Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

​Küçük salgın büyük salgını kovuyor

İşte dünyanın tamamı izolasyonda. Gönüllü ya da zorunlu olsun izolasyon birdir. Koronanın nereden geldiği değil nereden çıkıp gideceği önemlidir. Büyük felaketlerde insanların tabiatları eşit, tepkileri paraleldir.
Birbirleri ardı sıra yayınlanan haber bültenlerinin hepsinin vaka ve ölü sayısı ile başladığını ve 94 bin kişinin iyileşme haberini en sona bıraktığını fark etmiş olabilirsiniz. Bu mantığa aykırılık neden? Çünkü korku -özellikle de bilinmezlikten duyulan korku- mantığı devre dışı bırakır, batıl inançları ve efsaneleri güçlendirir. Korku aynı zamanda hem bir şeyi hem de aksini yapar. Bir yandan insanın aklını kaybetmesine diğer yandan aklını başına toplamasını sağlar. Libya bunun en iyi örneğidir. Dünyanın neredeyse tüm ulusları Libyalılar arasında arabuluculuk yapmaya çalıştı ama sonuçsuz kaldı. Libya yaklaşık on yıldır yanıyor ve parçalanıyor. Sonra birden görülmeyen bir ejderha ortaya çıktı. Çatışan taraflar hemen tam bir ateşkes deklare etti. Libya halkının kendilerini büyük salgından kurtaran küçük salgın, aileden kurtaran yabancı için Allah’a şükrettiklerini bir hayal edin.
Doğrusu korona ile ilgili hatıraların, yoldaş Putin’in uzattığı görev süreleri gibi bir sonu yok. Nedeni de belirsizlik ve paradokslar. Araştırmacılar, bu sinsi vb. salgınların sebebinin, hijyensizlik, Çinlilerin yarasa çorbası ve fare sosu gibi lezzetleri olduğu konusunda oybirliğine vardılar.
Eğer durum böyleyse, merhum İhsan Abdulkuddus’un “Uridu Hallen” (Bir Çözüm İstiyorum) adlı ünlü romanında istediği gibi buyurun da şu soruna bir çözüm sunun. Eğer salgının temel nedeni kendisine davetiye çıkaran bu ortamlarsa on milyonlarca Hindistanlı, sokaklarda çöp torbalarının yanında uyuyor, yemek yiyor ve doğuyor. Peki, Hindistan’da koronaya yakalananların sayısı ne kadar? Bu satırların yazıldığı ana kadar 300’dü. Bu nasıl oluyor? Yanıtı İliya Ebu Madi, cevapları olmayan sorulardan oluşan şiirinde veriyor: Bilmiyorum!
Ne var ki, bu yanıt, şiirde kabul edilebilir ama bilimde kabul edilemez. İnsanlığın tamamı bilimden “Korona nedir?” sorusuna cevap vermesini bekliyor. Dünyanın iki en önemli devletinin de buna bir cevabı yok. Donald Trump, koronanın bir Çin virüsü, Çin ise bir ABD icadı olduğunda ısrarlı. Çin’de salgın baş gösterdi ve sona erdi. Oysa ABD’de bazı eyaletler, bilhassa New York, Silikon Vadisine yani en gelişmiş teknolojilerin vadisine ev sahipliği yapan Kaliforniya gibi bilgi ve teknolojinin en gelişmiş olduğu eyaletler şimdi olağanüstü hal ilan ediyor. Ancak, Silikon Vadisinin bugünden sonra teknolojinin merkezi sayılmayacağı kesin. Vuhan’da geliştirilen uygulamalar bunun yeterli bir kanıtıdır. Ben ise maalesef bu gelişmeleri takip edemiyorum. Hala Nokia’nın ilk nesil telefonunu kullanıyorum. Hani şu açmak için yeşile kapatmak için kırmızıya bastığınız. Sanırım öyleydi.