Bir hafta önce Paris’te vefat eden Abdulhalim Haddam’ın ismi “dosya” kelimesi ile ilişkilendirilmiştir. Eski Suriye Devlet Başkanı Yardımcısı, aceleci ve özetleyici Lübnan basınının verdiği ad ile Hafız Esed’in “Lübnan dosyası”nın sorumluluğunu verdiği kişiydi. Lübnan dosyası ile sadece çözümünü daha zor hale getirecek biçimde çatışmaları yönetme ve Lübnanlıları özgür bir bireyin uyum sağlayamayacağı zorlu koşullara uyum sağlamaya itmenin kastedildiğini belirtmemize gerek yok.
Lübnan basınının icat ettiği bu yaratıcı ifade çok geçmeden Arap dünyasına da yayıldı. Böylece bugün “Kasım Süleymani Irak dosyasını üstlendi” ya da “Süleymani’nin öldürülmesinden sonra Irak dosyasını İsmail Kaani üstlendi” şeklinde ifadeler kullanılmaya başlandı. Bu yaygınlık, bölge ülkelerimizin “dosyalar” olmak için kat ettikleri uzun mesafeyi de göstermektedir. Keza bu uzun ve dikenli yolda ilerlerken “dosya” ifadesi daha önce fethetmediği toprakları da fethetti. Böylece ortaya “atamalar dosyası”, “mülteciler dosyası”, “ekonomi dosyası” vb. dosyalar çıktı. Bu tembel kelime, “dava”, “sorun”, “işler”, “tarih” ile daha fazla karmaşıklık ve daha yüksek insan ısısı içeren diğer anlamların yerine de kullanılmaya başlandı.
Modern tarihimizi inceleyenler dosya ifadesinin tarihinde önemli hatta temel bir durağın mutlaka farkına varacaklardır. Bu durak, Levant (el-Maşrık) bölgesi ve halklarının ilk kez Lübnan, Filistin, Irak vb. şeklinde dosyalara dönüştürüldüğü uzun Hafız Esed (1970-2000) dönemidir.
Bu dönüşüm, söz konusu rejimin varlığı ve efendisini Ortadoğu’da “en büyük aktöre” dönüştürmek için elbette çok önemliydi. Ne var ki, bu ifadeyi icat eden Lübnanlılar acı bir gerçeği gözden kaçırdılar o da bizzat kendilerinin bir dosyaya dönüştükleri. Hayatlarının, ölümlerinin, özgürlüklerinin, ekonomilerinin, sağlıklarının, çocuklarının eğitimlerinin kısaca her şeyin Abdulhalim Haddam’ın yönettiği büyük dosyalara dönüştüğü gerçeğini kaçırdılar. Arapçada dosya kelimesinin sözlük anlamı “sarınılan örtü” anlamına geldiği için kapsama ve kontrol düşüncesi “dosya” kelimesinin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Bizler sarıldık yani bir dosya gibi işlendik.
Dosya ya da klasör (İngilizcede file ya da folder, Fransızcada Le dossier) tutukluları soğuk bürokratik bir sayıdan, bir araya getirilmiş bir dizi kağıttan ibaret hale getiren sözcüktür. Her birinin kendisini bir sayıya dönüştüren bir dosyası vardır. Kendisi hakkında bir dosya hazırlanan artık tanınmış ve bilinmiştir. Dolayısıyla yolun sonunda ya idam sehpası ya da yakma fırını vardır. Haklarında dosya hazırlayanlar tarafından affedilme şerefine erişip bu iki sondan kurtulanların da vardır. Bunların kurtuluşları yeni görevlerine bağlıdır: Bizzat kendilerinin başkaları için dosyalar hazırlamalarıdır.
Bu genelleştirilmiş yolsuzluk, başka birçok biçimde de ortaya çıktı. Sözgelimi kendisine bir “dosya” hatta “dosyaların” sorumluluğunun verildiği Haddam, birçok politikacı ve gazeteciden aşırı dalkavukluktan başka bir şey görmedi. Bu kişiler, kendileri ile dosyalarını elinde tutan arasında bir bağ varmış gibi Haddam’ı andıklarında bir yakınlık ifadesi olan “Ebu Cemal” lakabını kullanırlardı. Böylece kurbanın katiline aşık olması gibi haklarında dosya hazırlananlar adeta dosya sahibine aşık oldular. Kendisine Ebu Cemal diye hitap ettiklerinde ve onunla samimi olduklarında güvende olacaklarını sandılar. Ancak, tüm bu “iletişimin “onun baskısı altında gerçekleştiğini unuttular.
Kendisini tanıyanların oy birliği ile Ebu Cemal’in en büyük yeteneği, bu hain, şu ajan bu da Siyonist gibi insanları tasnif etme yeteneğiydi. İlgili kurban hakkında hazırlanacak dosyaya konacak ilk belgeyi bizzat kendisi inceler ve belirlerdi. Kişisel ve siyasi kariyeri de dosyalarda yer alabilecek tasniflerden ibaretti. Zihinsel bağışıklığı zayıf birisinden başka kimsenin kabul etmeyeceği ifadelerle kendisi sıradan bir Baas Partisi üyesi ve güvenilir birisiydi. Ancak, daha sonra Haddam hangisi olursa olsun ideoloji ve düşüncelere inanmaktan vazgeçip kendi çıkarlarını ön planda tuttu.
1966 yılında yoldaşlar arasında anlaşmazlık çıktığında bağlılığını en güçlü olana sundu. Sonrasında 1970 yılında iktidarı ele geçirdiğinde bu kez Hafız Esed’e sundu. Hayatının sonuna kadar da ona inanmayı ve sadık kalmayı sürdürdü. Şans eseri büyük bir servete sahip olsa da hakkında bir dosya hazırlayacak olsak kişisel siciline, dosya hazırlama yeteneğinden başka bir yetenek ve özellik ekleyemeyiz. 1967 Arap-İsrail savaşında Kuneytra valisi olmasına rağmen yenilgide önemsiz bir rol oynadığı doğru ancak Hama valisi iken yaşanan 1964 katliamında rolü hiç de önemsiz değildi. Hakkında söylenenlere gelince, siyasi ve diplomatik alandaki uzun kariyerinden hakkındaki hakaretleri çıkarırsak geriye elle kayda değer hiçbir şey kalmayacaktır.
Her şeyden önemlisi, dışarının dosyalarını elinde tutan bu kişinin içeride hiçbir başarısı yoktu. İyi bir yönetici değildi. Suriye’nin son 10 yılda yaşadıkları, Haddam’ın çarklarından biri olduğu mekanizmanın ürünüdür.
Birçok Suriyelinin “bölgesel” olduklarını fark etmemeleri gibi birçok Lübnanlı da tam anlamıyla bir dosyaya dönüştüklerini fark etmediler. Haddam ise 2005 yılına kadar, bu cezalandırıcı çizginin en sadık takipçileri ve en hevesli uygulayıcıları arasında olmaya devam etti. Paris’te geçirilen 15 yıl, bizleri bir dizi “dosyaya” dönüştüren “milliyetçi” faaliyetler ile geçen 42 yılı silmek için yeterli değildir.
TT
Abdulhalim Haddam veya “dosya” sahibi
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة