Koronavirüs salgını dünyayı kasıp kavurduğu gibi aynı zamanda dünya ülkelerinin sağlık, ekonomik ve idari sistemlerinin yeteneklerini ayan beyan etti.
Süreç hem gerçekten dayanıklı ülkeleri hem de kendisini Dünyaya güçlü gösteren ama aslında hazırlıksız yakalanan ülkeleri tek tek ortaya çıkarttı.
Tıpkı rüzgarların uçurup dağıttığı ağaç yapraklarını fırtınaya katışı gibi.
O halde şöyle diyebiliriz, muazzam bir sorun paketi olan yeni tip koronavirüs, aynı zamanda kendini göstermek için büyük bir fırsat.
Özel olarak Lübnan örneğini ele alalım. Lübnan devleti, yalnızca Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın liderliğini yaptığı siyasi hareketin ve müttefiği Hizbullah’ın etkin olduğu 30 yıldır değil, bundan çok daha önceden beri krizlerle boğuşuyor.
Lübnan, hem etnik/dini kimlik siyasetinden hem ekonomik alanda mafyacılıktan, hem de Batı ve İran gibi emperyal güçlerin nüfuz politikalarından mustarip.
Malum, bu nüfuz gölgesinin sınırı yoktur!
Lübnan devletinin durumu, son yıllarda amansız hastalık noktasına geldi.
Devletin imajı, İran partisi ‘Hizbullah’ın lehine zedelendi.
Gerçek yüzünü ‘maske’ ile gizleyen Hizbullah’ın siyasi makyajı aktığında ise ortaya şu tablo çıkar:
Hizbullah, ordusu, polisi, istihbaratı, ekonomisi, medyası, dışişleri ile yabancı bir ülke olan İran’ın ideolojik partisidir.
Ve Lübnan devleti bu yabancı devletin uzantısı partinin rehinesi durumundadır.
Dolayısıyla Lübnan toprakları da İran’ın mandası haline gelmiştir.
Eskiden Esed’in Suriyesi’ne ve diğerlerine karşı ‘Lübnan’ın egemenliği’ni savunan savaşçılarından olan Lübnan Cumhurbaşkanı hakkındaki bu yorumları okurken yukarıdakileri hatırlayın.
Cumhurbaşkanı Mişel Avn, Suriyeli mültecilerin ve koronavirüsün neden olduğu krizin yüklerini taşımada uluslararası toplumdan yardım talebinde bulundu.
Avn; Lübnan Başbakanı Hassan Diyab’ın ve bazı bakanların da katılımıyla Uluslararası Destek Grubu üyeleriyle yaptığı toplantıda, Lübnan devletinin kapsamlı bir mali plan hazırlamak üzerine çalıştığına değindi. Bu planın ekonomideki köklü dengesizlikleri ve 15 yıl süren yıkıcı savaşların ardından 30 yıllık yanlış ekonomi ve mali politikaların yol açtığı deformasyonu düzeltmeyi hedeflediğini açıkladı.
Avn, dünya öncelikle onun taahhüdünü finanse etmeye adansa da, ne İran’ın Lübnan’daki kolu Hizbullah’ın rolü hakkında ne de dünyanın birçok ülkesinin bu partiyi terör örgütü olarak sayması konusunda tek kelime etmedi.
Lübnan, başta Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri –Katar hâriç, belki de…?- olmak üzere Arap dünyasının çoğuna karşı çıkan bir partiye mahkumken Dünyadan nasıl finansal yardım isteyebilir?
Hangi yüzle!?
TT
Lübnan ve siyasi korona!
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة