Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

Biden ve tangoya geri dönüş

Biden ve tangoya geri dönüş

Pazartesi, 11 Temmuz, 2022 - 15:00
Gassan Şerbil
Şarku'l Avsat Genel Yayın Yönetmeni

Tango uzmanları bu dansın ilk bakışta basit göründüğünü ama öyle olmadığını söyler. Başarısı, kendisine duyulan ihtiyaca dair sağlam bir inanç, psikolojik ve fiziksel beceri, partneri, beklentilerini, korkularını ve endişelerini derinlemesine dinleme yeteneği gerektirir. Dans, sadece partnerlerden biri tarafından yapılmaz, ikisine de ihtiyaç duyar. Adımları doğru zamanda yerine getirmek, hemen düzeltmek ve uyumu yeniden sağlamak gerekir. İradenizi partnerinize dikte etmemek ya da ondan sadece sizin bir kopyanız olmasını talep etmemek, başarının koşullarından biridir. Farklılıklar dansı zenginleştirir, bağlılıksa garantisidir.

Dönemeçlerde partnerlikten ayrılma hakkınız yok. Zira bu dünyada “tango”ya ihtiyaç artıyor. Bireyler arasındaki ilişkiler için geçerli olan, devletlerin arasındaki ilişkiler için de geçerli. Yani dans, karşılıklı çıkarların doğru bir şekilde okunmasına dayanır ve her dansın çıkarlar temeline ve uzun mesafe hesaplarına dayalı olarak sürekli bakıma ihtiyacı var.

ABD, bazen adımları yönetimlerin ve yargıların değişmesinden etkilenen ekonomik, siyasi, askeri ve teknolojik bir dev. Onunla dans ederken bazen adımlar karışabilir ancak gerçekçi hesaplar her zaman diğer her şeye üstün gelir. Son sözü çıkarlar, bugünün ve geleceğin çıkarları söyler. Hiçbir dev tek başına dans edemez. Partnerleri, uygulanabilir ve sürdürülebilir partnerlikleri olmalı. Tango'nun esaslarına geri dönmekten kaçış yok.

Uluslararası ilişkileri gözlemleyenlerin, zor ve gecikmiş şu soruları sormak haklarıdır: ABD, Sovyet enkazı üzerinde yükselen Rusya ile tango yapmaya hevesli olsaydı, dünya bu noktaya ulaşır mıydı? Partnerin zafer saplantısının tangonun kurallarına ağır basmasına karşılık olarak Rusya, Vladimir Putin’in gerçekleştirmekle görevlendirildiği büyük intikam projesine ihtiyaç duyar mıydı? "NATO" ittifakı piyonlarını Rus sınırlarına doğru hareket ettirdiğinde danstan geriye ne kalıyor? Dans etmenin ilk şartı partnerinizin endişelerini derinlemesine dinlemek değil mi? Bunlar geç kalmış sorular. Çünkü deprem oldu.

Deprem sonrası politikalar öncekine benzemez. Depremin kapsamlılığı ve mevcut sahnesinden uzak bölgelerde korkunç siyasi, askeri ve ekonomik sonuçlara karşı bir uyarı olması bunu tasdik ediyor. Bu anlamda Ukrayna depreminin sadece Berlin Duvarı sonrası dünyada değil, İkinci Dünya Savaşı sonrası dünyada da eşi benzeri olmadığı söylenebilir.

Ukrayna'daki Rus savaşı ilk andan itibaren Başkan Joe Biden'ın ofisini bastı. Bu savaş bir sınır çatışması olarak kabul edilemez ve savaş dilini Avrupa Kıtası’na geri döndürmekten ibaret olmaktan daha tehlikeli. Kendisi, Sovyetler Birliği'ni yenen ve yok eden modele karşı geniş çaplı bir darbe. İş, Güvenlik Konseyi’nin daimi bir üyesinin haritaları ve işaretleri değiştirmek için bir savaşa girişmesinden de ibaret değil. Nükleer bir devletin askeri cephaneliğinin yanı sıra enerji ve buğday silahlarını kullandığı bir savaş. Bu nedenle Biden kendini zor bir durumda buldu. Ukrayna'yı kaderine bırakıp ondan vazgeçmek, ABD ve Batı'nın tahammül kapasitesini aşıyor,  "NATO" ittifakı ile Rus ordusu arasında doğrudan bir çatışmaya sürüklenme ise dünyanın kaldırabileceğinden çok daha fazla. ABD ve Avrupa’nın tercihi, Rus işgalini çok maliyetli ve tekrarlanamaz hale getirmesi için Ukrayna'yı desteklemek oldu. Ama dünyanın çözülmesi ve içinden çıkılması zor olan uzun bir savaş tuzağına düştüğü çok geçmeden anlaşıldı.

