Sovyetler Birliği'nin ve sosyalist sistemin çöküşünden, 15 ülkesinin ABD liderliğindeki kapitalist gruba katılmasından sonra, kamplar arası mücadelenin bir daha yaşanmayacağı kanaati hakim olmuştu. Sovyetler Birliği ve onun komünist rejiminin yıldızının battığı ve bir daha asla doğmayacağına inanılıyordu. Bu çöküşten sonra bazı Arap ülkelerini ve elbette onlarla birlikte bazı Latin ülkelerini, ek olarak sosyalist general Fidel Castro'nun başkanı olduğu Küba’nın içini pişmanlık kemirmeye başlamıştı.
Arap ülkeleri ve örgütleri dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanında sosyalist rejimleri ve sol partileri şaşırtan bu çöküşün, son Sovyet lideri ve 1991'de parlamaya başlayan komünist yıldız Mihail Gorbaçov'un istifasının ardından başladığı biliniyor. Sovyetler Birliği bir anda dağıldı ve 15 yeni bağımsız devlet ortaya çıktı. Dünyanın en güçlü ülkelerinden birinin ve aynı zamanda dünyanın her yerinde komünistlerin ve komünist partilerin simgesi olan orak ve çekiciyle kızıl bayrak, Kremlin'deki gönderden indirildi.
Elbette ABD ve hepsi olmasa da ona bağlı ülkelerin çoğu, ne komünist ülkelerin ne de sosyalist ülkelerin hiçbir şekilde geri dönmeyeceğine inandılar. Sovyetler Birliği ve sistemi çökmüştü ve bir daha geri dönmeyecekti. Fidel Castro ve Mao Zedong'u öven, Sovyetler Birliğine bağlı devletler geri dönmemecesine çökmüşlerdi. Ama yaklaşık 30 yıl sonra, bir sürpriz yaşandı. Vladimir Putin dünya sahnesine çıktı ve bazıları yeniden Sovyet bayrakları sallamaya başladılar.
Şüphesiz ABD, onunla birlikte sistemi ve tabii ki komünizm ile sosyalizmi terk edip komünist ve sol parti ile liderlerinden kurtulup ona katılan 15 ülke, Rusların geri geleceklerini ve Vladimir Putin'in yeni Joseph Stalin olacağını düşünmediler. Şu anda iki kampa dayanan evrensel bir denklem var; bazılarının kendisine komünist kamp dediği sol sosyalist kamp ile dizlerinin üzerinde emeklemeye döneceği kesin olan kapitalist kamp.
ABD ve kampı ile Sovyetler Birliği'nin koynundan çıkıp “kapitalist” Batılı gruba katılan ülkeler için işlerin doksanların başına dönmüş olduğu artık açık ve net. Rusların kapitalist sisteme karşı doğu-komünist sistem denklemini yeniden kuracağı aşikar. Bunlar belirgin bir hal aldı. Keza Vladimir Putin'in Sovyetler Birliği'nin ihtişamının zirvesindeyken sahip olduğunu düşündüğü görkemini geri kazanacağı belirgin. Hastalıklı bir tarihsel anda oluşan ve tüm küreyi elinde tuttuğunu sanan ABD’ye bağlanan bloklaşmanın dışında kozmik bir bloklaşma olacağı ortada.
Bu noktada ABD, sözde Doğu kampının destekçileri tarafından hasta olarak nitelendirilen bir anda onun safına geçen ve katılanlar için Vladimir Putin'in bu şekilde ortaya çıkması sürpriz olabilir. Beklemeden yaptığı açıklama ve duyurular, Ukrayna'yı Amerikan ittifakı grubunun elinden çekip almak için ciddi bir çaba başlatması, Ukrayna sınırına hava indirme birliklerini sevk etmesi, bu ülkenin Rus sistemine dönmesi gerektiğini deklare etmesi beklenmedik olabilir.
Yeni uluslararası denklemlerin ve belki de önceki denklemlerin dışında küresel denklemlerin oluşacağının delili, Vladimir Putin'in doğrudan Ukrayna'daki Rusları geri kazandığı açıklamasıdır. Bunun, ABD liderliğindeki birliğe, Rusların hasta olarak nitelendirdiği bir anda katılan Ukrayna devletini istikrarsızlaştıracağı ortada. Rusların geri döndüğü ve şu andan itibaren çağdışı olarak nitelendirilebilecek olandan farklı yeni bir kozmik denklemin oluşma aşamasında olduğu aşikar.
Vladimir Putin'in, bu yıldızın, Rusların eski konumlarını geri kazanacağını net bir şekilde duyurduğu biliniyor. Kızıl Moskova destekçilerinin hasta olarak nitelendirdikleri tarihi bir anda, Washington'ın zimmetine geçirdiği bugünkünden başka bir dünyada, ABD’nin karşısında Sovyetler Birliği varken, Rusya’nın sahip olduğu tüm “şanı” yeniden kazanacağını deklare ettiği biliniyor.
Kozmik denklemin 1990'dan önceki haline döneceği ve sık sık söylendiği gibi, Rusya'nın Sovyetler Birliği'nin ihtişamının zirvesindeyken sahip olduğu görkemini geri getireceği kesin. Dolayısıyla gerçekten de 1990’dan bugüne hüküm sürenden farklı bir yeni dünya şekilleniyor. Vladimir Putin'in Joe Biden ile bir zamanlar doğu kampının bir parçası olan 15 ülkeyi ABD ittifakına mal edenlere karşı yumruğunu sallayarak açıkça deklare ettiği şey de budur. Bunun anlamı, Rusların geri döneceklerini tekrarlayanların sonuna kadar haklı oldukları, Sovyetler Birliği'nin aktif ve kilit bir figür olduğu denklemin ortadan kalktığını ve geri dönmeyeceğini düşünenlerin ise, tarihin devinimini doğru okumadıklarıdır!
Böylece, bir Sovyet kampı ve küresel grubu ile ABD ve uluslararası grubunun olduğu dönemdeki gibi, tüm dünyanın kamplar arası mücadele aşamasına döndüğü açık, hatta kesin. Araplara ise şimdiden "Ya o ya da bu kamp” temelinde tercihlerini yapma zorunluluğu kalıyor. Bazı Arap ülkelerinin tercihlerini ABD, bazılarının da Rusya’dan yana yapmaları doğal. Ama önemli olan, geçmişte kamplar arası mücadelenin Arapların bir kısmını bir kampta, bir kısmını da diğer kampta olacak şekilde yeniden ikiye bölmemesinin Arapların ulusal menfaatine olduğuna dair bir Arap uzlaşısının olmasıdır.
TT
Kamplar mücadelesi gelmekte, sorun Arapların taraftarlığı
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة