Tarık Alhomayed
Suudi yazar. Şarku'l Avsat eski genel yayın yönetmeni
TT

Pazarlama işine giren Hasan Nasrallah!

Bir vesile olsun ya da olmasın terörist Hizbullah’ın lideri sahneye çıkıp her şey hakkında, hatta Lübnan'daki çoğu politikacıdan daha fazla bir şekilde Hizbullah’ın Lübnan’ın temsilcisi olduğu izlenimini uyandıran konuşmalar yapıyor. Hasan Nasrallah son açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Elimizdeki binlerce füzeyi hassas füzelere dönüştürme gücüne sahibiz. Uzun zaman önce Lübnan'da insansız hava araçları (İHA) üretmeye başladık ve satın almak isteyenler talepte bulunuyor.”
Peki, terörist Hizbullah’ın lideri şu anda ‘direniş’ ve ‘engelleme’ yalanından pazarlamaya geçti. Tabi Lübnan’da ve bölgede İran projesini pazarlamanın yanı sıra sahneye çıktığından beri yalanlar ve içi boş sloganlar pazarladığı için bu en iyi yaptığı şey.
İHA’larından biri İsraillilerin ellerine düşmüşken ve içerisinde gülünç bir operasyon içerisindeki Hizbullah teröristlerinin fotoğrafları varken Hizbullah’ın İHA’larını kim satın alsın? İsrail Suriye'de ve başka yerlerde birer birer adamlarını avlarken Hizbullah’ın İHA’larını kim ne yapsın?
Hizbullah’ın ‘müşterileri’ DEAŞ ve El-Kaide’den mi olacak? El-Kaide liderleri İran’da oturduğu için onlara özel indirimler yapacak mı? Bunlar kulağa alaycı gelebilecek sorular ancak bakıldığında sahnenin tümü kendi içerisinde gülünç.
Terörist Hizbullah liderinin yaptığı, Lübnan'dan geriye kalanları yok etmek için pazarlama yapmak, bu terörist grupların bizim ülkelerimizde ne kadar tehlikeli olduğunu hatırlatmak ve aynı zamanda Lübnanlıların Hizbullah'a karşı koyacak güçlerinin olmadığını kanıtlamaktan başka bir şey değil.
Diplomatlardan biri bana Lübnan'ın “karmaşık bir kriz” içerisinde olduğunu söylerken, bunun aksini düşünenler de var. Zeki gözlemcilerden biri bana şöyle dedi:
“Lübnan, Suriye ve bölgedeki yıkıcı rolü ile denge kurmak açısından önemliydi. Suriye bugün bildiğimiz şekilde ya da Irak’ın işgal edilmesi, terörün desteklenmesi, Refik Hariri’nin suikasti ve akabinde yaşanan olaylardan sonra oynadığı yıkıcı rollerle sona erdi. Şimdi Lübnan kartıyla değil Suriye kartıyla karşı karşıyayız.”
Terörist Hizbullah lideri bunu iyi kavramış gibi görünüyor ve şu anda Lübnan'ı elinde tutan tek kişi gibi davranıyor. Hayal gücü kendisini uyuşturucu kaçakçılığı ve satışından sonra ‘silah’ satmak için pazarlık yaptığı bir noktaya taşıdı. Bu yüzden Nasrallah'ın gülünç silah satışı duyurusu, Lübnan'ın ve politikacılarının her yönde iflasının ilanından başka bir şey değildir. İnsan bunu kolay söyleyemiyor ancak acı olsa da gerçek bu.
Nasrallah'ın açıklaması, Kuveyt girişimine verilmiş açık ve net bir yanıttır ve Lübnanlı politikacıların acizliğinin kanıtıdır. Arap halkının ilgi dairesinden çıkmış olan Lübnan için tek umut Lübnanlıların kendisinin Hizbullah ve başarısız siyasetçilere karşı harekete geçmesidir.
“Lübnan’ın desteklenmesini onaylıyor musunuz?” şeklinde bir soru ile anket yapılsa özellikle Suudi Arabistan ve Körfez’deki sonuçlar şok edici olur. Verilen cevap ‘asla’ olacaktır. Çünkü Lübnan’ın saçmalıkları, terörist Hizbullah liderinin çıkıp kağıttan silah satışı pazarlığı yaptığı bir noktaya ulaştı.
Nasrallah’ın kağıttan silah satışı pazarlığı DEAŞ’ın bir İslam Emirliği olduğu yanılgısına kapıldığı sırada yaptığı petrol satışı duyurusundan pek de farksız değil. Nasrallah Usame bin Ladin’den tutun, Zerkavi’ye ve Bağdadi’ye kadar bölgemizden geçen ve malum bir sonla tarihe karışan zan sahiplerinden çok da farksız değil. Hiç şüphesiz O da onlar gibi.