Koronavirüs salgınıyla baş edildikten sonra, semptomları, nedenleri, koşulları, gelişim iklimi, nasıl önüne geçildiği ve aşısının nasıl bulunduğu gibi birçok başlık altında değerlendirilecek ve okullarda okutulacaktır.
Geçmişte insanlığı tehdit eden, ‘veba’, ‘grip’, ‘SARS’ gibi salgınlarla nasıl baş edildiyse, koronavirüs ile de baş edilecektir.
Bu salgınların tümü, ölümcül mikropların yayılma gösterebildiği kirli ortamlarda açığa çıkmıştı. İnsan ömrünün uzaması ancak hijyen koşullarının iyileştirilebilmesi ile mümkün oldu.
Ancak Çin ‘felaketinin’ en önemli dersi ne tıbbi, ne bilimsel ne de beslenmeye dair olacaktır. Aç olmadığı halde ‘yarasa çorbası’ içmeyi sürdürenler de en önemli tartışma konusu olmayacaktır.
Bu salgından alınacak en önemli ders: ‘İnatçılığın’ zararları üzerine olacaktır. Keçiler inatçılıklarıyla bilinir, sağlıklı ve zehirli otu ayırt etmeksizin sürüyü felakete sürükleyebilirler. Toplumlar kendilerini ‘keçi inadından’ korumakla mükelleftir.
Doktor Li Wenliang, Wuhanlı yetkilileri SARS benzeri bir bakteriye karşı uyarmaya çalıştı. Ancak şehirdeki yetkili keçilerden biri, sessiz olmasını ve halkı paniğe sürüklememesini söyledi.
Önlemlerin alınmaması üzerine koronavirüs, Çin’de ölümlere neden oldu ve ardından dünyaya yayılmaya başladı.
Çin ekonomisi ve beraberinde de diğer ülkelerin ekonomileri ciddi zararlar gördü.
İlk verilere göre tüm bunlara, aç olmadıkları halde, ‘uçan fare’ olarak da adlandırılan ‘yarasa çorbası’ içmekte ısrarcı olan kişiler neden oldu.
Birkaç yetkilinin aptallığı dünya çapında bir felaketin kapılarını açtı. Aptal kişi aynı zamanda inatçı olursa bu daha fazla zarar vereceği anlamına gelir. Akıllı insan inatçı olamaz.
Akıllı insan önce dinler, düşünür sonra eyleme geçer. Bir defasında düşük yetkili bir subay bana şöyle söylemişti: ‘yüzde yüz suçlu olduğu düşünülen kişilerin bile, suçluluklarından tamamen emin olmamız gerekir.’
Tarihte nice büyük finans kuruluşu, bir yetkilinin inadı yüzünden iflas etmiştir. Şimdi ne söylesek faydasız, çünkü trajedi yaşandı.
Atalarımız şöyle demiştir: "Bir dirhem önlem, bir kantar ilaçtan iyidir", Doktor Li Wenliang aklı başında bir yetkiliyle karşılaşmış olsaydı, bu küresel felaket başladığı yerle sınırlı kalabilirdi.
Gel görelim Li’nin karşılaştığı yetkili ‘keçi zihniyetli’ bir serseri olmalıydı ki: "Sakın kimseye söyleme, Wuhanda panik yaşanmasını istemeyiz" demişti.
Panik yaşanmakla kalmadı, komşular birbirinin selamını dahi almaktan çekinir oldu. O yetkili şu an hayatta mıdır bilemiyoruz, normalde onun gibiler kendilerini asarak intihar eder.
TT
Çin Korona ve 'keçi zihniyetli' bir serseri
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة