Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Ortadoğu’yu selamlayın!

ABD’deki olaylar, ABD’nin yurt içindeki ve dışındaki imajına zarar verdi. Karşılıklı şiddet eylemleri, ABD’nin Ortadoğu’daki diktatörlüklere benzetilmesine neden oldu. Kölelerin tereyağı yapma işinden geri kalmaması için gözlerini oydukları zamanlardan bu yana insanın değeri en alt seviyelerde.
ABD’nin yangınları arttıkça ve genişledikçe Ortadoğu da Donald Trump’la değil ABD sistemiyle karıştı. Analistler, Trump’ın ne zaman düşeceğini tahmin etmeye başlarken, bazı analistler de uzun bir şansı olmadığını söylemeye koyuldu.
ABD’de yaşananları savunabilecek hiçbir şey yok. Ne polisin davranışı, ne eylemcilerin şiddeti ne de Trump’ın orduya iniş izni vermesi savunulabilir. Savunma Bakanı’nın bu durumu reddettiğini açıklaması öncesinde ben de tüm alçakgönüllülüğümle, ABD’de kimsenin ordunun halka karşı sokaklara inişini kabul etmeyeceğini hatırlatmıştım. Bu bir iç savaş demekti.
Genç Floyd’un ölümü ABD’yi bölmeye yetti. Bölünmenin en önemli özelliği, George Bush da dahil Cumhuriyetçilerin çoğunun Başkan’a karşı olmasıydı. Bu partizan sınıf, tarihte benzersiz bir seçim savaşı nedeniyle Trump tarafından kendilerine güven duyulan unsurlardı.
Trump, son kararlarını eleştiren herkese yanıt verdi. Herkes, alışılmış tüm kuralları ihlal etti. Olağandışı bir şekilde ordu meselesi de dahil olmak üzere birçok yerde geri adım atıldı. Bunun en önemli neden, Dışişleri Bakanlığı’nın Beyaz Saray’a başta Afrika’da olmak üzere ırkçı davranışların etkileri hakkında tavsiyelerde bulunduğu Eisenhower ve Johnson dönemlerinden önceki yaşananlar gibi, muhtemelen ABD’nin yurt dışındaki imajıydı.
Yaşananların, yasalarla ilgilenen tüm ülkelerde kabul edilemez olduğunu tekrarlamak için makalenin başına dönelim. ABD’ye Ebu Gureyb ve Guantanamo cezaevlerini hatırlatan Arap arkadaşlar, karşılaştırmalı bilimde korkunç bir beceri ortaya koydu. Nihayetinde artık Ebu Gureyb’de ölen milyonlarca Arap’ı hatırlamaları gerekmiyor. Ve artık ABD sahnesi üzerinde duralım.
Ne yaşandı?
İkinci dereceden cinayet diyerek olayın hafifletilmesi hakkında yazdığım için tüm samimiyetle bir kez daha özür dilerim.
Ancak 8 Haziran Pazartesi günü Ortadoğu ülkelerinde ve çevresinde gerçekleşmeyecek çok daha önemli bir şey oldu. Asgari düzeyde yasa, demokrasi gelenekleri ortaya koyuldu ve ırksal vahşet karşısında ulusal aile ruhuna yönelik duyulan endişe gündeme geldi. Yargıtay ve yargılanan bir başkan ortaya çıktı.
Ne yaşandı? Minneapolis’te pazartesi günü yaşananlar şehirdeki polis departmanın tahliyesine yol açtı. Yasaların uygulanmak için uygun olmadığı söylendi. Nihayetinde şehrin bayrağı, genç Floyd’un mezarının üzerinden yükseldi. Ortadoğu’yu benim için selamlayın.