Lübnanlılar genç akademisyen ve cesur gazeteci Semir Kassir’i suikastının 15’inci yıldönümünü anmaya hazırlanırken, Komünist Emek Örgütü eski Genel Sekreteri Muhsin İbrahim Lübnan’da 85 yaşında hayata gözlerini yumdu. İlk bakışta, iki hadise arasında bağlantı kurmak kasıtlı bir çaba gibi görünebilir ama öyle değil.
İbrahim ve Kassir’in, farklı zamanlarda başlayan, uzunluğu ve detayları farklı bir hayat yolculukları oldu. Ama ikisinin de yolculukları neredeyse aynı sayılacak bir zamanda aynı durağa ulaştı.
Muhsin İbrahim kamusal hayata, kuruluşunun arkasındaki en önemli sebep, Filistin’in “intikamını” almak olan “Arap Milliyetçileri Hareketi” içinde atıldı. Bir süre sonra, Nasırizmin etkisiyle Hareket, geniş Nasırcı akıma katıldı. 1961 yılında, Muhsin 26 yaşında iken, bu bilinç büyük bir felaketle sarsıldı. Suriye ve Mısır’dan oluşan Birleşik Arap Cumhuriyeti Suriye çekildiği için dağıldı. 1967 yılında, 32 yaşında iken, daha büyük ve acı bir darbe olan 1967 Arap-İsrail savaşında alınan yenilgi tanıklık etti.
İbrahim ve yoldaşları bu felaket ve gerilemelere, daha radikal ve kökten bir tepki göstermeyi seçtiler. Onlara göre çözüm, “küçük burjuvazinin liderliğinden” “işçi sınıfının liderliğine”, devlet kapitalizminden sosyalizme, klasik orduların savaşından halk kurtuluş savaşına geçiş yapmaktı. Gerçek sorunlara yönelik bu teorik tepkiler sonraki yıllarda zorlu testlere tabi tutuldu. O dönemden doksanlı yılların başına kadar uzanan aşamada birçok şey yaşandı: Ürdün ve Lübnan’da iç savaşlar yaşandı. Mısır-İsrail barış anlaşması imzalandı. Kemal Canbolat, müttefikleri ve yakın bir zamana kadar Muhsin İbrahim’in de müttefikleri olan taraflarca öldürüldü. İran Devrimi yaşandı ve baskın bir dini bilinç baş gösterdi. Bunu, mezhepçi kimliklerin benzeri görülmemiş uyanışı takip etti. İsrail Lübnan’ı işgal etti ve Lübnan’daki Filistin direnişi tasfiye edildi. Suriye hegemonyası bu direnişten geride kalanları da ortadan kaldırdı. Hizbullah, kurulmasına yardım ettiği “Lübnan Ulusal Direnişini” ortadan kaldırdı. Yıkıcı İran-Irak savaşı yaşandı. Irak Kuveyt’i işgal etti ve bunun üzerine kendisine karşı uluslararası bir koalisyon kuruldu. Sosyalist blok çöktü. Filistin Kurtuluş Örgütü, İsrail ile çatışmayı bitirecek bir uzlaşıya yöneldi ve bu girişim 93 yılında imzalanan Oslo Anlaşması ile taçlandırıldı. İsrail ile Ürdün arasında barış anlaşması imzalandı. Lübnan’da Esed rejiminin vesayeti pekişti. Kurbanları arasında George Havi’nin de yer aldığı suikastlar dizisi başladı. Bu arada, 1967-1989 yılları arasında Muhsin’in yoldaşları ve öğrencileri Güney Yemen’de en kötü Arap rejimlerinden birini (hatta en kötü ve en kanlısı olabilir) kurdular.
