Şam’dan gelen siyasi sürprizler, bizim bunları kavrayabilme kapasitemizden ve beklentilerimizden çok daha büyük. Her defasında bunun son sürpriz olduğunu düşündüğümüzde, Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera’nın geçmiş Suriye’nin izleri üzerinde kurduğu cumhuriyetin sürprizlerinin sonunun gelmediği ortaya çıkıyor. Her geçen gün başka bir siyasi ‘yapı’ devlete katılıyor; bir gün Suriye Dışişleri Bakanı’nın Amerikalı bir bakanla, hatta İsrailli bir bakanla görüştüğünü görüyoruz.
Bağımsızlıktan bu yana varlığını sürdüren yasaklar ve kırmızı çizgiler sözlüğü ortadan kalktı. Şam, siyasi söyleminde köklü değişikliklere gidiyor ve ulusal dava anlayışını gerekçelendirme biçimindeki üslubunu tamamen değiştiriyor. 1949’dan bu yana ilk kez Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın duvarlarında madalyasız, sivil bir adamın fotoğrafları ya da Filistin ve Hıttin’in adı yükseliyor.
Geri dönüş yolu uzun ve karmaşık; geçmişteki deneyimler ise çok ve acı. Ancak Ahmed eş-Şera’nın performansı sakin, doğrudan ve bildirilerde kullanılan klişe dilden uzak. Bu, Suriye’de daha önce görmediğimiz bir manzara. Bize her zaman Suriye’ye her şeyin ekseni, her şeyin temeli olarak bakmamız gerektiği söylendi. Hatta Hafız Esed’in ısrar ettiği üzere Filistin’in dahi Suriye’nin güneyinden ibaret olduğu savunuldu. Bu nedenle Filistin kararını kendi elinde tuttu, Lübnan’ın egemenliğine el koydu ve ‘iki devlette tek halk’ sloganıyla Lübnan’ı Suriyeli bir subayın yönettiği bir karakola dönüştürdü.
Şimdi Ahmed eş-Şera, Lübnan ile Suriye’nin birbirinden bağımsız iki devlet olduğunu ve aralarında mümkün olan en geniş kapsamlı alışverişlerin gerçekleştirilebileceğini söylüyor. Bunlara Irak’ı da ekleyin ve Bereketli Hilal’i elde edin. Ancak bağımsızlıktan bu yana bu ülkeler birbirlerine tanklardan başka bir şey göndermedi.
Ahmed eş-Şera, Suriye ve çevresindeki bölge için alışılmadık sayfalar açıyor. İşe olması gereken yerden, birliktelik ve yakınlık dilinden başladı; anlamsızlığın ve iktidar savaşlarının sürekli püskürttüğü lavlardan uzaklaşma yolunu seçti. Güçlü ve işlevsel bir Suriye, evlatlarını yeniden kucaklayan Suriye’dir.