Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Sizin haberleriniz bizim haberlerimizdir

Kendisinin en sevdiği lakabı “üstat” bizim için ise “Ebu Muhammed” olan Yemen başbakan yardımcısı Muhammed Numan'ın vefatından bu yana on yıllar geçti. Kendisi daha sonra Yemen dışişleri bakanı oldu ve 1974'te Beyrut sahnesinde Yemen’deki çatışma ve çekişmelerin kurbanı oldu. Babası, eski başbakan ve Yemen Cumhuriyet Konseyi üyesi Sayın Ahmed Muhammed Numan ise 30 yıl önce, Eylül 1996'da vefat etti.

Yemen'de her zaman dostlarımız oldu. Onları seviyoruz ve onlar da bizi seviyor ve köklerimizin yakın olduğunu gerçekten hissediyoruz. Bizim ya da onların savaş, birlik, ayrılık, dağlar veya suikastlar ile geçen zamanları, dönemleri veya süreçleri hep oldu.

Dostlarımdan biri ve en nazik insanlardan biri de Başkan Muhsin el-Ayni idi. Beyrut'ta, New York'ta ve Mısır'da görüşürdük ve ondan da Yemen'de neler olup bittiğini, nedenini veya nasılını asla anlayamamıştım.

Yakın dostlarımdan bir diğeri, bir zamanlar Vladimir İlyiç Lenin'i Aden'e getiren Cumhurbaşkanı Ali Nasır'dı. Ona tüm proleter mücadelelerinde ve halk hareketlerinde başarılar dilerdim.

Yemenliler ile yakınlaştığınızda, bu insanların nasıl birbirleriyle savaşabildiklerini merak edersiniz. Cevap, tüm kabilelerden, aşiretlerden ve kollardan gelen Lübnanlılarda yatıyor. Sonuncusunun yerini artık, Haşid ve Bakil gibi uzak aşiretlerden ve kabilelerden gelenleri de kapsayacak şekilde “kollar” terimi aldı.

Muhsin Ayni'yi Yemen kıyafetleriyle veya Yemen hançeriyle hiç görmedim. Ne de Cumhurbaşkanı Ali Nasır'ı. Üstat Numan'a gelince, o da tıpkı zekâ ve belagati birleştirdiği gibi, ikisini birleştirmişti.

Yeni haberler geldiğinde onların varlığını ve nezaketini özlüyoruz. Şimdi haberler balistik füzelerle geliyor. Ve kimse bunların ne kadar uzağa ulaşabileceğini veya Sada'daki fabrikalarının adreslerini bilmiyor.