Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Ukrayna’da cihat!

El-Kaide ve terörist veya ‘cihatçı’ örgütlerin düşünce yapısını destekleyici hesapların bir parçası olarak Twitter platformunda 1. Çeçen Savaşı sırasında başbakanlık yapan sürgündeki Çeçen lider Ahmed Zakayev’in Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski kabul ederse, Çeçen gönüllülerin Rusya’ya karşı savaşmasını öngören bir askeri iş birliği anlaşması imzalama teklifinde bulunduğu iddia edildi. İlk kez bu gündeme geldi. Bununla birlikte Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’nin dün yaptığı duyuru ile ikinci kez böyle bir şey söz konusu oldu. Zira Zelenski, ülkesinin, Ukrayna güçlerinin yanında savaşmak için yurtdışından gönüllülerden oluşan bir yabancı birlik oluşturmak üzere olduğunu söyledi. Reuters haber ajansına göre Zelenski yurtdışına hitap ederek, bu “Ülkemize verdiğiniz desteğin en büyük kanıtı olacaktır” dedi.
Üçüncü olarak Rusya'nın Batılılara karşı, Ukrayna emellerine mâni olmak ve onları Rus itaat evine geri döndürmek için yürüttüğü şok edici kampanya, Batı'nın yıpranmışlığını ve harekete geçme konusundaki gerçek kararlılığını kaybettiğini ortaya çıkardı. Bu, Batılı eleştirmenlerin sözleri bizim değil. Rusya’nın yıldırım işgalinin ışığında bu kampanya, Batılı güçlerin başarılı olacağını iddia ettikleri yavaş yaptırımlar silahını pratik ve hızlı bir çözüm olmaktan uzaklaştırdı. Öyleyse Batılıların ‘halk direnişini’ desteklemek, silah tedarik etmek ve ideal halk savaşı ilan etmek için ellerinde ne var? Bu halk savaşı için kutsal mı diyeceğiz? Ancak bu sefer Liberalizm, Batılı değerler vb. şeyler adına yapılan bir savaş için. Bu ‘soylu’ savaş için yapılan her şey mubah mı olacak?
Bu gibi bir şeye, yani halk çeteleri konusuna yazar ve gazeteci İyad Ebu Şakra tarafından bu gazetedeki son yazısında dikkat çekildi. İyad Ebu Şakra söz konusu yazısında “Batı-Atlantik ittifakı ülkeleri, yoğun ekonomik yaptırımlara ve Moskova’ya bir yandan Rus işgal güçlerine sıkıntı vermek, diğer yandan Ukrayna sokağında ittifakın itibarını ve güvenilirliğini korumak umuduyla bir ‘silahlı halk direnişini’ finanse etme, destekleme ve motive etme şantajı yapmaya yöneldi” ifadelerini kullandı.
Kendilerini cihatçı olarak tanımlayan gruplara, özellikle de Rusya’da Suriye hesaplarına bağlı seslerde bir sarhoşluk ve başkasının zararına sevinme hali var. Bu, bazılarında Ukrayna’da Rusya’ya karşı savaşmayı teorileştirme ve hatta meşru cihattan sayma noktasına geldi. Burada Eymen ez-Zavahiri’nin 3 Şubat tarihli ‘Yüzyılın Anlaşması ya da Yüzyılların Savaşları’ başlıklı konuşmasını hatırlayalım. Kendisi bu konuşmasında ‘milletin’ çıkarına olduğu düşünülen durumlarda gayrimüslimlere cihat yardımı sağlamanın caiz olduğunu söyledi.
Nasıl olduysa birileri Ukrayna halkının Müslüman bir kesiminin varlığını kullanmaya kalkıştı. Öyleyse intikam aldıkları hatta isyan ettikleri Rus Haçlı düşmanına karşı oradaki Müslümanlara 'destek verme' durumuyla karşı karşıyayız! Ancak şuna dikkat çekmek isterim, Ukrayna halkının ezici bir çoğunluğu halis muhlis Hıristiyan!
44 milyon nüfuslu Ukrayna’daki Müslümanların sayısına ilişkin tahminler 300 bin ila 2 milyon arasında değişiyor ve bunların çoğu Kırım Tatarlarından olmak üzere Tatar kökenlidir.
Bazıları bu beklentilerde bir tür abartı olduğunu düşünebilir. Ancak günler ve gecelerin zorlukları bizlere en kötüsünü beklemeyi öğretti. Bu gruplar veya aralarındaki seçkin lider tabaka, İslam adına hayal gücünüzün çok ötesinde bir şey yapıyor. Saf gençleri ve diğerlerini ateşleri için odun olarak kullanıyorlar.
Burada amaç, Rusya’nın Ukrayna’daki eylemlerini kınamak ya da desteklemek değil, bu başka bir mesele. Buradaki amaç, başkalarının savaşlarında ve belki de başkalarının kendilerini yönetmesinde İslam dini süngerinin suyunu sıkmaya yönelik yeni bir ihtimal olduğuna ışık tutmak!