Kovid-19, dünyanın gündeminde olması nedeniyle kaçınılmaz olarak salgın öncesinde var olan ‘siyasi renklerle’ boyandı.
Herkes salgını ‘boynuzlarından’ tutup kendi ahırına götürmek, sonra zarar vermek istediği kişinin üzerine salmak istiyor.
Korona salgının politik istismarının en ilginç örneklerinden biri de dünya genelinde yankı bulan Çin propagandasıdır. Çinliler salgını bilgece ve kararlı tutumlar alarak sınırladıklarına dair reklam yapıyorlar. ‘Kızıl Ejder’ ile birçok sorunu olan Batı dünyasının ise salgın karşısında çaresiz kaldığını işliyorlar.
Bu Çin propagandasının, Amerika Birleşik Devletleri’nden nefret eden kitleler tarafından desteklendiğini görüyoruz. Dünyada ve Ortadoğu’da bazı solcu gruplar ve Sünni-Şii siyasal İslamcılar bu eğilimi gösteriyor. Ayrıca ABD yönetiminden haz etmeyen, özellikle de Başkan Donald Trump’tan nefret eden Rusya ve Bolivya gibi ülkelerin liderleri, belki de Hindistan, hatta Avrupa’daki bazı erkler de Çin’i övmek için sıraya girmiş durumda.
Küresel salgın ABD içinde açıkça siyasallaştırıldı. Demokrat Parti ‘Obama yüzüyle’, ‘korona krizini’ yönetemediği için Trump’a büyük bir saldırı başlattı. Arap medyasında da maalesef ‘Obama reklamlarının’ alıcılarının olduğunu görüyoruz.
Başkan Trump, Joe Biden’ın yaklaşan seçimleri kazanması halinde İran ve Çin’in ABD’ye hükmedeceği yönünde uyarıda bulundu. Kendisinin Çin’i anlaşmaya zorlayarak ABD’ye milyarlarca dolar ödemesini sağladığını, bu meblağın çiftçilere tahsis edildiğini söyledi.
Barack Obama'nın halefi, Demokrat Parti adayı Joe Biden, Twitter hesabından şunları söyledi:
“Acı gerçek, Donald Trump'ın ABD’yi bu salgına maruz bırakmasıdır. Sağlık uzmanları ve istihbarat teşkilatlarının uyarılarını görmezden gelerek Çinli yetkililere güvenmeyi seçti.”
Başkan Trump ise Obama-Biden saldırısına yanıt vererek, ocak ayında Çin’e seyahat yasağı kararı aldığında, Biden ve Demokrat lider Nancy Pelosi'nin itiraz ettiğini hatırlattı.
ABD kamuoyundaki bu tartışmalardan biraz uzaklaşalım ve komik bir örneğe odaklanalım.
İran Dini Havzalarının Başkanı Ali Rıza Arafi, aralarında Papa Francis’in de yer aldığı dünyadaki 50 kadar dini lidere, İran’ın ‘salgınla mücadeledeki deneyimini’ paylaşmak için hazır olduğunu belirten mektuplar gönderdi.
Salgın yeryüzündeki insanların tümünün yaşamını değiştirdi. Bu salgının birçok kesim tarafından istismar edilmesine şaşırmamalı. Özellikle de politikacılar tarafından.
TT
Salgının politik istismarı
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة