Rus Çarı kendisine ‘Halkın Babası’ adını vermişti.
Joseph Stalin taraftarı propaganda uzmanları ise Stalin’i ‘Baba Lider’ olarak adlandırmıştı.
İsmi birçok şehre verildi. Birçok ikonaya resmi çizildi. Sevenleri onu, üstün ve hatadan korunmuş bir insan imajı verdi. Düşmanları ise onu sözlerini tutmama ve muhaliflerini ölüme ya da Sibirya’ya yollayan vahşi bir Machiavelli’den ileri görmediler.
Sıkı müttefiki Winston Churchill ise onu ‘bilmecelere sarılı gizem’ olarak niteledi. Asıl adı Yosif Visaryonoviç Cuğaşvili olan Stalin, 1879 yılında küçük bir Gürcü köyü olan Gori’de dünyaya geldi. Babası sarhoş bir kunduracıydı.
Çoğunlukla içer ve oğlunu sebepsiz döverdi. Annesine gelince çamaşırcıydı. Ona bir sevgi sözcüğü olan ‘Zuzu’ ile seslenirdi.
Dindar bir kadındı ve oğlunun rahip olmasını isterdi. Ancak manastır hayatı, dinle alakası olmayan kitaplar okuyarak geçti. Bidatçilikle suçlanarak manastırdan kovuldu.
Manastırdan 20’li yaşlarında çıkan Stalin, sendikacılık ve politikacılığa atıldı.
12 yıl içerisinde 6 kez Sibirya’ya sürüldü. Bunlardan biri devlet malı taşıyan bir arabaya pusu kurması nedeniyleydi.
Bolşevik partisinden 340 bin ruble kazandı. 30 yaşına varmadan kendine ‘çelik’ anlamına gelen Stalin adını verdi. Bir başka kayda göre ise daha sonra partinin resmi gazetesi haline gelecek olan ‘Pravda’ gazetesinin kuruluşuna katkıda bulundu. 1917 yılında serbest bırakılmasının ardından Lenin'i desteklemek üzere Petrograd'a gittiğinde 40 yaşındaydı. 1924 yılında Lenin ölmesinin ardından vasiyetinde bildirildiği üzere ‘yoldaş Stalin’ Parti Genel Sekreteri oldu. Böylece eline birçok yetki geçmiş oldu, ancak bunları nasıl iyi kullanılacağına dair bir bilgisi olduğundan emin değilim.
Stalin sert bir adamdı ve bu hata Genel Sekreterlik pozisyonu için bir felaketti. Stalin, Zinovyev ve Kamenev üçlüsü kısa süreliğinde Lenin’in yerine geçti.
Troçki, bu koalisyonun dışında tutuldu. Yıllar sonra da Meksika’da öldürüldü. Stalin, demir yönetiminin başına geçerken binlerce, belki milyonlarca insan kurbanı oldu. Lenin'e yakın ve ilkelerine sadık olanlar bunların başında geldi.
Stalin, 1934 ile 1937 yılları arasında süren ve tasfiye kampanyası olarak bilinen olayda, çoğunu ‘mahkemeye’ verdi.
New York Times alaycı ifadelerle, "Suçlama ve itiraflardan Sovyet sistemini, Bolşevik Devrimi'ni gerçekleştirenlerin kurduğu ortaya çıktı. Onlar hain ve bazı hainlerden yardım alıyorlar” ifadelerine yer verdi.
Stalin, Sovyetler Birliği’ni 29 yıl yönetti. 1953 yılında şiddetli bir nöbet sonucunda öldü. Yerine geçen Nikita Kruşçev, Stalin yönetimine eleştirilerle dolu uzun bir konuşma yaptı. Stalin'in tüm meydanları dolduran heykel ve fotoğrafları kısa bir süre sonra ortadan kayboldu. Geriye yalnızca memleketi Gori’de bir heykeli kaldı.
Bazılarına göre Stalin yirminci yüzyılın en korkunç tiranıydı. Diğerleri için modern Rusya'nın inşasına katkı sağladı. Ancak, bazıları ise Stalin'in vahşeti ve mirası olmasaydı, Sovyetler Birliği'nin daha uzun bir hayata sahip olacağına inanıyor.
Görüşmek üzere…
TT
Tarihi değiştirenler: Bir kunduracının oğlu
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة