Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Callamard ve Kaşıkçı

Suudi Arabistan ve Mısır karşıtı Avrupalı aktivist Agnes Callamard gibi Birleşmiş Milletler (BM) raportörlerine politik bir arzuyla güvenilemez. Callamard, Katar ve Türkiye yanlısı Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetini gönüllü olarak araştırdı.
Her şeyden önce Callamard’ın Suudilerin şahitliğinde değil de Erdoğan yanlısı Türklerin şahitliğinde yürüttüğü bu soruşturma, yasal ve bağlayıcı değildir. Türkiye’de iktidar partisine yakın gazeteci İsmail Yaşa, “Ankara, kişisel bir girişimle gelen raportör Callamard’a yeterli kanıt veremez” dedi.
Öte yandan Callamard, siyaseten dürüst değildir. Çünkü Callamard, Kaşıkçı meselesinden önce de insan hakları adı altında Suudi Arabistan ve Mısır karşıtı olduğunu açık bir şekilde dile getirdi.
Size burada Hüda Salih’in yazdığı eski bir rapordan bazı bölümler aktaracağım. Callamard gerçeğini araştıran bu rapor, Al Arabiya’da yayımlandı. Bu, Agnes Callamard’ın politik kimliğini öğrenmek için yeterli bir rapordur.
Agnes Callamard, 1998-2001 yılları arasında Uluslararası Af Örgütü’nde çalıştı. Callamard, Arap Baharı döneminde İhvan ile İran yanlısı ve Suudi Arabistan karşıtı propagandalar yapmakla tanındı.
Bahreyn’de iktidarı devirmek için İran yanlısı Şii grupların kışkırtması sırasında faaliyet gösterdi ve Twitter hesabı üzerinden Şii grupları destekledi.
Callamard, Suudi Arabistan’a harikulade bir düşmanlık besliyor. Örneğin, Suudi Arabistan’ın ilk defa Suudi kadın sporcuların 2012 Londra Olimpiyatları’na katılmasına izin verme kararıyla alay etti.
Agnes Callamard, 24 Haziran 2012 tarihinde Twitter üzerinden şu paylaşımda bulundu:
“Ne taviz ama! Suudi kadın sporcuların Londra Olimpiyatları’na katılmasına izin çıktı.”
Raportör Callamard, Suudi Arabistan’daki İranlı ve hatta El Kaide’ye bağlı terörist unsurların lideri Nemr en-Nemr’i siyasi reformist olarak nitelendirdi. Ekim 2016 yılında sunduğu rapora göre Callamard, Katif’te ayaklanmaya, kaosa ve çatışmaya çağıran Şeyh Nemr en-Nemr’in protesto konusunda şiddet içermeyen eğilimlere sahip bir Şii lider olduğunu söyledi.
Callamard, Mısır hakkında ise İhvan ve kollarını (Örn: İslami Cemaat) şiddet içermeyen siyasi gruplar olduğunu ifade etti. Temmuz 2013’te özel bir raporunda, Mısır Silahlı Kuvvetleri’nden 5 radikal uydu kanalına (Bu kanalların bazıları, Kıptileri öldürmeye çağırıyor) getirilen yasağın kaldırılmasını talep etti ve bu durumun ifade ve bilgi edinme özgürlüğüne aykırı olduğunu söyledi.
Suudi Arabistan Dış İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Adil el-Cubeyr, bu taraflı aktivist Callamard’ın Kaşıkçı meselesiyle ilgili raporunun bağlayıcı olmadığını dile getirdi. Cubeyr’in “Kaşıkçı meselesinde Suudi Arabistan ve yargı kurumlarının egemenliği pazarlık konusu yapılamaz” sözü son sözdür.
Maalesef uluslararası insan hakları sloganları üzerinden ideolojik ‘Truva Atı’ bazen sol bazen de İhvan söylemleriyle hareket ettiriliyor.