Abdullah Kardaş lakaplı Iraklı Türkmen DEAŞ liderinin hayat macerası gece yarısı vakitlerinde Türkiye sınırı yakınlarındaki Atme kasabasında sona erdi. Kureyş’in Benî Hâşim soyundan geldiğini söyleyen Kardaş’ın örgüt içerisindeki adı ise Emir Muhammed Said Abdurrahman Muhammed el-Mevla.
Kardaş’ın eşi olabileceği düşünülen 3 kadın ve diğerlerinin ABD’ye ait bir savaş helikopterinin yoğun saldırılarında öldürüldüğü söyleniyor.
DEAŞ vahşetinin en tehlikeli adamlarından Kardaş’ın Ezidilere yönelik katliamdan ve örgüte bağlı olmadığı düşünülenlerin tasfiyesinden sorumlu olduğu, “tüm” Müslümanların yeni halifesi(!) olarak örgüt liderliğini üstlendiği biliniyor. Vakur bir görünüş ve pazarlama stratejisi için Ebu İbrahim el-Haşimi el-Kureyşi lakabını kullanan Kardaş, Selefi Ebubekir el-Bağdadi’nin bir ABD saldırısında öldürülüşünden bir hafta sonra örgütün başına geçmişti.
1976 doğumlu Emir Muhammed el-Mevla, kara lekeli kariyerinde bir sonraki çirkin adımı temsil ediyor, İslam’ın imajından önce insanlık imajından geriye kalanları yırtıp atıyor...
Mart 2007'de Irak El Kaidesi'ne dahil olmuş, örgütte ‘din’ hocalığı, aynı zamanda “yargıçlık” ve Musul “vali yardımcılığı” yapmıştı.
2017’den Bağdadi’nin ölümüne kadar DEAŞ “emir”inin yardımcılığını yürütmüştü. Örgütün günlük terör saldırılarını denetlemiş, diğer üst düzey DEAŞ liderleriyle yakın temasta bulunmuştu.
Kardaş’ın Iraklı diğer Sünni ve Şii terör liderleri gibi Ocak 2008'de ABD güçleri tarafından Irak'ta tutuklanıp ardından hareketlerinin izlenmesi amacıyla serbest bırakılması ilginçtir.
Irak ve Suriye'de faaliyet gösteren terör örgütlerinin önde gelen liderlerinin peşi sıra ABD’nin Irak hapishanelerinden geçmeleri, olayların gidişatını izleyenlerden bir grubun zihninde; ABD’nin güçlü bir Irak'ın veya güçlü bir Suriye'nin kurulmasını önlemek isteyen bu kötü adamlardan kurtulma yolunda entrikacı bir komplo kurduğu düşüncesini uyandırabilir.
Ancak örneğin bugün Iraklı bazı politikacıların siyasi projeye ve köklerine dahil olduğu hususu gözden kaçırılıyor. Onlar da hapishane sakinleriydi.
Peki bu da mı bir ABD komplosu?
İşin iç yüzünü Allah bilir!
Bizim ilmimiz yalnızca zahir ile hükmedebilir. Zahir ise bu kişilerin fikri, siyasi ve psikolojik olarak tekfirci ideolojinin, katlin ve gaspın fiili üyeleri olduğunu, bu kapsamlı akımın bitmediğini ve bitmeyeceğini gösteriyor.
Ancak eğer bu hususa değinmemiz gerekirse bu kişilerin siyasi istihdamında İran tarafını göz ardı etmedik. Devrim Muhafızları’nın Seyfu’l Adl’den başta Hamza olmak üzere Usame bin Ladin’in oğullarına kadar El Kaide liderleriyle artık bir sır olmaktan çıkan ilişkilerini kastediyorum.
Diğer yandan Kürt-Arap karışımı güçlerden Rakka ve Haseke bölgesi yetkililerinin uyarısında, söz konusu DEAŞ liderinin Türk kuvvetleri karargahına 200 metre uzaklıkta öldürüldüğü de dikkat çekmek gerek!
TT
Öldürülen DEAŞ liderinin karanlık kariyeri
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة