İran Devrim Muhafızları’nın Ukrayna yolcu uçağını vurması, Tahran rejiminin terbiye edilme gerekçesi olur mu?
Bu yolcu uçağındaki 176 masum insan, Devrim Muhafızları’nda görevli taşralı bir aptalın, uçağı ABD’ye ait seyir füzesi sanması sonrası kontrolündeki füzeyi ateşlemesi sonucu hayatını kaybetti.
Genelkurmay Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Ruhani, Dışişleri Bakanı Zarif ve hatta Dini Lider Hamaney dahi, oyalamalardan sonra geçte olsa olayın sorumluluğunu kabullenip, suçlarını itiraf etti.
Bir aktivistin Twitter’da yazdığı gibi;
“Bu gecikmenin sebebi ABD’nin öldürdüğü ‘süpermenin’ yani General Kasım Süleymani’nin cenaze merasimiydi.”
Tahran yönetimi, dış baskıların artması ve olayın ayyuka çıkmasının ardından, en üst düzey yetkililerin ağzıyla uçağı kendilerinin vurduğunu kabul etti ve başsağlığı diledi. Ancak yolcu uçağındaki kurbanların ailelerini teselli etmek mümkün olmadı.
İran İşçi Haber Ajansı ILNA’ya konuşan reformist din adamı Ali Ensari, “Şüphesiz bu olay bir trajedidir, yöneticilerin meseleyi ele alış biçimleri ve gecikmiş itirafları ise daha trajiktir” dedi.
İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, kışkırtıcı bir şekilde olayın sorumluluğunun ciddi bir kısmının Amerikalılarda olduğunu iddia etti. Zarif, Twitter’dan, “ABD'nin maceracılığından kaynaklı kriz anında yapılan insani hata faciaya yol açtı” mesajını paylaştı. Aktivist Beta Rezaki de aynı mecradan, “Sayın bakan bu bitiş çizgisidir, her şeyi mahvettiniz” diye karşılık verdi.
‘Her şeyi mahvettiniz’ bu ibare duygu durumunu belirtmesi açısında kurşun gibi ağırdı. Yolcu uçağında hayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğu çifte vatandaşlığı olan İranlılardı. Kanada Başbakanı Justin Trudeau’nun deyimiyle; İran rejiminden kaçmış ve başarılı olmuş insanlardı. Kurbanların yakınlarının çektiği acı elbette tarif edilemez. Ancak olayın bir de ulusal boyutu var; İran devletinin imajı sarsılmış, halkın milli duyguları zedelenmiş durumda. Yani olayın trajik yönünün yanı sıra aptallık içeren bir yönü de var.
Geçmişte benzer bir olay Muammer Kaddafi’nin Libya rejiminin yola getirilmesine vesile olmuştu.
Pan Amerikan Havayolları'na ait Boeing 747 tipi uçak, içine bomba konması sonrası, 21 Aralık 1988'te İskoçya'nın Lockerbie kasabası üzerinde infilak etmiş, uçaktaki 259 kişinin yanı sıra Lockerbie sakinlerinden 11 kişi hayatını kaybetmişti.
Kaddafi sorumluluğu kabul etmiş ve kurbanların yakınlarına yüklü bir tazminat ödemişti. Daha sonra bu olayın da sorumlularının İran Devrim Muhafızları olduğu iddia edilmişti ancak bu başka bir mesele.
Ukrayna uçağının düşürülmesi, Batı kamuoyunu İran Humeyni rejimine karşı birleştirir mi? Bu dökülen kanlar nihayet İran’ın gerçek yüzünün görülmesine sebep olur mu? Batıdaki sol medya ve Amerikan yönetmen Michael Moore gibi takıntılı tipler İran’ı olduğundan farklı göstermeye alışkındır zira.
Bu cinayet İran rejiminin gericiliğini ve suçluluğunu ortaya çıkardı. Bu defa alışıldığı üzere Araplara değil Batı ülkeleri vatandaşlarına yönelik suç işledi.
TT
Ukrayna uçağı, İran'ın Lockerbie'si mi?
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة