Irak ve Lübnan’da öfkeli halk kitleleri nereye kadar gidebilir?
Sloganları açık ve net. Var olan bütün politikacıların gitmesi, siyaset tahtasından silinmeleri ve yerlerini yeni şahsiyetlerin, yeni bir metotun kısaca yeni bir hayatın alması.
Lübnan’daki protesto gösterileri bu talebi, “Hepiniz yani hepiniz. Hiçbirinizi istemiyoruz” sloganı ile dile getirirken Irak meydanları, ünlü “Bıçak kemiğe dayandı” sloganı ile ifade ediyor.
Bu değerli bir talep, bedeli tehlikeli ve kıymetli yüce bir istek.
Ancak Iraklı ve Lübnanlı politikacılar onunla nasıl başa çıkacaklar?
Tüm partilerin ya da grubun liderleri çıkıp protestoculara: Evet, siz haklısınız. Bizim siyasi hayattan çekilmemiz sizin öfkenizin dinmesi için iktidarın nimetlerinden, ganimetlerinden vazgeçmemiz gerekiyor mu diyecek?
Bu imkansız olduğu için her 2 ülkede de politikacılar , “Yolsuzlukla mücadele ve ulusal bağımsızlığı güçlendirme zaten benim programım, benim projem, benim tarihim. Ben onlardan değil sizden biriyim” diyerek protestocuları kandırmaya çalışıyorlar.
Irak’ta tüm siyasi taraflar protestocuları kandırmaya, onların istedikleri gibi olduklarına inandırmaya çalışıyorlar.
Asaibu'l Ehli'l Hak milis gücünün lideri Kays el-Hazali ve parlametodaki bazı milletvekilleri ile 14 yıl iktidarda kalan İslami Davet Partisi bile bunu iddia ediyor.
BAE merkezli el-İttihad gazetesinde yayınlanan yazısında Iraklı yazar ve araştırmacı Reşid el-Hayun da İslami Davet Partisi’nin bugünlerde yayınladığı, tamamı bu tür iddalar ile dolu hatta gerçekleri çarpıtan adeta halk ile dalga geçen açıklamadan duyduğu şaşkınlığı dile getiriyordu. Bu açıklama şu ayet ile başlıyordu: “Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyunuz, başka yollara uymayınız; zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır.”
2003 yılından sonra Irak’ın servetini ve makamlarını paylaşan bütün siyasi güçler, bedeli ve cezası ne olrsa olsun bu ganimetleri bırakmaaycaktır.
Bir Iraklı uzmanın belirttiği gibi Irak’ta devlet makamları, alınıp satılıyor. Her bakanlık bir partiye tahsis ediliyor.
Partiler de sahip oldukları bakanlıkları diğer partilerden en fazla ödeyene satıyorlar.
Sözgelimi, Middle East Online haber sitesinde yer alan haberde de belirtildiği gibi bazı bakanlıklar, 20 milyon dolara satılmış.
Öte yandan Haşdi Şabi’nin ünlü liderlerinden biri de tek bir kelime bile İngilizce bilmeyen kardeşini üst düzey bir uluslararası diplomat olarak atamış.
Bütün bunlara dayanarak ve gerek Irak gerekse de Lübnan’da Şii, Sünni, Müslüman ve Müslüman olmayan bütün siyasi sınııfın çıkarlarının boyutunun büyüklüğüne bakarak her 2 ülkedeki savaşın bir kazananı olması gerektiğini belirtmeliyiz.
Bunun aksi savaşın ertelenmesidir.
TT
Iraklı ve Lübnanlı politikacılar halka teslim olacak mı?
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة