Iraklı gazeteci Mezar Kemal, ‘Daraj’ adlı sitede yayınladığı haberinde, Irak’ta şeytanlar ile melekler arasında yaşanan savaşı ele aldı.
Irak’ta üç ay önce patlak veren halk öfkesi, sırtında yaklaşık 500 ölünün ve 17 bin yaralının kanını, kaçırılanların ve tehdit edilenlerin ağırlığını taşıyor.
Bugün Irak’ta değişimi talep edenler; kadın erkek sıradan Iraklılar, Bağdat, Babil, Nasiriye, Basra ve her şeyden önemlisi Şiiler için dünyadaki en kutsal makamların bulunduğu Necef ve Kerbala’nın yani bu coğrafyanın çocukları. İktidar partilerini, gelecek umudunu öldürmek, yolsuzluk ve İran’a hizmette uzmanlaşmakla suçlayanlar da onlar.
Ancak bu partiler, ne kadar harcalarsa da bitmeyecek mallara, askeri kanatlara, Kays el- Hazali’nin el-Ahd, Nuri Maliki’nin el-Vifak kanalı gibi televizyon kanallarına, sosyal medya hesaplarına sahip. Bütün bunlar, söz konusu partilerin çıkarlarını korumak, Irak halkının kendisi de olsa düşmanlarını ihanetle suçlamak için seferber edilmiş durumda.
Bu partiler, batıl inançlıdırlar. Dolayısıyla söz konusu batıl inançlı güçlerin liderlerinin, Iraklılara karşı yürüttükleri bu büyük çatışmada, gayb ve meleklerden yararlanma arzusu da normaldir.
Iraklı gazeteci Mezar Kemal, Ammar el-Hekim’in önderlik ettiği Irak İslam Yüksek Konseyi liderlerinden Sadreddin Kabanci’den şunları naklediyor;
“Necef’teki Seyyid Muhammed Bâkır’ın türbesini protestoculardan korumak için gökten melekler inmiştir.”
Oysa gerçekler, orada insanları öldürenlerin, el-Hekim’in İslam Konseyi’ne bağlı Seraya Aşura (Aşura Tugayları) olduğunu söylüyor. Necef’teki 1920 Devrim Meydanı’nda en az 20 gösterciyi öldürdüğünü ve 300’ü aşkın kişiyi yaraladığını kanıtlıyor.
Melekler asıl bu batıl inançlı milis güçlerin yaptıklarını rahman ve rahim Allah’a şikâyet ediyorlar. Binaların çatıları, Bağdat’taki köprüler ve meydanlardan göstericilere ateş açanlarla meleklerin hiçbir ilişkisi olamaz. Meleklerle Bağdatlı protestocu genç kızları kaçıranlar arasında bağlantı olamaz.
Dinin arkasına saklanan şer gruplarının bu tavırları ve sözleri yeni değildir. Aksine bu bilinen ve daha önce de kullanılmış bir yöntemdir. Filistinli İhvancı (Müslüman Kardeşler) Abdullah Azzam’ın, Afgan örgütlerin safında savaşan beyaz giyimli meleklerden bahseden hurafelerini kim unutabilir? Afgan savaşında Arap ve diğer milletlerden ölülerin bedenlerinin keskin bir misk kokusu yaydığı efsanesi unutulabilir mi? Doğrusu neden kokunun, başka bir şey değil de misk olduğunu bugün bile bilmiyorum!
Gökyüzü, melekler ve bütün hayır kaynakları, sahtekâr ve düzenbazların yalanlarının dışındadır. İlahi adalet, bu çetelerin döktüğü masum kanını ve uğradıkları zulmü hesapsız bırakmayacaktır.
Bugün Irak’ta Humeynici çetelerin, onlardan önce de Azzam’ın öğrencisi Usame bin Ladin’in kurduğu El Kaide örgütünün katliamlarında, kıyımlarında çocuklarını kaybeden annelerin döktükleri gözyaşlarının hesabını soracaktır.
Temiz ve günahsız melekler ise bunlardan ve eylemlerinden uzaktır.
TT
Iraklı partiler için savaşan melekler
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة