Velid Haduri
Enerji konusunda uzman, Iraklı yazar
TT

Artan jeopolitik riskler ve petrol endüstrisi üzerindeki etkiler

Baker Hughes şirketinin CEO’su Lorenzo Simonelli, son yarım yüzyıldaki olaylara bakarak mevcut jeopolitik risklerin en üst seviyede olduğunu açıkladı. Bu durum, ‘bir yandan petrol arzına ilişkin endişelerin, diğer yandan da sıvılaştırılmış gaza yönelik talebin artmasına’ yol açmaya başladı.

Dünya çapında mühendislik hizmeti veren en büyük üç şirketten (Schlumberger, Halliburton ve Baker Huges) birinin CEO’su olan Simonelli, Financial Times gazetesine verdiği bir röportajda, “1973 yılındaki petrol boykotuna geri dönersek benzer pek çok şeyle karşılaşacağımız” yönünde yaygın bir kanaatin olduğunu ifade etti. Ayrıca, “Benim görevde bulunduğum süre boyunca jeopolitik durum hiç bu kadar kırılgan olmadı. Durumun oldukça değişken olduğu siyasi bakımdan tablo bu” ifadelerini ekledi.

Baker Hughes’un değerlendirmesinin önemi, dünya çapındaki petrol sahalarının büyük çoğunluğunda faaliyet yürütüyor olmasından ileri geliyor. Bu mühendislik şirketi, petrol ülkelerinde olup bitenler ve bu ülkelerdeki siyasi gelişmeler hakkında detaylı bilgiye sahip. Ayrıca Simonelli bu açıklamayı, Avrupa’da ikinci yılına giren Rusya-Ukrayna savaşıyla aynı zamanda Ortadoğu’da patlak veren Filistin-İsrail savaşı yaşanırken yapıyor.

Rusya, Ukrayna’yı işgal ettiğinde petrol fiyatları, varil başına 130 doların üzerine çıkmıştı. 7 Ekim’deki Hamas saldırısının ardından da fiyatlar, ekim ayında varil başına yaklaşık 100 dolara yükseldi. Ancak savaşın diğer Ortadoğu ülkelerine sıçramasından duyulan ilk endişeler azaldıktan sonra ve fiyatların yükselmesine neden olacak ekonomik etkenlerin olmaması sebebiyle fiyatlar, varil başına yaklaşık 79-80 dolara geriledi.

İsrail, petrol üreticisi olmayan bir ülke. Ürettiği gaz bile oldukça düşük boyutta. Dolayısıyla küresel pazarlarda çok sınırlı bir öneme sahip. Ancak piyasalar, Hamas hareketiyle ilişkisi düşünüldüğünde İran’ın savaşa doğrudan müdahalesi konusunda halen temkinli. Zira onun doğrudan müdahil olması ihtimali, fiyatlarda önemli bir artışa yol açacaktır. Bu bağlamda Simonelli, “Gelişmeler böyle üzücü bir şekilde devam ederse fiyatlar istikrarsız olacak. Ama savaş kızışır ve yayılırsa çok daha kötüsüne sebep olacağı da aşikâr. Zira o zaman işler değişecektir” diyor.

Ukrayna savaşı; Avrupa’nın Rus boru hattı gazını boykot etmesi ve Rusya’nın da sıvılaştırılmış gaz endüstrisine odaklanması nedeniyle sıvılaştırılmış gaz endüstrisinde köklü değişikliklere sebep oldu. Ayrıca sıvılaştırılmış gaz endüstrisi, özellikle Avrupa’ya yönelik gaz ihracatını artıran ABD’de hızla gelişti. Bu noktada Baker Hughes şirketi de mühendislik hizmetleri ve teknik araçlar temininde rol oynuyor.

Baker Hughes’un tahminleri, 2022 ve 2023 yıllarında sıvılaştırılmış gaz endüstrisi alanında şirketin hizmetlerine ve teknik araçlarına olan toplam talebin yaklaşık 9 milyar dolara ulaşacağı ve bu talebin de 2020 ve 2021 yıllarında sıvılaştırılmış gaz endüstrisinde Baker Hughes şirketine olan talebin üç katını oluşturacağı yönünde. Simonelli, sıvılaştırılmış gaz için küresel üretim kapasitesinin, 2023’te yıllık 410 milyon ton iken bu on yılın sonunda yıllık 800 milyon tona çıkacağını öngörüyor. Dünya çapında sıvılaştırılmış gaz endüstrisindeki bu yükselişin sebebi, donmuş gazın denizler ve okyanuslar aşırı uzun mesafelere taşınması, dolayısıyla da sadece bölgesel ve yerel pazarlarda değil, yeni ve uzak pazarlarda da bu gazın kullanımından faydalanılması ihtimalinden kaynaklanıyor. Körfez gazının sıvılaştırılmış olarak Asya pazarlarına ya da Amerikan gazının Avrupa pazarlarına ihraç edilmesi de buna örnek.

Simonelli, Baker Hughes’un “sıvılaştırılmış gaz endüstrisi alanında 2050 yılına kadar sözleşmeleri olduğunu ve Ukrayna savaşı sona erse bile Rus boru hattı gazı sektörünün kısa vadede sıvılaştırılmış gaz alanında bir rakip olarak ortaya çıkmasının beklenmediğini” de belirtti.

Ukrayna’nın işgalinden sonra Avrupa pazarlarında gaz fiyatları, megavat saat başına 300 euronun üzerine çıktı. Piyasalar, Rus gazının telafi edilmesi durumunda Avrupa rekabeti konusunda halen endişeli. Geçen sene Avrupa’da ılık bir kış yaşanması yüksek gaz stoklarının korunmasına yardımcı oldu. Önümüzdeki kış içinse Simonelli şu değerlendirmede bulunuyor:

“Geçen yıl kış mevsiminin ılık geçmesi, Avrupa’ya nefes aldırdı. Şimdilik önümüzdeki kış da hafif soğuk geçecek gibi görünüyor. Ancak şiddetli bir soğuk olursa Avrupa’yı çok etkileyecektir.”