Aziz bir dostumun Beyrut’ta bir restoranda daveti üzerine korona hapishanesinden çıktım. Dostum bana diğer üç arkadaşın ve kendisini tanımadığım bir misafirin de bize katılmasına bir mâni olup olmadığını sordu. Ben de elbette, memnuniyetle dedim.
Korona sonrasında alışkın olduğumuz üzere terasa oturduk. Oldukça keyifliydi. Su ve yeşilin yanı sıra diğer masalar da iyi düzenlenmişti. Türlü türlü spagettinin bulunduğu bu restoranın ayrıcalıklarından biri de budur.
Üç aylık bir hapis hayatından sonra her şey insanın gönlünü ferahlatıyor. Ancak yeni gelen misafirimiz bize alelacele bir şeyler anlatmaya koyuldu. Bütün ciddiyetiyle üzerinde yaşadığımız gezegenin 8 milyar insanı taşıdığını, 30 yıl sonra bu sayının 30 milyar olacağını, 50 yıl sonra vs. Sözünü kesmeye çalıştım, fakat dünyayı koruma sorumluluğunu yüklenmiş bir edayla: “Gezegenin ne kadar taşıyabileceğini biliyor musun?” diye sordu. Ben soru üzerine düşünürken kesin bir dille cevap verdi: “İki milyar. Buna eklenecek olan her canlı bir problemdir.”
Garsondan domatesli spagetti istedim ve onu beklerken mutlu hissettim. Fakat arkadaşımız devam etti: “İlk aşamada dünya üzerinden kaç kişinin silinmesi gerektiğini biliyor musun?” Bir kişiyle başlamanın iyi bir iş olacağı aklıma geldi. Fakat arkadaşımız, “İki milyar. Geriye 6 milyar kaldı. Birkaç savaş, birkaç salgın, bir deprem, sıtma vs. Daha sonra insanlık gerekli tedbirleri alır” dedi. Tesadüf ya, tam karşıma oturmuştu. Yüzümü çevirdim ve sol yanıma oturan yeni misafire döndüm. Dakikalar sonra misafirimizin ‘gezegene ayar verme’ konuşmasını bitirdiğini düşündüm. Artık yemek yiyebilir, su ve yeşilliğin tadını çıkarabilirdim. Çatalımı alıp bu güzel yemeğe uzandığım sırada Covid-21 yine beni böldü:
“İçinizden bunun üzücü bir şey olduğunu düşündüğünüzü biliyorum. Hiçbirimiz sevdiklerini kaybetmek istemez. Yaşamın gereklilikleri işte ne yaparsınız. Bence iki milyardan başlamak meseleyi olduğu gibi bırakmaktan daha iyi. Sipariş verdiğimiz şu anda Çin’de ve Hindistan’da kaç kişinin dünyaya geldiğini biliyor musunuz?”
Bu Covid’in içimizde bir soykırım yapma niyetinde olduğunu fark ettim. Çatalı önümdeki tabağın içine koydum ve tuvalete gidiyormuş gibi yaptım. Said Feriha, rahatsız olduğu bir adamdan kurtulmak isteyen bir kadının kullanabileceği gizli bir kaçışla ilgili yazardı. Ben de restoran sahibine gizli kapıyı sordum ve çıktım. Misafirimi yaptığının karşılığını ödemesi için bıraktım.
TT
Başlangıç olarak iki milyar
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة