Tarık Alhomayed
Suudi yazar. Şarku'l Avsat eski genel yayın yönetmeni
TT

Gazze’de füze savaşlarının galibi Mahmud Abbas

Hamas liderlerlerinin yeniden inşa fonları aramak için Gazze’nin dışındaki rahat karargahlarını terk etmeleriyle, artık herkesin Hamas ile değil de Cumhurbaşkanı Mahmud Abbas ile ilişki kurmaya karar verdiğini gösteriyor ki zaten en iyisi de bu.
Örneğin Beyaz Saray tarafından ABD başkanı Joe Biden’ın bölgeye Dışişleri Bakanını Anthony Blinken’ı gönderdiğinin açıklanması bu durumu destekliyor. Joe Biden yaptığı açıklamada “Dışişleri Bakanını Anthony Blinken, İsrail’in güvenliğine olan sıkı bağlılığımızı göstermek için İsrail liderleriyle bir araya gelecek. Ve yıllarca süren ihmalden sonra Filistinli liderler ve Filistin halkı ile ilişkiler kurmak ve onları destelemek için de mesai harcayacak” ifadelerini kullanmıştı.
Ayrıca Biden, Blinken’in Gazze’ye gönderilen acil yardımların oradaki insanlara fayda sağlayacak şekilde ulaşması, Hamas’ın eline geçmemesi ve önümüzdeki aylarda başka bir çatışma yaşanma riskinin azaltılması için çalışacağını sözlerine ekledi.
Bu durum şunu gösteriyor ki Filistin’de seçimler ertelendikten sonra Netanyahu gibi sınırlı kazanımlar peşinde koşarak savaş ateşini tutuşturmaya ve sahnelerde başrole dönemeye çalışan Hamas değil, Cumhurbaşkanı Mahmud Abbas’ın füze savaşlarının galibidir.
Şimdi ipler Suudi Arabistan Kralı Selman’dan ve Gazze’yi kurtarıp insanların oradan çıkması için imkân sağlayan Mısır’dan destek alan Abbas’ın elinde. Yakında Ürdün’ün de desteğini alacağına hiç şüphe yok.
Cumhurbaşkanı Abbas’ın bu fırsatı iyi değerlendirmesi gerekiyor. Elinde sadece Filistinlileri birleştirme fırsatı yok, bilakis iktidar ile ‘Fetih’ saflarını birleştirerek ekibine taze kan sağlama fırsatı da var. Hamas veya İsrail’le müzakere etmeden önce Abbas ve Muhammed Dahlan’ı bu fırsatı değerlendirmekten alıkoyan şey nedir?
Bu fırsat, iktidarı ve yargıyı güçlendirmek, iktidara akil sesler katmak, bölgede büyük değişimler gerçekleştirebilmek için değerlendirilmelidir.
Filistin yönetimi, İsrail ile barış yapan Arap ülkelerinin (BAE, Fas, Sudan ve Bahreyn) Filistinli müzakereciler için bir zayıflık değil, bir güç kaynağı olduğunu anlamalıdır. Filistinli liderler bağırıp çağırmak yerine bundan yararlanmak için ikinci kez şans yakalamış durumda.
Şu anda Abbas’ın, Biden’ın niyetini test etme ve onu iki devletli çözüm doğrultusunda barışı tesis etmek için zorlama fırsatı var. Özellikle Biden’ın, bakanının “önümüzdeki aylarda başka bir çatışma yaşanma riskinin azaltılması için çalışacağını” açıklamasından sonra.
Siyaset, mümkün olanı elde etme sanatıdır. Bilge Filistin liderleri “al ve pazarlık et” ilkesini hatırlamalıdır. Şimdi Hamas’ın ölümcül hatasının ve Netanyahu’nun aptallığının ürünü olarak iktidar kazanma fırsatları var. Cumhurbaşkanı Abbas’ın, Suudi, Mısırlı, Birleşik Arap Emirlikli ve Ürdünlü Arap dörtlüsünden ve yeni Arap barış kampından yararlanarak Filistin yurdunu yeniden düzenleme ve Netanyahu ile Amerikalıları daha da utandırma fırsatı var.
Mahmud Abbas’ın elinde barış sürecini yeniden hayata geçirmek hususunda baskı yapmak için önemli kartlar var. Örneğin Avrupa Birliği, beşinci bir savaşın çıkıp yapılan şeylerin yıkılacağından korkarak Gazze’nin yeniden inşası sürecini desteklemekte tereddüt ediyor. Birçok kimse de hal diliyle bunu destekliyor. Amerikalılarla yapılan görüşmelerde bu durum net bir şekilde ortaya konulmalı. Özellikle de savaş kararı gerçek liderlerin değil, bu işten kazanç sağlayan tüccarların elindeyken. Krize çözüm bulmadan yeniden inşanın ne faydası olabilir ki!
İşte bunlar Mahmud Abbas’ın elindeki fırsatlar. Bakalım kartlarını doğru oynayabilecek mi?