Bu hafta Suudi Arabistan topraklarında Ortadoğu'nun geleceğini ilgilendiren Cidde toplantıları bu tablonun ışığında yapılıyor. Bir Amerikan-Suudi Arabistan zirvesi ile Amerikan-Körfez-Arap zirvesi gerçekleştirilecek. Sadece bu toplantıların yapılması bile Ortadoğu'nun son yıllarda Çin'in yükselişini kontrol altına almak için bu bölgeden uzaklaşmaya başlayan Washington’ın ilgi alanına geri döndüğü anlamına geliyor. Washington, Ortadoğu'nun halen bir "ihtiyaç" olduğunu ve ABD'nin bölgenin petrolüne ihtiyacı konusundaki değişikliklere rağmen enerji piyasalarını istikrara kavuşturmanın anahtarlarını elinde tutmayı sürdürdüğünü keşfetti.

Oysa ABD yönetiminin, Yaşlı Kıta’yı Rus gazına bağımlılığı nedeniyle zor bir sonbaharın beklediğinin işaretlerinin görüldüğü bir zamanda, Ortadoğu'nun istikrarının ve enerji kaynaklarının güvenliğinin önemini hatırlaması için bu kadar fazla çabaya gerek yoktu. Bu sadece Rusya ile ilgili hesaplarla sınırlı değil, onu aşarak Çin ve İran dosyalarına da uzanıyor. Ukrayna topraklarında yaşananların 5 ay önce dünyada var olan dengelere karşı tam bir darbe sayılan büyük bir programın parçası olduğu ortaya çıkmışken ABD, Ortadoğu'dan ve kaderinden vazgeçemez.

Körfez, Mısır, Ürdün ve Irak'ın katılımıyla bu önemli toplantıların Suudi Arabistan'da yapılması şaşırtıcı değil. Suudi Arabistan'ın Arap, İslami ve uluslararası ağırlığı, Prens Muhammed bin Selman'ın ateşlediği ve ülkesini bir istikrar ve refah lokomotifine dönüştüren kalkınma hamlesiyle son yıllarda ikiye katlandı. Yeni Suudi Arabistan, istikrarlı ve müreffeh bir Ortadoğu hedefinin vazgeçilmez bir partneri. Son yıllarda Suudi Arabistan, vatandaşlarının yaşam kalitesini iyileştirme çalışmasına girişti ve bu da onu Arap ve İslam dünyasında bir ilham kaynağı haline getirdi. Suudi Arabistan, bölgesel ve uluslararası dosyaların ele alınmasında karşılıklı çıkarlara ve sorumluluğa dayalı ortaklıklar, köprüler ve ilişkiler kurdu. İlerleme, aşırı fikirlerin huzursuzluğa yol açtığı, cezp edebildiği, toplumu felç ettiği ve umutları engellediği günler sayfasını çevirdi.

ABD'nin Suudi Arabistan dahil olmak üzere bölgedeki Arap dostlarıyla ilişkileri zorlu sınavlardan geçti. Birçok ülke ABD'nin tangonun esaslarından uzaklaştığını hissetti. Partnerini derinden dinleme, Filistin-İsrail çatışmasından Yemen, İran ile nükleer anlaşmanın fasılları, Tahran'ın istikrarsızlaştırma politikasını ihraç etmeye devam etme ısrarına kadar eski ve yeni dosyalarla ilgili endişelerini anlama kurallarından uzaklaştığı duygusuna kapıldı. Sonuçları beklemek gerekiyor ama Biden yönetiminin “tango”nun esaslarına dönmeye çalıştığı açık. Ukrayna depremi sonrası, öncesi gibi değil.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya