Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Harika Esad

Lübnan-Suriye ilişkilerinin kıdemlileri için bu son gelişmedeki her şey yeni ve yer yer şaşırtıcıydı. Eskiden Suriye Dışişleri Bakanı Lübnan’ı ziyaret ettiğinde doğrudan Baabda Sarayı’na geçer; orada Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Dışişleri Bakanı tarafından ağırlanırdı.

Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani dün gerçekleştirdiği Lübnan ziyaretinde adeta bütünLübnan’ı turladı. Hatta bir adım daha atarak Trablus şehrini, Ketaib Partisi ve Lübnan Kuvvetleri Partisi gibi Suriye’nin tarihi düşmanlarını ve babası Kemal Canbolat’ı öldürmekle Hafız Esed’i suçlayan ‘dostane düşman’ Velid Canbolat’ı da ziyaret etti.

Şeybani’nin ziyareti; samimiyet, yaranma ve dalkavukluk olsun diye ‘Ebu Cemal’ diye çağrılan Abdülhalim Haddam’ın seyahatlerine eşlik eden o kibirden tamamen arınmıştı. İki ikiz devlet arasındaki o ‘kardeşlik’ ilişkisi gerçekten de çok ‘ayrıcalıklıydı’; tıpkı George Orwell’ın, küçük kardeşi sürekli gözetim ve korku altında tutan, resmi duvarların en tepesinde asılı ‘Büyük Birader’ romanındaki gibi...

Hafız Esed’in fotoğrafı Beyrut Havalimanı’nın ve şehirlerin girişlerine asılırdı. İki ülke arasındaki ilişkiler, Suriye tarafında, toplumun ileri gelenlerine küçümseme, hakaret ve müstehcenlikle yaklaşan bir istihbarat subayına emanet edilmişti: Kardeşler arasında en iyi, en kolay ve en verimli olması gereken ilişki, dostlarının ‘Ebu Abdu’ dediği Rüstem Gazali’ye teslim edilmişti.

Şeybani’nin ziyaretinde -ya da daha doğru bir ifadeyle turunda- geçmişten ne bir iz ne de bir kimse vardı. Zaten bu ziyaretten önce Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera’nın yaptığı açıklamalar, iki ülke arasındaki büyük ortaklığın geleceğine dair net, doğrudan ve sade hatlar çizmişti. Bu tür tarihi, coğrafi, kültürel ve güvenlik bağlarının sorumluluğu, Ebu Abdu’nun karakterine ve vizyonuna bırakılamazdı. Bu ilişkiyi geçmişin ağırlıklarından, yüklerinden ve hayaletlerinden kurtarmak şarttı. Zenginliği herkese dağılan, tahmin ettiğimizden çok daha önemli ve zengin bir ilişki bu... Ve asıl ‘ayrıcalıklı’ ilişki, doğru kurulan ilişkidir. Artık ne Ebu Abdu dönemi ne de Ebu Cemal dönemi bugüne uygun düşüyor.