Bu ayın başında Riyad’da düzenlenen Dördüncü Asbar Dünya Forumu’nun (AWF) kapanış oturumunda, AWF Başkanı Fahad el-Harsi, forumun bu yıl kendisine neden “İlham Verici Suudi Arabistan” sloganını seçtiğini açıkladı.
Forumun 2 gün boyunca düzenlenen 11 oturumuna katılanlar, oturumlarda dönen tartışmalardan, oturumların başlıklarından ve içeriklerinden özellikle bu sloganın seçilme nedenini, AWF Başkanı el-Harsi’yi benzer sloganlardan neden daha çok etkilediğini kesinlikle anlamışlardır.
Bir şekilde Forum’un bütün oturumlarının başlığında “gelecek” kelimesi var gibi görünüyordu. Bu kelime sanki katılımcıları gölgeleyen bir bulut gibiydi. Bir oturumda Suudi Arabistan’da hizmetlerin geleceği ele alınırken, ikincisinde medyanın geleceği, üçüncüsünde şehirlerin geleceği ya da geleceğin şehirleri, dördüncüsünde yatırım ya da cesur yatırım ele alındı. Bu şekilde neredeyse 11 oturumun tamamında geleceği oluşturabilecek ve genel olarak özelliklerini şekillendirebilecek her şey ele alındı
Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Aspar Forumu’nun çalışmaları, Riyad Emiri Prens Faysal bin Bender bin Abdulaziz’in himayesi ve katılımı ile gerçekleşti. Enformasyon Bakanı Turki bin Abdullah eş-Şebane de açılışa katılarak medyayı, çağın gelişmelerine ayak uydurmak için bilgi içeriği oluşturmaya ve sağlamaya davet ettiklerini belirtti.
AWF'nin kapanış oturumu ise gerçekten de eşsizdi. Bunun nedeni de bütün oturum başkanlarının sahneye davet edilmesi ve yan yana dizilmesiydi. İlk kez bir sahnede bu kadar çok sayıda konuşmacı gördüm. Forum Başkanı, konuşmacıların her birinden başkanlık ettikleri oturumlarda yapılan tartışmaları 5 kısa başlıkta özetlemelerini istedi. Bu başlıklardan her birini esas itibarı ile bir girişim olarak kabul edersek Forum’un, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki karar yapıcılara, tüm kamu çalışmaları alanında tam 60 girişim sunduğunu söyleyebiliriz. Forum Başkanı’na göre bu girişimlerden sadece 10 tanesi pratik, uygulanabilir ve insanların yaşamlarında bir gerçekliğie dönüştürülebilecek girişimler olsa bile bu, esas itibari ile büyük bir kazanımdır.
Ancak neden forum için bu slogan seçildi? Suudi Arabistan neden ilham verici? İlhamını hangi kaynaktan alıyor?
Bu dikkat çekici sloganın kaynağı, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın birkaç yıl önce başlatmış olduğu 2030 Vizyonu’dur. Bu slogan, en çok geleceğin diğer seçenekler arasından seçilebilecek bir seçenek olmadığı konusunda hemfikir olan vizyonun eksenlerinden alındı. Aynı şekilde bu eksenlere göre, çağın bir parçası olmak isteyenler, dünyanın yaşadığı ve içinden geçtiği andan kopmamaya önem verenler, dünya üzerinde saygın bir konum elde etmek isteyenler için de gelecek tek alternatiftir.
2030 Vizyonu’nun ilanını takip eden reformlar cesur reformlar olduğu kadar 2 düzeyde de ilham vericiydiler: Vizyonun duyularını, düşgücünü ve umutlarını alevlendirdiği, ruhunda renkli hayaller uyandırdığı Suudi Arabistan gençliği düzeyinde. Suudi Arabistan’ı çevreleyen ve 2030 Vizyonu’nda ve genel çerçevesinde özgür düşünmeyi teşvik eden ve geleceğin dilini konuşma yeteneği kazandıran ruhu gören bölgedeki diğer başkentler düzeyinde.
Oturumlardan birinde oturum başkanı bütün hikayeyi birkaç kelime de şu şekilde özetlemişti:
Suudi Arabistan, topraklarının altında petrolden başka zenginlikler olduğunu bilmeden yaşayan, sadece petrol gelirlerine dayanan, bütçesinde en çok petrol gelirleri kalemine güvenen vb. bir üke iken farklı gelirleri ve kaynakları olduğunun ayrımına varan bir ülkeye dönüştü. Bu kaynaklara can vermesi ve sadece petrol gelirlerine bağlı, başka gelir kaynaklarını düşünmeyen bir devlet çatısı altında yaşamaması gerektiğini, bunu yaptığında topraklarındaki yaşamın değişeceğini, yer altında yatan başka zenginliklerinden de yararlanabileceğinin farkına varan bir ülke haline geldi.
Forumun bu yıl kendisine, Arap yarımadasında bugünlerde yaşanan değişimi tam anlamıyla ifade edecek, birbirleri ile uyumlu 2 kelime aracılığıyla katılımcıların bu değişimi anlamalarını sağlayacak farklı bir slogan seçmesinin nedeni de her şeyden önce budur.
Ben de bu foruma aldığım davet üzerine 2 yıl önce aramızdan ayrılan ve arkasında alanında çok önemli bir kitap bırakan ABD’li yazar Denis McQuail’in kitabını tartışmak için katıldım. Bu önemli kitap, 2009 yılında altıncı baskısı yapılan “Kitle İletişim Modelleri” kitabıydı. Abir Halid ve Eymen Bacnid tarafından çevrilen kitabın 1000 sayfalık Arapça versiyonu, forum tarafından yayınlanarak medya alanında okuyan öğrencilerin istifadesine sunulmuş. Bu kitap, mesleğin teorik temellerine ilişkin sağladığı ve içerdiği bilgiler ile öğreciler için alternatifsiz bir kaynaktır.
Bu boyutta bir kitaptan burada birkaç satır ile bahsetmek elbette mümkün değil. Ancak kitabın içerisinden sadece bir ifade seçip burada paylaşabilirim. Bu ifadenin anlamına dikkat çekmek, gerektiği gibi üzerinde durmak için de altına bir çizgi çekebilir ya da parantez içine alabilirim.
Bu ifade özetle şunu söylüyor: İnternet, insanlara yeni medyayı taşıyan bir araç olduğu için kendini topluma karşı sorumlu görmez.
Peki bu ifadeden çıkarmamız gereken anlam nedir? Bu medyayı kullanırken ya da ondan bir şey alırken geleneksel medyanın aksine sorumluluk bilmeyen ve bunu önemsemyen bir medya karşısında olduğumuza dikkat etmeliyiz. Eğer bunu Denis McQuail gibi alanında ağırlığı olan birisi söylüyorsa bu medyayı kullanırken iki katı daha temkinli olmamız, geleneksel medyayı desteklememiz ve insanlar arasındaki konumunu güçlendirmemiz gerekiyor demektir. Çünkü geleneksel medya halen sorumluluk sahibi bir medyadır. Toplumların genel değerlerini az da olsa gözetmeyi sürdürmektedir.
Yazılı, görsel ve işitsel geleneksel medyanın konumunun güçlendirilmesi, medya mesleğinin uygulanışı sırasında özgürlüğün bir diğer yüzü sayılan sorumluluğu desteklemeyi sürdürmek demektir. Ondan vazgeçmek ise çoğu durumda yeni medyanın karakteristik özelliği olan kaosa boş alan sağlamaktır.
TT
Asbar Dünya Forumu’nun sloganıyla somutlaşan Suudi Arabistan
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة