bir anlam taşımaktadır. Körfez ülkelerinin bütçelerinde sosyal bileşene harcanan oran dikkat çekici, ama burada bir durmalıyız, zira bazı Körfez ülkelerinin kaliteyi artırmak ve yükseltmek için halen eğitim ve öğretim sektörünü acil bir şekilde ziyaret etmeye ihtiyaçları var. Eğitim ve öğretim sisteminde kökten, yani eğitimin ilk yıllarından itibaren tam anlamıyla reforma odaklanmak gerekiyor.
Prens Muhammed bin Selman'ın zirve öncesi gezisi, sadece önemli olan ekonomik yönü değil, Körfez halkının geniş bir kesimi için daha önemli olan stratejik yönü nedeniyle de yeni bir umudun taşlarını döşedi. Stratejik yönü daha önemli çünkü tüm bu ekonomi ve kalkınma başarıları, çevredeki şiddetli kargaşanın tehdidi altında. Bu kargaşanın başlıca nedenlerinden biri de İran rejiminin kibri ve haksız yayılma hırsıdır ki bu dosyanın, ne bölgesel ne de uluslararası düzlemde şimdiye kadar rasyonel bir sonu yokmuş gibi görünüyor. Bu nedenle, herhangi bir değişikliğe hazırlıklı olmak ve bunlara karşı tedbirli olmak iyi bir ihtiyatlı davranıştır. Bu değişiklikler çatışmaya yol açabilecek bir çöküşü haber veriyor.
Körfez'in siyasi çevresi rahat değil ve olayların nereye evrileceğini tahmin etmek zor. Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin turu, ortaya çıkan ve küçük ülkeler için daha tehlikeli olan tehditlere karşı vizyonları birleştirerek yukarıda bahsedilen ihtiyatlı olma durumunu gerçekleştirdi. Bu nedenle, bazı Körfez sakinlerinin ikincil olarak gördükleri küçük meselelerde anlaşmazlığı azaltacak birbirine kenetlenmiş bir safın inşası, hayati çıkarlar taşıyan ortak konulara odaklanmak, Körfez'i ve istikrarını savunmaya hazırlanmak önemlidir. Herhangi bir bileşen, fırtına koptuğunda ondan uzak olup zarar görmeyeceğini düşünürse, bunların gerçekleşmesi imkansızdır!
42’inci zirvenin sonuç bildirisi (Riyad bildirisi) okunduğunda, öncelikler netleşiyor. Bildirinin bölünmez olduğuna işaret ettiği bölgenin güvenliği mutlak önceliktir. Konferansa katılanlar ayrıca, bölgeye yönelik güvenlik tehditleri arasına girebilecek İran nükleer dosyasına ilişkin büyük ülkeler arasında dönen tartışmalara KİK ülkelerinin de katılmasını talep ettiler. Bildiride, ekonomik birliğin unsurlarının tamamlanmasının gerekliliğine atıfta bulunularak ekonomik dosyaya da değinildi ki, ekonomi dosyası dikkat çekici adımların atıldığı bir dosyadır. Bildiride, bilhassa kadınların güçlendirilmesi ve kalkınmaya etkin katılımları, hazırlık, yeterlilik kazanma ve eğitim konusunda gençlerle ilgilenilmesi açısından sosyal boyuta da yer verildi. Terör ve uyuşturucuya atıfta bulunuldu, tüm Körfez ülkelerine karşı açık bir savaş ve Körfez toplumlarına zarar vermenin bir giriş noktası olarak birbirlerinden ayrılmaz olduklarına değinildi.
Bildiri Mısır ve Sudan'a atıfta bulunarak, gıda ve su güvenliğinin önemine dikkat çekmeyi de ihmal etmedi. Ayrıca siber güvenliği ve tam anlamıyla dijital çağ haline gelen bu çağda ilerlemenin kapısı olduğundan dijital dönüşümü önceliklerin en üst sırasına yerleştirdi. Riyad Bildirisi niteliksel bir atılımdır ve bölgesel, özellikle de Yemen'den Sudan, Suriye, Lübnan ve Libya'ya Arap değişkenleri dikkate almıştır.
Toplantıya hangi ülke başkanlık edecek olursa olsun, Riyad'ın Körfez zirvelerinin daimî karargâhı olmasına karar verilmiş görünüyor. Bu, bir dönem geçerli olan törensel biçimin yerini pratik biçime bıraktığı bir başka niteliksel gelişmedir. Bu kapsamda iki resmi zirve arasındaki dönemde bir istişare zirvesi düzenlenmesi fikri de canlandırılabilir. Zira bölgede olayların hızla geliştiği, uluslararası veya bölgesel düzeyde sürprizlerin ortaya çıkma olasılığı, ufukta toplanan bulutlar akıllı gözlemcinin gözünden kaçmıyor.
Dış zorluklara karşı ihtiyat ne kadar önemliyse, iç zorluklar da en az onlar kadar önemlidir. Yukarıda eğitim ve öğretime, düzeyine ve kalitesine ilişkin atıf, hem iç hem de dış zorluklarla yüzleşmenin temeli olabilir. Ancak, buna ikinci ve önemli bir zorluk olan bilinçli bir kamuoyunun oluşturulması eşlik ediyor. Bilhassa bazıları tarafından kasıtlı olarak veya bilgisizlikten ve bilinçsizlikten istismar edilen, gerçekleri çarpıtmak ve tersyüz etmek için düşman siyasi güçler tarafından faydalanılan açık sosyal medyanın varlığıyla birlikte, bu daha da önem kazandı. Sosyal medya araçları kimi zaman Körfez ülkeleri arasında, hatta aynı ülkenin vatandaşları arasında dahi bir atışma sahasına dönüşüyor. Oysa burada yer alan haberlerin çoğu önceden hazırlanmış ve yalan haberlerdir. Soysal medya mecralarında (siyasal ve sosyal açıdan) yayınlananları takip eden herkes, birincisi, yanlış farkındalık yaratan ve her şeyden önce Körfez ülkeleri arasındaki ilişkileri çarpıtan, ikincisi, ulusal safları zayıflatan, birçok uydurmalarla bu saflara nüfuz eden çok sayıda yanlış haber olduğunu tespit edecektir. Ulusal birliği bozmak, gücünü tüketerek kendisini parçalaması için fitne tohumları ekmek ve toplumsal kırılganlığa ulaşmak, hevesli bölgesel güçlerin gerçekleştirmeyi umdukları sızmanın önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Nitekim bölgesel sızmaların çeşitli argümanlar altında ulusal safları bölmeyi başardığı, dolayısıyla devletlerin devrildiği tüm ülkelerde karşımıza bu çıkmaktadır.
Farkındalık alanındaki bu dengesizliği gidermek kolay değil. Aldatma araçları, modern teknolojiyi kullanarak, bir kişinin başkaları bir yana, kendisinden şüphe duymasını mümkün hale getirecek ölçüde ilerlediler. Bu gedik, kötülüklerini azaltmak için KİK içinde ilgililer tarafından araştırma, inceleme ve gözden geçirmeyi gerektiriyor. Bunun için yalan haberleri takip eden, alternatif ve doğru haberler sunan platform veya platformlar kurulmalı. Ondan önce de kamu çalışmaları ve kamuoyu duyuruları alanlarında şeffaflık benimsenmeli.
Son olarak, Körfez yürüyüşünün beşinci on yılı, Riyad Zirvesi sonrasının öncesinden farklı olacağının habercisi. Zira kalkınma ve gelişim başarılarını koruma ve savunma herkes için bir amaç haline geldi!
TT
Körfez sadece petrol değil
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة