Tarık Alhomayed
Suudi yazar. Şarku'l Avsat eski genel yayın yönetmeni
TT

Sayın Berri’ye bir mesaj

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri yaptığı bir açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Düşman İsrail'in bugün olduğu gibi Araplara kapılarını açması ve Arapların Lübnan'a kapılarını kapatması inanılır şey mi? Lübnan Arap olduğunu ve kimliğini kanıtlamak için ağır bedeller ödedi. Evet, Lübnan kuşatma altında.”
İşte yukarıdaki sözlere cevabım:
Sayın Nebih Berri öncelikle sizi selamlıyorum.
Arapların İsrail’e kapılarını açtığını ve Lübnan’a kapattıklarını söylüyorsunuz. Sayın Berri Hizbullah’ın yaptığı gibi İsrail, askerlerini Irak ve Yemen’e halkını katletmesi için ya da onların güvenliklerine saldırması için göndermedi. Aynı şekilde Hizbullah'ın yaptığı gibi sistematik bir şekilde ülkelerimize uyuşturucu da göndermedi.
İsrail, Hizbullah'ın Lübnan’ın güney banliyölerinde yaptığı gibi, şehirlerini Suudi Arabistan, Körfez, Irak ve Yemen'i hedef alan planlama platformları ve medya yönetim merkezlerine dönüştürmedi. İsrail, Hizbullah liderliğindeki İranlı milislerin yaptığı gibi Arapları öldürmedi, ki Suriye buna bir örnek.
İsrail Lübnan, Irak ve Suriye'nin ılımlı liderlerini ve aktivistlerini öldürmedi. Sayın Berri üzücü ve acı verici olan şey şu ki, siz düşman İsrail’i haklı çıkaran bir karşılaştırma yaptınız. Zira karşılaştırmanız yanlış ve sadece sloganlardan ibaret.
Sayın Berri siz diyorsunuz ki Lübnan “Arap olduğunu ve kimliğini kanıtlamak için ağır bedeller ödedi.” Ne kadar Arap olduğunuzu biliyorum, ancak sizin desteğiniz ve Hizbullah'ın desteğiyle Lübnan İran yönetimi altındayken bu nasıl olacak? Terörist Hizbullah İran’ın nüfuzunu sağlama almak için Irak'ı hedef alırken bu ne akla hizmet söylenir?
İran’ın nüfuzunu sağlama almak için Arap Yemen’i hedef alan terörist Hizbullah değil mi? İran’ın Suriye’deki nüfuzunu pekiştirmek için oradaki vatandaşları hedef alan Hizbullah değil mi? Ee Arap milliyetçiliğine ne oldu?
İsrail'e gelince, petrol çıkarmaya başlamak için perde arkasından da olsa İsrail ile deniz sınırını çizmeye çalışanlar sizler değil misiniz? İsrail sabah akşam Suriye'yi vurmasına rağmen, kendi menfaatinizi kollamak size caiz de başkasına haram mı?
Sizin onayınızla Lübnan, benim uzaktan normalleşme olarak adlandırdığım müzakereleri kolaylaştırmak için ABD'lilerden arabulucu olarak yardım istemedi mi de siz şimdi kalkmış Lübnanlılara Arapların Lübnan yerine İsrail'i seçtiğini söylüyorsunuz?
Aslında sayın Berri bu noktada Körfez ülkelerini suçluyorum sizin saygıdeğer şahsınızı değil. Zira Körfez başkentlerini, özellikle de Riyad'ı ziyaret etmeniz için size davet gönderilmiş olsaydı, farkı anlayıp geleceğin burada olduğunu ve resmen başladığını görürdünüz.
Burada, Riyad'da ve Körfez ülkelerinin çoğunda, geçmişin sloganlarına ve aynı konu üzerinde düşünülüp durmasına yer yok. Bunun yerine geleceğe doğru bir yarış ve parametrelerden ayrılmak var. Örneğin, Riyad'daki Körfez bildirisini okusaydınız, bildirinin Arap barış girişimine bağlılığı şart koştuğunu ve İbrahim anlaşmaları ile sağlanan barışa rağmen Filistin davasını ikinci plana atmadığını görürdünüz. Sayın Berri destekçileriniz de dahil olmak üzere Lübnanlıların artık attığınız sloganlara inanmayacağından adım gibi eminim… Esenle kalın.