Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Kuala Lumpur'daki 'Zarar Toplantısı'

Daha ilk adımlarını atmadan tökezleyen bir girişim. Malezya’da düzenlenen Kuala Lumpur Zirvesi’nden bahsediyorum. Zirvenin amacı İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) için "alternatif" bir oluşum meydana getirmek. Zirveye üye olan ülkeler Arap ülkeleri değil. Siyasal İslam fikirlerini benimseyen liderler zirveyi yönetiyor.
Bu zirvenin yapılması için çağrıda bulunan lider Malezya Başbakanı Şeyh Mahathir Muhammed’dir. Şeyh Mahathir Muhammed, analistlerin tamamına göre iktidardaki ilk uzun dönemi boyunca İslamcı Arapların nezdinde ve Malezya'da politikanın yıldızlarından biri olarak görüldü. Tekrar iktidara geldiği ikinci döneminde ise İhvan mensubu aktivistlerin ve onların ekonomi ve eğitime dair girişimlerinin etkisinde kaldı. Mesela Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi buna örnek verilebilir.
Kuala Lumpur Zirvesi’nin özel konuğu Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dı. Erdoğan’ın Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Kuala Lumpur Zirvesi ile ilgili hazırlıklar çerçevesinde Katar'ın başkenti Doha'da bir toplantı düzenlediklerini gizlemedi. Amaç, yenilikçi Mahathir organizasyonuna katılan ülkeler arasında özel bir koordinasyon oluşturmak ve yeni bir ittifak kurmaktır. Türk bakanın Mahathir’in Malezya’sı ile özel bir ittifak kurma konusundaki sözleri dikkat çekiciydi. İttifaka ilişkin maddelerden en önemlisi: “İslamofobi ile mücadele etmek için medya alanında bir ortaklık kurmak.”
Asıl dikkat çekici olan ise daha önce de sorduğum gibi İran niçin başta bu “zarar zirvesine” katılacağını açıklamadı? Erdoğan’ın Türkiye’si ve Mahathir’in Malezya’sı ise bizi hayal kırıklığına uğratmadı. Öte yandan zirveye İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de katıldı. Riyad Zirvesi’nde yer almayan Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani de Kuala Lumpur zirvesinde hazır bulundu. Körfez Zirvesi’ne katılan Katar heyetinin daha önce İran tehdidiyle yüzleşme gereğinin altını çizdiğini unutmayalım!
Arap olmayan en önemli Müslüman ülkeler, ya Pakistan Başbakanı İmran Han gibi beşli zirveyi boykot edip katılmaktan vazgeçtiler ya da Endonezya Cumhurbaşkanı Joko Widodo gibi zirveye temsilcilerini gönderdiler.
Bu, Malezya-Türkiye-Katar-İran ittifakının hedeflerinin Araplar için oluşturacağı tehlikeyi küçümsemek anlamına mı geliyor? Arap derken İran, Türkiye ve "İhvan" çıkarlarını reddeden Arapları mı kastediyoruz?
Tabii ki hayır, ama dikkatli olmak ve bu "zararlı" koalisyonu parçalamak için durmaksızın çalışmak gerekiyor.
İyi niyetli olmayan bu toplantının hedefi Araplardır. Ilımlı ve meşru İslami işbirliğinin liderliğini yapan Suudi Arabistan’dır.
Malezya lideri Mahathir Muhammed ile Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz arasında geçen telefon görüşmesinde Suudi Arabistan’ın tutumu netti. Suudi Arabistan, tüm İslami meselelerin İslam İşbirliği Teşkilatı aracılığıyla ele alınması gerektiğini savunuyor.
Kuala Lumpur girişimi sadece bir ilk adımdır, dikkatli olunması halinde tüm bu batıl girişimler yok olacak.