Tevfik Seyf
Suudi yazar ve düşünür
TT

İzutsu: Semantikten evrensel bakışa

Bu yazı, hayatını Kur'ân metnini anlamaya adayan, Kur'ân-ı Kerim’in tam mealinin yanısıra bu konuda 9 kitap yayınlayan Japon düşünür Toshihiko Izutsu’yu* tanıtmayı hedeflemektedir. Bu kısa tanıtımdan amacım, gerek araştırmacılar gerekse davetçiler için son derece önemli ve yararlı görüdüğüm bu yetenekli düşünürün eserlerine dikkatleri çekmektir.
Izutsu, 1914 yılında Tokyo’da doğdu ve 1993 yılında vefat etti. Üç kitabı Dr. İsa el-Akub tarafından Arapçaya çevrildi. "Kur'ân’da Allah ve İnsan" kitabı ise Dr. Hilal el-Cihad tarafından bir kez daha çevrilerek yayınlandı. Bu kitap, Izutsu’nun en ünlü kitabıdır. Bunun nedeni de ele almış olduğu konunun yenilikçi ve alanında eşsiz olması olabilir.
Dr. el-Cihad, kitaba yazdığı önsözde, Izutsu’nun çalışmasının Kur'ân metninin amaçlarının daha iyi ve derin anlaşılmasına yardımcı olduğunu, insana sanki onu ilk kez okuyormuş hissini verdiğini yazmaktadır. Ayrıca geçici olarak kutsallıktan soyutlanmamız yani kendisini salt bilimsel bir açıdan görmek için Kur'ân metninden ayrılmamız şartıyla metindeki birçok anlam seviyesini idrak edebileceğimizi belirtmektedir. Bir Müslüman için kendisine özgü kutsallığın etkilerinden soyutlanarak Kur'ân’a bakmanın kolay olmayacağını elbette biliyoruz. Buna karşın, Kur'ân’ın bilgi hazinelerini açığa çıkarmak, göstermek için kutsallığa ihtiyacı yoktur. Tek ihtiyacı olan, derin düşünme ve sabırdır. Kur'ân’da anlam seviyelerinin çeşitliliği bilindik bir durumdur. İmam Caferi Sadık’ın deyimiyle, o 7 deniz ya da 70 denizdir deseniz de haksız sayılmazsınız. Daha derin seviyeler, tek bir okuma ya da tek bir kültürel dönemde ortaya çıkmaz.
"Kur'ân’da Allah ve İnsan" kitabı ile Izutsu, Kur'ân’ın davet ettiği evrensel bakışı keşfetmek istemiştir. Evrensel bakış, insanların birbirleriyle ve doğa ile ilişkilerini düzenleyen, dini perspektifleri temel alan felsefik bir zemindir. Bu felsefik zemin ayrıca söz konusu perspektifleri uygulama şeklini yani inanç yahut kelam ilmi, şeriat ya da fıkıh adını verdiğimiz şeyi belirleyen sistemlere de dayanmaktadır. İnanç ve şeriatın her ikisi de, akla yatkın ve tüm parçalarıyla uyumlu olması için dünyaya ilişkin rasyonel ve birleşik bir vizyon üzerine kurulmuş olmalıdır.
Izutsu’nun bu çalışmasında takip ettiği metot ise, Kur'ân’ı sözlük anlamı ve dilsel yönden yani semantik metot ile araştırmaktır. Yani, toplamda daha geniş bir dini perspektif ile bağlantılı, açıklayıcı ya da yönlendirici bir işlev gören anlamsal alanı kavramanın anahtarları olarak sınıflandırdığı ifadeleri ele almaktadır.
Izutsu’ya göre, anlamsal alan, bir anahtar kavramalar sisteminden meydana gelir. Bu sistemde kelimeler ve ifadeler, temel anlamlarından bir dereceye kadar farklı yeni anlamlar kazanmak için dönüşüm geçirirler. Örneğin “saat” kelimesinin, temel bir anlamı vardır. Bilindik bir zaman dilimini ifade etmek için kullanılır. Ancak, “Onlara vaat edilen asıl azap, kıyamet saatidir. Kıyamet gününün azabı ise, daha korkunç ve daha acı olacaktır.” ayetinde geçen saat kelimesi ise hesap günü ile bağlantılı anlamsal alan çerçevesinde okunmalıdır. Yani burada saat kelimesi, sunulduğu bağlamdan türetilmiş yeni anlamı olana kıyamet şeklinde anlaşılmalıdır.
Izutsu, dilin basit bir anlamı ifade etme aracı değil aksine şeyleri anlamlandırmanın ortağı olduğunu söyler. Bu nedenle, dilin rolü şeyleri ifade etmenin ötesine geçerek kültürü teşkil etme ve sınırlarını belirlemeye katkıda bulunmaya uzanır.
Dolayısıyla Izutsu kurumsal bir felsefi bakış açısına ulaşmak için Kur'ân’ın dilini analiz etmek istemiştir. Izutsu’nun çalışmaları ile felsefi bir bakış açısı benimseyen ve bunu Kuran’ın dilini okumak için bir dayanak olarak kullanan Muhammed Şahrur’un çalışmalarını bir karşılaştıralım. Her ikisi de aynı konu “Kur'ân metni” üzerinde çalıştılar ama her birinin gayesi farklıydı. Tek başına bu bile, belirli bir açıklayıcı metodun ya da belirli bir kültürel dönemin hakkını tam olarak vermesinin imkansız olduğu Kur'ân metninin, bilgi hazinesinin bir kısmını ortaya koymaktadır.
*Izutsu’nun kitapları Türkçe'ye farklı yayınevleri tarafından çevrilmiştir.