Sevsen Şair
TT

Körfez İşbirliği Konseyi ile istikrarı ve başarısı

Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan'ın çarşamba günü Davos konferansında Körfez içi ilişkiler ve üyeler arasındaki rekabetin Körfez İşbirliği Konseyi'nin (KİK) başarısı üzerindeki etkisiyle ilgili açıklaması, sadece KİK üyesi ülkelerin halkları için değil, özellikle bölgeye yatırım yapmayı hedefleyen ve üye devletleri en istikrarlı ve yatırım için en çekici ülkeler olarak gören dünyanın geri kalanı için de son derece güven verici bir açıklamaydı.

Bu açıklama, Körfez İşbirliği Konseyi sisteminin, tarihsel olarak veya günümüzde üyeleri arasında var olan tüm anlaşmazlık noktalarına rağmen, abartısız bir şekilde, dünyanın en güçlü ve en istikrarlı ve üyeleri arasında en anlayışlı sistem olduğunu teyit etti.

KİK, sahip olduğu muazzam likidite, egemen varlık fonları ve umut vadeden yatırım fırsatları nedeniyle dünya tarafından büyük bir hayranlıkla izleniyor. Ama sadece bu nedenlerle değil, aynı zamanda ve belki de daha önemlisi, dünyada yaşanan yangınlar ve genişledikleri için artık bölgeler olmaktan çıkıp çemberlere dönüşen çatışma bölgeleri ortasında ayakta kalma direnci ve yeteneği nedeniyle de hayranlıkla izleniyor. Zira bir zamanlar ortak olan paydalardan kalanları korumak, ufuklar ve umut pencereleri açması umuduyla ona güvenen halklar ve toplumlar için yardım çağrısında bulunmayan hiçbir birlik kalmadı. Oysa bu birliklerin, anlaşmazlıkları barışçıl bir şekilde çözeceklerine ve engelleri kaldıracaklarına, çatışma belirtilerini proaktif olarak önleyeceklerine ve bunları iş birliği ve kalkınma için umut vadeden fırsatlara dönüştürme konusunda köprü görevi göreceğine, üyeleri arasında doğrudan fayda ve iş birliğine yönelik her türlü engeli veya kısıtlamayı ortadan kaldıracağına güveniliyordu.

Küresel sistemlerde (Asya, Afrika, Avrupa, Latin Amerika vb.) üyeleri arasındaki rekabet ve anlaşmazlıklar yoğunlaştıkça birçok çatlak oluştuğunu görüyoruz; ancak KİK, birçok anlaşmazlık dönemine rağmen istikrarlı kaldı. Bu nedenle, dünya ülkeleri ve yatırımcılar onu büyük bir hayranlıkla izliyorlar. Sadece göstermelik olarak bile olsa, ona katılmayı arzuluyorlar. Dolayısıyla, onu korumak, sadece yetkililer olarak değil, aynı zamanda vatandaşlar, entelektüeller ve medya mensupları olarak da tüm üyelerin taşıdığı ağır sorumluluktur. Bunu, sadece kurucu babaları onurlandırmak için değil, aynı zamanda gelecek nesillerin refahını sağlamak ve onlara umut dolu gelecek için bir umut ışığı sunmak amacıyla da yapmalıyız.

Bakan Cedan’ın açıklaması, kamu yararına ve KİK’in tarihsel ve mevcut olarak bilinen pozisyonlarına uygun, en gerçekçi ve mantıklı açıklamadır. Bölge halkının ve yatırım sermayesinin duymaya ihtiyacı olduğu şey de budur. Dahası, bu açıklama, mevcut aşamanın ciddiyetine ve hassasiyetine uygun ve Körfez halklarının özlemleriyle örtüşen bir medya yaklaşımı ortaya koymaktadır. Umuyoruz ki, herkes için yol gösterici bir konuşma olur.