Bölgeyi etkisi altına alan kriz ve afetlerin ortasında, felaketlerden zarar görenler, gurbetçilerden sürekli bir destek buluyor. Almanya’da yaşayan yaklaşık dört milyon Türk, akrabalarına en hızlı şekilde yardım edenler oldu. Siyasi olaylar sırasında Almanya'ya sığınan bir milyon Suriyeli de ellerinden geldiğince ülkelerine gönderildi. Ekonomik kriz yaşayan Mısır’da yaklaşık on milyon Mısırlı gurbetçi, anavatanlarındaki insanlara yardım etmek için temel bir gelir oluşturdu. Lübnanlı gurbetçiler ise her yıl henüz göç etmemiş ailelere 7 milyar dolardan fazla para gönderiyor. Bu da bankaları, ekonomiyi ve ülke yapısının diğer tüm sektörlerini vuran çöküşü geciktirmeye katkıda bulunuyor.
Lübnanlılar en eski Arap göçmenlerdir. Önce Kuzey ve Güney Amerika'ya, sonra da Afrika'ya gittiler. Çok sayıda Yemenli İngiltere ve Doğu Afrika'ya seyahat etti. Geçen yüzyılın başında Körfez Arapları küçük oranlarda Hindistan'a yöneldi. Mısırlılar, Mısırlıların toprağa olan bağlılıkları nedeniyle 1950’li yıllardan önce uzak göçleri bilmiyorlardı.
Ekonomik koşulların gerilemesiyle birlikte her doğu ülkesi birer göçmen noktası haline geldi. Göç ülkelerine Irak, Suriye ve tabii ki mülteci ailelerden çıkıp başkalarının evlerinde normal bir hayat arama fırsatı bulan Filistinliler katıldı. Göçmenler ülkelerinin acı ve sorunlarından uzak bir şekilde halklarımız arasında ‘fırka-i naciye’yi (kurtuluşa eren grubu) oluşturdular. Birçoğu sürgünü güzel, özgür ve müreffeh bir vatana dönüştürmeyi başardı ve halkına köyler, camiler ve okullar inşa etmeleri için para gönderdi. Geçen yüzyılın ortasından bu yana göçün büyük bir kısmı Körfez'e kaydı.
Körfez'de daha az güçlü grup, daha güçlü gruba göç etti. Büyükelçi ve mütefekkir Abdullah Bişara'nın okumalarında anlattığına göre Umman Sultanlığı'nın eski Dışişleri Bakanı Abdullah Yusuf el-Alevi, ilk yıllarında Kuveyt ordusunda subay olarak çalışmış. Bağımsızlığının kuruluş aşamasında Kuveyt, birçok Arap'tan yardım istedi. Bunların arasında bir polis müdürü ve Moskova'daki büyükelçi vardı. Eğitim ve üniversite sistemindeki insanlardan bahsetmiyorum bile.
‘Fırka-i naciye’ ilk vatanının tökezlemesi veya pervasızlığı nedeniyle, anavatanına yardım etmek için çok para ve çaba harcadı. Lübnanlı gurbetçiler, 150 bin kişiyi öldüren savaş sırasında Lübnan'ın hayatta kalmasına büyük ölçüde katkıda bulundu. Onlar içeride savaşırken hayatta kalanlar ölüm, kin ve vahşet denizlerini inkâr ediyorlardı.
Mevcut soğuk savaşta ‘fırka-i naciye’nin hacmi daha şiddetli ve mesafeli bir şekilde büyüyecek.
TT
Fırka-i naciye
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة