Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacraf dün Riyad’daki KİK Genel Sekreterliği merkezinden yaptığı açıklamada, KİK’in 29 Mart-7 Nisan tarihleri arasında yapılması planlanan Yemen-Yemen müzakerelerine ev sahipliği yapacağını duyurdu. Hacraf müzakerelerin barışı sağlamayı, Yemen'e yardım etmeyi, insani koridorlar açmayı ve istikrarı sağlamayı hedeflediğini belirtti.
Hacraf, KİK’in sunduğu şeyin yeni bir girişim veya yeni bir konferans olmadığını vurgulayarak, bunun basitçe hiçbir taraf istisna tutulmaksızın, Husiler de dahil olmak üzere ‘tüm’ Yemenlilerin diyalog kurması için bir ortam sağlamak amacıyla geldiğini ve burada esas mesajın, çözümün Yemenlilerin elinde olduğunu vurgulamak olduğunu söyledi.
Hedef, KİK himayesinde Yemen iç müzakere sürecini başlatmak ve Birleşmiş Milletler'in (BM) de katılacağı barış müzakerelerine girmek.
Peki, Husiler müzakerelere katılacak mı? Yoksa herkesin tahmin ettiği gibi reddedecek mi? KİK gözetimindeki müzakerelere katılırsa bu, vatan ve milli ortaklık mantığını kabul ettiği anlamına mı gelecek? Bu, Husilerin KİK gözetimindeki bir Yemen-Yemen konferansına ilk katılımı mı olacak?
Husiler daha önce gerek Riyad, gerek Kuveyt, gerekse 2011’deki meşhur KİK girişimi olsun KİK desteği ile yapılan Yemen-Yemen diyaloğunun birçok aşamasına katıldı. Bunun dışında genel bir ulusal Yemen anlaşmasının doğuşunu, kapsayıcı bir ulusal devletin kuruluşunu ve Yemen kurumlarının şeklini ve yollarını belirleme kararını Yemen halkına bırakmayı kolaylaştırmak için Suudi Arabistan liderliğindeki Körfez ülkelerinin takip ettikleri çözüm odaklı aşamalarda da bulundular.
İster Husilerin, ister meşru hükümetin, ister güneyin isterse başkalarının kontrolünde olsun Yemen topraklarının tamamında ekonomik, insani ve güvenlik durumu herkes için oldukça kötü bir durumda. Savaş, Körfez ülkelerinden önce Yemen halkını yordu. Zira Körfez ülkeleri kalkınma, ekonomik ve sosyal programlarına hız kesmeden devam ediyor. Herkes, örneğin Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE), yenilik ve kalkınmaya yönelik inanılmaz hızlı adımlar atılarak neler yapıldığını görüyor.
Kimin daha çok barışa ihtiyacı var? Yemen halkının mı yoksa komşularının mı? Hiç şüphesiz, herkesin barışa ihtiyacı var. Ancak ‘bahtiyar’ halkın (Yemen halkı) daha çok ihtiyacı var. Çünkü şu anda vatanları parçalanan, insanları dağılan ve ekonomilerini kaybeden onlar. Herkesi ve her toprağını umutsuzluk saran onların ülkeleri.
İster askeri, ister siyasi ister başka şekilde olsun, istenen şey barışın gelmesi ve devletin doğması. Araçlar, araçlar aşamasında kalır, en önemli şey hedefi gerçekleştirmektir.
KİK girişimi başarılı olacak mı? Husiler katılsa da katılmasa da Yemenliler kendi aralarında ortak bir dilden konuşmaya başlayabilecekler mi? Herkes bunun olmasını umuyor. Pardon herkes değil. Zira Yemen'deki durumu şu anda olduğu gibi çözümsüz olarak bırakıp devam ettirmek isteyen Yemenliler var. Herkes bunu kendine ait bir amaç için veya kendisini yönetenler için yapıyor.
Husiler ulusal bir çözüm istemiyor çünkü Yemen ‘Cumhuriyeti’ne yabancı olan kendi ideolojik ve siyasi programları var. Sadece Husiler çözüm istememekle kalsa iyi. Tevekkül Kerman’ın akımı ve buna sığınanlar ve onlara sığınanlar da çözüm istemiyor. Yemen’deki durumun olduğu gibi kalmasından mali ve siyasi olarak faydalanan bazı kişilerden bahsetmiyorum bile.
Ancak Yemenlilerin arasındaki yedi yıllık bölünmeye ve barışın yokluğuna, artık bir son verme zamanı geldi.
TT
Yemen halkı… Sağduyulu olmalarının zamanı geldi mi?
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة