Prof. Dr. Ahmet Abay
Akademisyen
TT

Kur'an ve rağbet

Üç aylar olarak bilinen ve kameri/ay takvimine göre ard arda gelen “Receb, Şaban ve Ramazan”ın manevi iklimine girmiş bulunmaktayız.
Üç aylar hakkıyla idrak edildiğinde mü’minlere, Kur’an’ı okuma, anlama ve onun rehberliği doğrultusunda ibadet etmenin bereketi ve bolluğu içinde gündelik hayatlarını sorgulama, yenileme ve zenginleştirme fırsatı sunar.
Rasûlullah’ın bu ayların ilki olan Receb girince “Allahümme barik lena fi recebe ve şa’bân, ve belliğna ramadan/“Allah’ım! Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır”[1] diye dua ettiği rivayet edilmektedir.
Bu ayları daha da anlamlı kılan hususlardan birisi de bu aylarda bulunan mübarek gecelerdir. Receb ayında; Reğaib ve Mi'rac, Şaban ayında; Beraat,  Ramazan ayında da; bin aydan daha hayırlı olarak tarif edilen Kadir Gecesi yer almaktadır.
Receb ayının ilk cuma gecesi Reğaib, gecesidir. Reğaib gecesinin kutsallığı kesin olmadığı gibi bu gecede ifa edilecek ibadetler hakkında kaynaklarda sahih hadislere rastlanmamaktadır.[2] Bu yazımızdaki amaç zaten bu değildir. Bizim amacımız üç ayları, kendimizi denetleme, değerlendirme zamanı kılarak bir kez daha geçmişimizin muhasebesini yaparak, geleceğimize hazırlık yapmanın çabası içerisinde olmaktır. Bunu yaparken de Kur’an’ın penceresinden bakarak hayatımıza katabileceği güzellikleri arttırmaktır. Meseleye bu çerçeveden bakarak “rağbet/rağaib”in ne olduğunu ve neye olması gerektiğini Kur’an’ın verdiği bilgiler doğrultusunda ortaya koyabilmek temel amacımızdır. 
Kur’an’da Rağbet kelimesi fiil formunda dört, mastar formunda bir ve ismi fail “rağib” formunda ise üç, toplam sekiz defa zikredilmektedir.
Sözlükte “kendisine rağbet edilen şey, bol ve değerli bağış” anlamındaki rağībenin çoğulu olan reğāib kelimesi hadis ve fıkıh literatüründe “bol sevap ve mükâfat, faziletli amel”, özellikle Mâlikî fıkıh kaynaklarında sünnetin mukabili olarak “müstehap, nâfile ibadet” mânalarında kullanılmaktadır.[3]
Arapçada bazı fiiller kullanıldıkları harfi cerre göre anlam kazanırlar. “Reğibe” fiili de bunlardan biridir. “Reğibe ‘an” bir şeyden vazgeçmek, terk etmek, yüz çevirmek gibi anlamlara gelirken, “reğibe ila” bir şeye meyletmek, yönelmek, istemek, arzulamak talep etmek ve Türkçe kullandığımız şekliyle rağbet etmek anlamlarına gelir.
Kur’an,  putlardan yüz çeviren/(rağibun ‘an) Hz. İbrahim’in babası tarafından azarlanmasını ve tehdit edilmesini,[4]
Hz. İbrahim’in inanç sistemini/dinini terk edecek/yüz çevirecek /(yerğabu ‘an) olan kimselerin bedbahtlığını,[5] 
Duası kabul edilen Hz. Zekeriya ve eşinin isteyerek ve severek (rağeben) yakarışlarını,[6]
İmanı kalplerinde yeterince güçlü kılmayanlara yapılan şu sitemde; “Ne olur, bunlar, Allah ve Rasûlü kendilerine ne verdiyse razı olaydılar da şöyle diyeydiler; “-Bize Allah yeter, Allah bize fazlından yine verir, Rasûlü de... Biz, ancak Allah'a rağbet edicileriz/(İnna ila rabbina rağibun).” (Tevbe 9/59) diyebilmenin insana neler kazandıracağını,
Bahçe sahiplerinin hatalarını anladıktan sonra Allah’a olan güvenlerini ifade ederken; “Ama bakarsın, Rabbimiz bunun yerine daha iyisini bize verir. Biz artık Rabbimize yöneliyoruz/(İnna ila rabbina rağibun).” (Kalem 68/32) diyerek Rabbe teslimiyet ve yönelişlerini,
Ve son olarak bir emir kipiyle;  “Yalnız Rabbine rağbet et / yönel (ve ila rabbike farğab).” (İnşirah 94/8) buyurarak bu yönelmenin her daim kime olması gerektiğini haber vererek son noktayı koyar.
Biz de son cümlelerimize dua ile nokta koyalım;
Rabbimiz! Bizleri, Hz. İbrahim gibi putlardan yüz çeviren,  Hz. Zekeriya ve eşi gibi sana gönülden severek ve isteyerek yakaran, bahçe sahipleri gibi hatalarını anladıklarında Allah’a teslimiyet gösterip, biz rabbimize yöneliyoruz/rağbet ediyoruz diyenlerden eyle…
Rabbimiz! İmanı zayıf olup “bize Allah ve resulü yeter” diyemeyenlerden ve düşünme meleklerini kullanmayıp Hz. İbrahim’in dininden yüz çevirenlerden eyleme…
Rabbimiz! Bizi, çocuklarımızı ve bütün inananları “Yalnız Rabbine rağbet et/yönel” emrin gereğince, yalnızca ve yalnızca Rabbim Allah’tır deyip istikamet üzere olan ve sana “rağbet” edenlerden eyle…
[1] Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 259

[2] https://islamansiklopedisi.org.tr/uc-aylar. 16.02.2021.

[3] Lisânü’l-ʿArab, “rġb” md.

[4] Meryem 19/46

[5] Bakara 2/130

[6] Enbiya 21/90