Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Kiev generalini arıyor

1944 yılının Ağustos ayında Adolf Hitler, Fransa'ya atadığı Nazi Askeri Valisi General Dietrich von Choltitz'a “düşmanın elinde sadece bir kül ve moloz yığının kalması için Paris'in tüm güzel tarihi yerlerini yakıp yıkması” emrini verdi. General emirleri okudu ve ofisinin balkonundan Louvre Müzesi, III. Alexander Köprüsü, Tuileries Bahçesi ve Montmartre Tepesi’ne bakarak kendi kendine “Führer’in canı cehenneme. Bu güzellik yerinde kalsın. Ben Paris'i yakan adam olarak tarihe geçmeyeceğim” dedi.
1966 yılında hayatını kaybedip Alman şehir parkı Baden-Baden'e gömüldüğünde, Paris'i yakmayı reddeden adam olarak tarihe geçti. “Paris Yanıyor mu?” adlı güzel bir kitap yayınlandı. Kitabın başlığı Hitler'in emir verdikten sonra generaline sorduğu sorudan geliyor.
Kiev'e bir kez gittim ve hakkında birçok kez yazı yazdım. Benim için yabancı ancak komünist dünyada alışıldık bir sahneye şahit oldum. İnşaatta çalışan güzel kadınlar, gülümseyerek tuğlaları taşıyordu. Dünya Ukraynalıların gülümsemesini daha sonra, çimento atölyesi ve vinçler olmadan tanıdı.
Kiev, en güzel ve en harika tarihi şehirdir. Hitler'in savaş açtığı günlerde dünyanın tanımadığı silahlarla her gün mahvediliyor.
Hiç şüphe yok ki, dünyanın üçte ikisi her gün haber bültenlerini ve Rus ordusunun evrenin hafızasına kazıdığı görüntüleri izliyor. 2. Dünya Savaşı'ndan önce ve sonra haritaları değişen ve böylece on binlerce insanın çok geçmeden başka bir devlete dönüşen bir ülkede doğduğu Doğu Avrupa olarak bilinen yerdeki insanlar tarafından da izleniyor.
Polonyalı genç bir adam, Ukraynalı veya Rus oldu. Çek olan, Romanyalı veya Moldovalı oldu. Bu yüzden Putin'in Ukrayna şehirlerinden izlediği akşam tablosu, akrabaları, arkadaşları, yoldaşları ve hepsinin sahip olduğu bağları ve anıları içeriyor.
Ukrayna'nın kimliği olmayan yeni bir ülke olduğu hiç de doğru değil. Bazıları buranın 5. yüzyılda kurulduğunu söylüyor. En kabul göreni 12. yüzyılda kurulduğu. Kiev, Moskova’dan yüzlerce yıl daha yaşlı.
Belki bir gün gelir de Devlet Başkanı Putin'in neden Avrupa'yı havaya uçurduğunu ve Ukrayna kentlerindeki insanlardan kendilerini korumak için evlerini terk etmelerini istediğini anlayabiliriz. Gerçekten bu çok karmaşık bir konu. Neden onlara şefkat göstermek yerine onları bombalamaktan çekinmiyor ve yüzlerce yıldır alışık oldukları gibi bir vatandan diğerine yola koyulmaya itiyor?
Paris yanmıyor ancak Kiev her gün yanıyor. Bu gibi durumlarda şehirlerin yakılıp yıkılmak yerine kurtulmasına karar veren, akıl ve örfün kabul etmediği emirlere uymayı reddeden generallerdir. Yine de tarih, zaman zaman sefalet ve şeytanlık festivali düzenlemekten çekinmiyor.