Tunus’un en önemli yeri, Habib Burgiba ile Charles de Gaulle’un büyük isimlerini taşıyan iki caddenin kesişme noktasıdır.
Oradaydım. Yoğun ve gürültülü olan bu yere sadece anıları tazelemek için gittim. Ben de hayatının büyük bir kısmını bu ülkede geçirenlerdenim. Zira biz Filistinlilere, Beyrut’taki Akdeniz sahilinden üç bin kilometre uzaklıktaki Akdeniz sahiline gitmemiz dayatılmıştı.
Tunus, o dönemde, sakin ve büyülü bir turizm ülkesi olmaktan çıkmış ve Arap dünyası ile Filistinlilerin devrim zaferini elde edip devletlerini kurma yönündeki rüyasının geçici siyasi başkentine dönüşmüştü.
Arap dünyasının geçici başkentine farklı bölgelerden ve milletlerden binlerce insan gelerek ülke halkı ile bütünleşti. Tunuslu, ‘ötekine’ açık olduğundan dayıları Tunuslu olan bir Arap nesli ortaya çıktı. Filistinliler, rüyalarının bir kısmını elde edip de gelenler, daimî başkent Kahire’ye gittiklerinde Tunus günleri, hafızanın en köklü ve tatlı hatırası olarak kaldı.
Oradaydım. Halkın hareketliliği, terörizmin kapıdan kovulduğunu ve bu seneki yazın, turizm mevsiminin eski gelişmiş günlerine geri döneceğine dair müjdelerle geleceğini gösteriyordu. Siyasi elit, kendini karmaşa krizine kaptırmıştı. Ama bu durum Tunus gibi bir ülkede endişeye sebep olmaz. İki patlama vakası yaşandığında Tunuslular, terör döngüsünün yeniden başlamasından çekinmişti ama Tunus halkı kendisine olan güvenimi tazeledi ve sesli hayatını yeniden başlatarak bu korkusunun üstesinden geldi. Meslektaşlarımla birlikte Burgiba caddesindeki bir kaldırım kahvesinde yeşil çayımı yudumlarken dünün unutulmuş ve maziye katılmış olduğunu hissettim. Ancak başka türlü bir bomba patladı ve büyük Burgiba neslinden olan Devlet Başkanı el-Baci Kayid es-Sibsi’nin bir sağlık sorunu yaşadığını ve durumunun, askeri hastaneye nakledilmesini gerektirecek kadar kritik olduğunu ilan eden gürültüsü, yürekleri korku ile doldurdu.
Bu açıklama aslında, bu adamın henüz ölmediğini, ancak birkaç saat içerisinde ölebileceğini ifade ediyordu.
Devlet Başkanı’nın hastalığı ve kritik durumu, intihar patlaması bombalarını sanki yarın olacakmış gibi yeniden gündeme getirdi. İnsanlar, endişeli bir şekilde uyuyarak, kabuslar ve ürkütücü beklentiler ile dolu bir gece geçirdi.
Devlet Başkanı, tehlikeli veya kritik sağlık krizini atlattıktan sonra hastaneden ayrıldı. Burgiba’yı hatırımıza getiren bu adamın, evinde torunlarını kucakladığı haldeki fotoğrafları yayınlandı. Böylece yüreklere su serpildi ve Tunuslular huzur içinde uyudu.
Bu istisnai ülkeye dair güzel hatıralar taşıyan biz ziyaretçiler ise geliş amacımızı sürdürdük. Hiçbir Arabın eksik kalmadığı o nitelikli toplantıyı, 50 yıldan bu yana Arap Birliği hakkında yayın yapan en başarılı kurum olan Arap Ülkeleri Yayın Birliği’nin (ASBU) kutlama törenini kastediyorum.
‘En başarılı’ şeklinde tarif ederken abartmış olmam çünkü o, birçoklarının geçemediği karışık bir yoldan geçti ve kurumu, ana birliğin kuruluşundan bu yana bir gün bile ara verilmeyen Arap anlaşmazlıklarından uzak tutmayı başardı. Birlik, bu zorluğun üzerine dünyadaki emsallerini aratmayan profesyonel bir kurum inşa etti.
Yaşanan iki patlama ve Devlet Başkanı’na uğrayan sağlık sorunundan ötürü endişeliydik. Böylesi bir olaya denk gelen sanatsal kutlamaları iptal etmeyi de düşündük ancak özellikleri, insanları ve kültürel mirası ile Tunus, bize ‘Her ne yapıyorsanız devam edin. Biz hiçbir şekilde terörün ödüllendirilmesine müsaade etmeyeceğiz’ dedi.
TT
Oradaydım
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة