Lübnan arenası, bölgesel güçlerin nüfuz mücadelesinin yaşandığı bir sahne olmuştur ve olmaya devam etmektedir.
Suriye rejimine bağlı güçler ve İran’ın bölgedeki ayağı Hizbullah sebebiyle Lübnan yarı manda haline getirilmiş bir ülkeye dönüştü.
İran’a yaptırım uygulamaya başlamasından bu yana Lübnan’da etkinliğini artıran bir ABD devleti var. ABD’liler, İran’ın yaptırımlardan kaçmak için kullandıkları geçitlerin farkına vardılar. Bunlardan en dikkat çekeni ise Lübnan. Washington, Hizbullah’ın mali kaynakları üzerindeki baskıyı iki katına çıkardı.
İran’ın; Latin Amerika, Afrika, Avustralya ve aktif olduğu her yerde uyuşturucu kaçakçılığı, sigara kaçakçılığı ve hatta sahte Viagra satışı gibi faaliyetlerini takibe aldı.
Aslında, son on yılda, İran rejimi Hizbullah’ı kullanmaya devam etti. Hizbullah’a Lübnan sınırının dışındaki işlerini de yaptırdı ve Hizbullah’ı Suriye, Irak, Yemen ve başka yerlerde kendi lehine savaşan askeri bir tabur haline getirdi.
Lübnan'ı, Tahran'a hizmet eden yasal, siyasi, mali ve propaganda merkezi haline getirdi.
Bunu yapmak için Hizbullah, devletin ortak bölgelerini; havaalanlarını, limanlarını, sınır geçişlerini, telefon şebekelerini, güvenliğini ve hizmet bakanlıklarını neredeyse tamamen kontrol altına aldı.
Bu yüzden Amerikalılar Lübnan’ı takip edilmesi ve cezalandırması gereken bir hedef olarak belirledi ve Lübnan üzerine kurulan baskı daha da artabilir. Anladığımız kadarıyla sokağı bu kadar öfkelendiren şey, kısmen, Hizbullah’ın Lübnan’ı Batı’yla karşı karşıya getirme konusundaki ısrarıdır.
Durum kötü ve daha kötü de olabilir. Hizbullah, ülkeyi İran rejiminin lideri Ayetullah Hamaney’in arzularının tutsağı haline getirerek Şii vatandaşlar da dahil olmak üzere tüm Lübnan vatandaşları ile karşı karşıya kalma riskine giriyor. Lübnan sokaklarında görüldüğü gibi Hizbullah aleyhine atılan sloganlara Şii vatandaşlar da eşlik ediyor.
Nebatiye, Baalbek-Hermel ve Hizbullah’ın nüfuzunun olduğu diğer şehirlerde çatışmalar meydana geldi.
Hizbullah’ın olmadığı bir Lübnan, bölgenin en müreffeh ülkesi olmaya namzettir. Ancak Lübnan bugünkü haliyle daha fakir ve daha kötü olmaya mahkumdur.
Hizbullah'ın sadece yerel oyuncu olmadığı, ortakları olduğu ve kısmen suçlu olduğu doğru.
Lübnan’daki halk ayaklanması mevcut yönetimdeki tüm liderlere karşı bir slogan benimsedi ve başarısız siyasi rejimin reforme edilmesini talep ediyor. Çünkü mevcut rejim, siyasi güçlere ülke ve halkının nüfuzunu ve menfaatlerini paylaşmalarına olanak sağlıyor.
Hizbullah’ın bölgeye müdahil olması ve Batı'nın çıkarlarını tehdit etmesi sebebiyle Lübnanlıların bedel ödediği düşüncesi herkes için anlamlı olmayabilir. Ancak bu gerçek kısmen de olsa ekonominin kötüleşmesine neden oldu. Bu durum hükümeti iki olumsuz taraf olan Batı ve Hizbullah arasında bıraktı. Hizbullah, İran’a yönelik hizmetlerini azaltmadığı takdirde hem kendisi hem de Lübnanlıların eskisinden daha çok zarar görecek.
TT
Lübnan üzerinde neden uluslararası baskı var?
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة