Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Boğaz şakaları

Başkan Donald Trump'ın ABD’nin Hürmüz Boğazı'nı ilhak edeceğini açıklamasının ardından, bir Amerikan sözcüsü başkanın şaka yaptığını açıkladı. Dünyanın en güçlü ordusunun lideri şaka yapıyorsa, yaşadığımız kritik zamanlarda bunun sadece bir şaka olduğu için Allah’a şükrediyoruz ama bu korku dolu dünyada ciddiyet ile şaka nasıl ayırt edebilir?

Fars uygarlığını yeryüzünden silme tehditlerinden, Avrupa ve liderlerini hedef alma ve savaştan bu yana en büyük askeri saldırıyı düzenleme tehditlerine kadar.

Gerçek şu ki, etrafımızda süren bu savaş hakkında hiçbir şey anlamadık. Filolar denizleri ve çevreyi dolduruyor, ancak tek bir savaşın bile sonuçlandığına dair haber duymadık. İran'ın Amerikan gücüne karşı dimdik durduğu söyleniyor, ancak ekonomisini sonsuz sözleşmelere bağlayan biri gerçekten zafer kazanmış mıdır?

Bütün dünya bir bilinçsizlik halinde. Büyük düşünür Yahya el-Namnam, Necip Mahfuz'un başyapıtlarından “Deli Kadın” öyküsünü hatırlatarak, mevcut kolektif kaosun ayrıntılı bir resmini çiziyor. Kitapta bir genç adamın ölümüyle ilgili yalan söylentiyle bir savaş başlar, daha sonra genç adamın hayatta olduğu ortaya çıkar, ancak savaş başka bir savaşa yol açar. Benzer öykülere tüm kültürlerde ve tarih boyunca rastlarız. Lübnan İç Savaşı sırasında Gassan Tuveyni, bütün bir ülkenin nasıl deliliğe kapıldığını anlatan “Delilik Gecesi” adlı bir oyun yazmıştı. 1860'ta, bir grup çocuk arasında başlayan anlaşmazlık yüzünden Dürziler ve Maruniler arasında savaş çıkmış ve 60 bin kişi ölmüştü.

Savaşların nasıl başladığını veya nasıl bittiğini kimse bilmiyor. Bildiğimiz şey, Amerikalı diplomatların bir süredir evlerine ve ülkelerine dönmedikleri ve aynı durum İran Dışişleri Bakanı ile müzakere ekibi için de geçerli. Her bir taraf diğerinin iddialarını reddediyor. Ve görünüşe göre her iki taraf da haklı.