Adı Abdulaziz Molla Muceyriş el-Muhammadavi ve kendisine kısaca Abdulaziz el-Muhammadavi deniliyor. Ebu Fedek olarak biliniyor ve lakabı da “Dayı.” Adlar çok ama işaret ettikleri kişi tek.
İran için çalışan bu sert Iraklı milis lider, Suriye'nin kuzeyindeki harap olmuş Halep'in enkazları önünde ve arasında karşımıza çıktı. Bir yanda Kuzey Suriye'nin kavurucu ayazında beton blokların ve tuğlaların altında kalanların yardım isteyen iniltileri, diğer yanda ailelerini enkaz altındaki mezarlardan kurtarmak için umudun kıyılarına tutunanların iniltileri duyulurken, Beşşar Esed rejiminin bir subayıyla şakalaşıp gülüyorlardı.
Şakalaşıyor ve dolaşımda olan videoda görüldüğü üzere Suriyeli subaya alenen şöyle diyor: “Geç kalmış veya treni kaçırmış (bir kadın da) olsa, önemli değil, bize ayırın. Bizim için sorun değil, işimizi görür.”
Ebu Fedek yine Halep’teki enkazların önünde ve arasında Beşşar Esed ile de görüştü. Esed örgütü Haşdi Şabi’nin Suriyelilere gönderdiği yardımlar için ona teşekkür ederek “Sizler kanlarınızı sundunuz” dedi. Bu sözlerle Haşdi Şabi ile Irak Hizbullahı’nın en önde gelenleri arasında olduğu Suriye'de faaliyet gösteren İranlı milisler sayfasını hatırlattı.
Gerçek şu ki, ABD ve Batı kurcalamasaydı, Suriye'deki durum bu kadar kötüleşmezdi. Bazıları bunu gizli bir siyasi niyetten kaynaklanan sistematik bir kurcalama olarak görüyor. Bazıları da bunun siyasi yüzeysellikten kaynaklandığını düşünüyor. Sebep ne olursa olsun sonuç aynı; Irak'ın, Suriye'nin, Yemen'in adeta İran'ın kucağına teslim edilmesi, Humeynist rejime sadakatlerinden gurur duyan şahsiyetlerin ortaya çıkışı.
Her ne kadar ABD Dışişleri Bakanlığı daha önce bir açıklama yayınlayıp "Abdulaziz Molla Muceyriş Muhammadavi küresel bir terörist olarak sınıflandırıldı ve 13-224 sayılı Kararname ile listeye dahil edildi" dese de, bu, durumu değiştirmedi. İşte adam mazlum Halep'te, bazen rejimin bölgelerinde, bazen Türkiye'nin kontrolündeki bölgelerde, bazen İran'da alenen dolaşıyor. Çoğu zaman terörist ve köktendinci güçlerle görüşüp dolaşıyor. Hem de depremlere ve dondurucu soğuğa rağmen. Zavallı Halep!
ABD liderliğindeki Batı'nın ve yine bizzat Batı'nın yönettiği uluslararası kuruluşların tavrı, Suriye'de hastalığın şiddetlenmesinin nedenlerinden biri ve mevcut deprem felaketinin ortasında bile, hastalığın müsebbipleri "Batı'nın onayını” kaybetmedi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü İngiliz Martin Griffiths - bu arada kendisi bize hep İngiliz siyasetçinin geleneksel nitelikleri hakkında söylenenleri hatırlatır- dün (Pazar) şunları söyledi; “Evet, BM kuzeybatı Suriye halkını yüzüstü bıraktı." Bunu itiraf ederek bize lütfettiniz Sayın Martin!
Griffiths'in adına çalıştığı BM'ye göre, 12 yıl süren ve arkasında Suriyeliler için zor bir insani kriz bırakan savaşın acısını halen çeken Suriye'nin kuzeyinde şu anda 5 milyondan fazla insan evsiz.
Tıpkı başka bir açıdan Ebu Fedek için olduğu gibi, siyasi çekişmeler, toplumsal parçalanmalar, iç savaşlar ve Suriye'nin parçalanması, görünen o ki Batı ve kurumları açısından "sorun değil, iş görür.”
TT
Bu haliyle Suriye ‘işimizi görür!’
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة