Bülent Şahin Erdeğer
TT

Malcolm Little’dan Malik el Şahbaz’a ‘şehit’ten bugüne dersler

Malcolm kardeş hayatı, mücadelesi ve şehadetiyle dönemimizde yaşanan pek çok hastalığın teşhisinde bizlere örnek olmuştu. Malcolm kardeş cahiliyyeden kopuş sürecinin aşamalı olması ile bizlere örnek olmuştu. Onun serserilikten, hırsızlıktan ayrılarak Elijah Muhammed’in sapkın, tepkisel hareketi vesilesiyle İslam kültürüyle tanışması Hacc vesilesiyle evrensel sahih İslam ile tanışması ve bununla birlikte Amerika’da şehadet şerbeti içmesi birçok dersler barındırmakta.
1.Ders: Malcolm Little


(Foto kaynak: www.malcolmx.com)

Malcolm Little, Şirk’in ve cahiliyyenin pisliğine gırtlağına kadar batmış bir insanın dahi tövbe kapısıyla dönüş yapabileceğini, en kirli insanın bile kalbinin derinliklerinde İslam’ın nurunun sızabileceği bir boşluk olabileceğini göstermiştir. Malcolm Little, bu aşamada adı olmayan bir kayıp, Batı'nın sömürerek nesneleştirdiği bir "isimsiz" olduğunu fark etmişti. İşte bu noktada Malcolm “X” olmuş; X’liğinin farkına varış ezilenin ezilmişliğini fark etmesi, ezenlere tepki duymasını sağlamıştı. Bu tepki onda "yaralı bir bilinç" doğurmuştu. Elbette bilinçsizlikten iyi olan bu yaralı bilinç, ideal ve doğru bir sonuç ta değildi.
2. Ders: Malcolm Little’dan Malcolm X’e


(Foto kaynak: www.malcolmx.com)

Malcolm X, hayatındaki cahiliyye kirliliğinden arınma çabasıyla bize ilk dersi vermişti. 2. ders ise daha zorluydu.
Arınma süreci başı ve sonu olan durağan bir yolculuk değildir. Bilakis son nefese kadar yapılan sürekli bir dönüşüm ve muhasebe hâlidir. Amerikanizmin köleleştirdiği siyahilerin kurtuluşunun Afro-Amerikan dsiyahilerin kendilerine dönmeleri gerektiğini "Öze Dönüş"ü gören Malcolm X 'i bekleyen, arınmaya yönelik en büyük iç tehlike tepkiselliktir.
Malcolm, ezilmişliğin çözümünün ezenleri ezmek, ezilmişliği ezilenlerin yapacağı eylemlerin tek meşruiyet noktası olarak göstermişti.
Bu tercih, ezilmişliğin getirdiği bir öfke halidir ve ilk planda anlaşılabilir. Ancak bu öfkenin temel kriter kabul edilerek intikamın meşrulaştırılması adaletsizliği ve düşmanlaşmayı beraberinde getirir.
Zalimin zulmüne engel olmanın yolu Zalim gibi olmak demek değildir. Çünkü zalime karşı zalim olmak adaletsizliği doğurur ve zulme karşı olmayı anlamsızlaştırır.
İşte bu yüzden Malcolm’un hayatının ikinci devresindeki tepkiselliği mazlumluğunu zulmün aracı kılmasına sebep olmuştur.
Bu paradoks mazlumları zalim eden şeytani bir kandırmacadır. Hristiyan sentezli Beyaz ırkçılığına karşı gelişen tepkisel siyah ırkçılığı/İslam sentezi fikri, Ümmet merkezli adil ve dengeli evrensel İslam mesajının örtülmesine, beyazların İslam’la şereflenmelerini engeldi siyahların da ümmetçi olmalarına tabi.
İslami kimliği bulandıran bu gibi tepkiselliklerden arınma süreci devam ediyordu.
Bugün bizim coğrafyamızda da benzeri sorunlar ve gerilimler yaşamaktayız.
Horlandığı, ezildiği için tepkiselleşen, bir süre sonra da bu tepkiselliklerini adil olmanın önüne geçiren kimi Müslümanlar dengeli ve olgun bir tavırla kendilerine yapılanı başkalarına yapmama erdeminden uzaklaşmaktadırlar.
Kimi Türk-İslam, kimi Kürt-İslam sentezleriyle savrulmakta...
Ezilmiş olma intikam zaafını beslemekte intikam da karşı olunanın aynısını tekrarlama hatasına düşürmektedir.
Bu anlamda Malcolm X’in hayatını konu edinen sinema filmindeki bir sahne akıllardan çıkmamaktadır:
Malcolm X adamlarıyla beraber Nation of Islam merkez binasının kapısından içeriye girmektedir. Tam o sırada beyaz genç bir kız karşısına çıkıp siyahların mazlumluğunun farkında olduğunun Amerika’da yaşlanılan bu zulme karşı neler yapabileceğini sorar. Malcolm kıza dönerek soğuk ve sert biçimde cevap verir: Hiçbir şey! Ve suratına kapıyı kapatıp içeri girer.
Tutarlı bir temele dayanmayan kompleksli bu ruh hali ancak zulmü zalimi de özgürleştirecek biçimde aşma ve kucaklayıcı bir ferasetle aşılabilirdi.
3. Ders: Malcolm X’ten Malik el-Şahbaz’a


(Foto kaynak: www.malcolmx.com)

2. ders bu ferasetin gerekliliğine dikkat çekiyordu. Bir X olan ve hiç sayılmanın intikamıyla siyah ulusçuluğu-İslam sentezini dillendiren Malcolm X, Hacc’a gider. Hacc’da kendisiyle aynı hassasiyetleri taşıyan dili rengi farklı kardeşleriyle karşılaşan ve uygulamalı olarak ümmetçiliği yaşayan Malcolm kardeş, sahih bir dönüşümle ulus kimlik-İslam sentezinden özgürleşerek Tevhidi İslami kimliğe ulaşmıştır. Amerikalı mazlumların kurtuluşunun beyazlar gibi olmamak olduğunu, onların yaptığı gibi yapmamayı aksine beyazları, hispanikleri, Kızılderilileri ve siyahları kuşatan özgürlük ve barış kuşağında olduğunu yani İslami kimlikte olduğunu dillendirmiştir.


(Foto kaynak: www.malcolmx.com)

Bu sonuç onun, Malik el-Şahbaz olmasını getirmiş böylece özelde zencilerin uğradığı hakları gözeten ama bu gözetmeyi tek dava edinmeyen siyahların ezilmişliğinin sebebini İslamsızlıkta gören bu ezilmişliğin çözümünün karşı ulusçuluk olmadığını dillendiren tevhid ve adalet ekseni dengeli bir kimlikle sonuçlandırmıştır. Katışıksız saf tevhide ulaşan Malik kardeş bunun bedelini de terk ettiği intikamcı adamlarının namluların çıkan kurşunlarla ödemiştir. Şehadet birbirlerinden beslenen beyaz-siyah ulusçuların işbirliğini ve aslında küfrün tek millet olduğunu göstermiştir. Malik el-Şahbaz kardeşimizin şehadeti bugün bizlere çok şey anlatmaktadır.
Selam ve dua, vasat ümmeti hedefleyen İslami kimliklerine tepkisellik ve intikam karıştırmayan ilim sahiplerinin üzerine olsun…