Ömer Özkaya
Yazar
TT

Bir Dolar dört trilyon Mark ve Dr. Hjalmar Schacht

Dr. Hjalmar Schacht Alman tarihinin en esrarengiz ve çarpıcı portrelerinden biri olarak karşımıza çıkar. Almanya'da enflasyonun ve emisyonun (para arzı) çıldırdığı dönemlerde stratejik görevler yapmış çok önemli ve çok yönlü bir teknokrat olarak dikkatleri çeker.
Anglosakson deneyciliğinin ön plana çıktığı Avrupa'da Almanların Hitler siyasal deneyinin ve deneyciliğinin vakanüvisidir. Almanya'nın Hitler'i siyasal bir deney olarak sahneye sürdüğüne ilişkin birçok ima ve ihsas Dr. Hjalmar Schacht'ın konuşma ve yazılarında göze çarpmaktadır.
Dr. Hjalmar Schacht'ın üzerinden Alman tarihine yönelik yeni bir spekülasyon tsunamisi yaratmak yazımızın konusu değildir. Ancak Schacht'ın Avrupa'daki siyasal ve ekonomik sistemi gayet iyi bilmesi, Almanya'nın Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen sonra devreye aldığı İkinci Dünya Savaşı stratejisinin çok daha trajik sonuçlara yol açmasına engel olmuştur.
Özellikle " London City" sistemi olgusuna, onayına ve gerekliliğine olan inancı Avrupa'daki eko-finans mekanizmasının siyaset dışı işleyişine yönelik çok ciddi ipuçları vermektedir. Schacht'ı izledikçe onun siyasal ve askerî savaşın, ekonomiyi yeni savaşlar doğurtacak şekilde kullanmasına engel olmaya çalıştığını gözlemleriz. Enflasyon ve para arzı Almanya'yı perişan ederken Schacht'ın daima teknik ekonomiyi, finansal disiplini ve kamu menfaatini öncelediğini saptarız.
Almanya'nın girdiği enflasyon sarmalından ve bir doların dört trilyon Mark’a yükseldiği kur ve enflasyon felaketinden kurtulması için verdiği mücadele Schacht'ı Nazilere ve Hitler'e bile taviz vermeyen müthiş bir icracı yapar.
Enflasyon ve Mark emisyon hacmi üzerinden kronolojik olarak verdiği Nazi Almanyası dokümantasyonu ekonomi tarihi için muazzam derslerle doludur. Bu dokümantasyon serisi Birinci Dünya Savaşı'ndan İkinci Dünya Savaşı’na nasıl gelindiğinin dramatik bir envanterini ortaya koymaktadır.
Dünyanın yeni bir enflasyon sarmalına girmek üzere olduğu bu süreçte tarihe bir daha bakmanın önemi yadsınamaz. Birinci Dünya Savaşı’na sömürgelere ve petrol sahalarına ulaşmak için giren Almanya’nın sömürgesiz ve petrolsüz bırakılınca hem ülkesini hem de Avrupa’yı nasıl bir felakete ittiğini bir kez daha anımsamak zarurettir.
Bugün doğal gazsız ve petrolsüz bırakılacak Almanya'nın tekrar benzer bir süreci ve sonucu üretmesi mümkün müdür?  Bu sorunun yanıtı tüm dünya için olağanüstü önemdedir.
Birinci Dünya Savaşı'nda "Doğu’ya doğru" harekete geçmek zorunda kalan ve harekete geçmeye mecbur bırakılan Almanya'nın başarıya ulaşması durumunda dünya bambaşka olacak ve büyük olasılıkla bir Hitler deneyimi yaşanmayacaktı.
Birinci Dünya Savaşı'nın sonuçları ile 1929 Büyük Buhranı arasındaki korelasyonlar üzerinde henüz Schacht'ın verdiği parametrelerle araştırmaların zayıf kalması bir başka ilginç noktadır.
Sonuçta Birinci Dünya Savaşı ABD ile Avrupa’yı bir birine açmış ve "Batı" kavramı anlam boşluğunu doldurmuştur. Bu anlam boşluğu dolarken Alman aklı Hitler deneyimini sahaya sürmekteydi. Ve bu Hitler deneyimi bir nevi derin Avrupa veya kültürel ve ekonomik Avrupa’nın gözetimi altında gerçekleşiyordu.
Dr. Hjalmar Schacht'ın portresinin ardında hem Hitler deneyimini sahneye koyan derin ekonomik ve kültürel Almanya ve hem de derin kültürel ve ekonomik Avrupa durmaktadır. Bu birlik AB olarak ya da AB olmadan da hep var olagelmiştir.
Enflasyonist ortamlar insanın zihinsel ve moral bütünlüğünü bozan resetleyen süreçlerdir. Sistemler genleştikçe ekonomik verimliliğini yitirir ve siyasal ve ekonomik amortisman karşılanamaz boyutlara ulaşır. Böyle durumlarda ekonomik networkler siyasal ağlardan daha sağlıklı çalışmaktadır.
Avrupa'nın ekonomik elitleri her zaman siyaseti belirlemişlerdir. Bu sebeple son dönemlerde Avrupa’nın ekonomik elitleri daha stratejik portreler haline gelmiştir.
Doğal olarak önümüzdeki enflasyonizasyon süreci yani enflasyonun tüm her şeyi yeniden dizayn edeceği süreç, ekonomik ve kültürel derin Avrupa’nın konsensüsünü beklemektedir. Bu konsensüs son yıllarda siyasal ve askerî dalgalanmalar ve teknolojik dizayn arayışları sebebiyle örselenmiş ve vizyon dekorasyonları geçirmiş ve geçirmektedir.
Siyasal ve ekonomik yapılar arasındaki iktidar sentezinin bozulması sonucu "Batı", siyasal ve ekonomik sentezler ve hatta antitezler aramaktadır. Aranan antitez, konsensüs sağlanamazsa yine Avrupa’nın içinden çıkacaktır. Bu sefer Fransa/Almanya veya İtalya/Fransa ve Almanya, Avrupa’nın iç siyasal antitezi olmak durumunda kalabileceklerdir. Ya da başka aktör veya aktörler Almanya ve Fransa’nın yanında yer alabileceklerdir.
Başlarda da dikkat çektiğimiz London City olgusu ve Avrupa ekonomi ve finans sistemi siyasetin ekonomik referans ve meşruiyet aradığı en önemli küresel ve bölgesel odaktır. Avrupa’nın siyasal geleceği buradan alacağı referans olmadan oluşamaz.
Ancak Rusya'nın Ruble ile doğal gaz satımı için açtığı parkur ulusal para birimleri için altın standartına bağlı yeni bir hesap edilmemiş saha açabilir. Yine Rusya'nın Ruble ile doğal gaz ödemesi teklifi küresel rezerv para olgusu kavramını iptal edecek içerik ve potansiyeldedir.
Yukarıdaki bahsettiğimiz ABD ve Avrupa’yı birbirlerine bağlayan Birinci Dünya Savaşı, Rusya'nın Altın standartına bağlı Rublesi ile kopma olasılığı da taşımaktadır. Bu olasılığı iptal edecek tek soru ABD dolarının rezerv para olma özelliği ortadan kalktığında ABD, "ABD" olma vasfını ne oranda koruyacaktır? Ve bu sorunun yanıtı olacaktır.
Son zamanlarda Elon Musk’ın Twitter’ı alma girişimlerini de bu parantezde okumak gerekmektedir. Batı iktidar prospektüslerinde dozaj uyarıları öne çıkmaktadır. Ve Batı siyasal iktidarların mı yoksa ekonomik iktidarların mı yoksa ikisinin yeni demokratik sentezinin mi rasyonel olduğunu araştırmaktadır.
ABD’de ekonomik odaklar yeni bir siyasal iktidar kombinasyonunu test etmektedirler. Rusya'nın bu noktada tarihsel olarak neredeyse her zaman olduğu gibi yine siyasal ve ekonomik dönüştürücü rolünü oynadığını söyleyebiliriz.
Bir Dolar'ın dört trilyon Mark ettiği bir tabloya doğru yolculuk küresel dönüşümün ayak sesleridir. Dr. Hjalmar Schacht'ın enflasyon ve para emisyon hacmi takibi, sürecin anahtar analizleri için tarihte fazla dokunulmadan durmaktadır.