Yetmişinde ve seksenlerinde İbrahim, yirmilerinde ve otuzlarında kesin çözümler sandığı şeylerin öyle olmadığını keşfetti. Bir kuşağın sahip olduğu bilincin evrensel olmadığını ve bütün zamanlarda geçerli olmayacağını idrak etti. 1961 yılındaki ayrılık ve 1967’deki yenilgi, kendilerini takip eden çözülme ve peşi sıra gelen yenilgilerle kıyaslandığında bir şaka haline geldi. Alternatifler için verimli bir kaynak olduğunu düşündüğü düşünceler eskidi. Komünist Emek Örgütü adındaki komünist kelimesinin kaldırılmamasının tek nedeni, üşengeçlik ve yorgunluktu. Muhsin İbrahim’in (Ebu Halid) son nefesine kadar hayatını, Filistinlilerin haklarına ve Filistin devletinin kurulması gerektiğine inanarak geçirdiği, Filistinli liderlerle arasındaki sıkı ilişkilerin nedeninin bu olduğu doğru. Ancak bir an geldi ve bir davanın (teorinin) içinde yaşamayı bırakıp gerçek ve somut bir ülke içinde yaşamaya karar verdi. Büyük olasılıkla işte o zaman çok dikkatli bir insan olduğu için, Filistin davasının asıl sahiplerinin elinden alındığını, iplerini Tahran ve Şam’daki acımasız ve tutucu yöneticilerin hareket ettirdikleri bir kuklaya dönüştüğünü fark etti. Bunun sonucunda, Lübnan’ı iç savaşa götüren süreçte, kendisi de dahil bütün tarafları, şiddeti kolaylaştırdıkları ve savaşı yoğun bir şekilde istedikleri için kınadı. Keza, Filistin direnişine, Lübnan’da istediği gibi hareket etme olanağı tanıdıkları, Lübnan’a taşıyabileceğinden daha ağır bir yük yükledikleri ve bu nedenle ülkenin birbiriyle savaşan iki gruba bölünmesine yol açtıkları için özür diledi.
Semir Kassir de Muhsin İbrahim gibi hayatının son anına kadar ateşli bir şekilde Filistinlilerin hakkını savundu. Ama o da İbrahim gibi, somut olarak var olan ülkelerin alternatifi yapılmak istenen bir davanın soyutluğu içinde yaşamayı bırakıp somut bir ülke içinde yaşamayı seçti. Paris’ten Beyrut’a döndüğünde, o da dikkatli bir insan olduğu için, Lübnan’da ve elbette Suriye’de başat düşmanın, Esed rejimi ve yerli üreticileri olduğunu fark etti. Bunlar tabi ki Filistin davasıyla en çok övünenler ve onu en çok kullananlardı. Bunun üzerine Kassir’in öncelikler listesi değişti. Yazdığı 10 yazıdan 9’unda bu konuyu (Esed rejimi ve müttefiklerini) ele alır oldu. Demokratik Sol Hareketi’ni kurdu. 14 Mart 2005’te bağımsız Lübnan hayalini (Suriye vesayetinden kurtulmuş) gerçekleştirdiğinde geriye demokratik Suriye hayali kalmıştı.
İbrahim ve Kassir yaşam yolculuklarının sonunda, gerçekler ve olup bitenler konusunda aynı sonuca (durağa) ulaşmışlardı. Ne var ki, bundan sonra birincisi susmayı ve inzivayı tercih etti. İkincisi kanlı bir suikasta kurban gitti.
Bir anlığına ikisinin de bu efsane içinde yaşamayı sürdürdüklerini, Gazi Kenan, Rüstem Gazali ve Cemil el-Seyyid’in salonlarında dolaşmaya devam ettiklerini hayal edelim. Muhsin İbrahim’in direniş eksenine katıldığını ve “Yenilgiler dönemi sona erdi” sözünü (bu Hasan Nasrallah’ın sözüdür) tasvip ettiğini hayal edelim. Semir Kassir’in direniş eksenini destekleyen bir yazara dönüştüğünü ve “Beşşar Esed liderliğinde emperyalizme direnen kaleyi” savunduğunu hayal edelim. Bütün bunlar gerçekleşseydi ne Muhsin bu kadar uzun süre sessiz ve münzevi bir hayat yaşar ne de Semir öldürülürdü.
İnziva ve suikast, ikisinin de bedeli ağır seçimlerinin doğal sonucuydu. Çünkü efsanelerle büyülenmiş dünyamızda gerçekleri yaşamanın bedeli büyüktür. Aynı şekilde vatansever olmanın da.
TT
Muhsin İbrahim ve Semir Kassir: Karşıt yolculuk
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة