Şu anda bana ulaşan sorular arasında belki de en önemli ve belirgin olanı, Kovid-19 virüsüne karşı etkili bir aşının ne zaman üretileceğidir. Beklenen bu tarihi belirleyebilmeyi ne kadar çok isterdim. Ancak değişmez gerçek şu ki, bu tür bilimsel keşiflerin sonuçlarını hiçbir şekilde tahmin edemeyiz.
Bu küresel kriz, en önemli düşünür ve uzmanları, dünyanın onlarca yıldır görmediği uzun ve yoğun bir bilimsel çaba ve çalışma, son derece iddialı testler yürütmek için harekete geçiren bir neden oldu. Ancak herhangi bir araştırma projesinin başarısına güvenmek garantili bir konu değildir. Zira bu tür projelerin ve girişimlerin çoğu başarısız olacaktır. Şu anda yapabileceğimiz tek şey, gelecek vaat eden en iyi fikirlere ve projelere yatırım yapmak ve mümkün olan en kısa sürede üretim ve dağıtıma başlamak için en zeki stratejileri takip etmektir.
Bu stratejiyi uygulamak için de küresel iş birliği ve yardımlaşma için sağlam bir temelden yola çıkmalıyız. 200 devlet tek başına çalışıp bireysel çabalar harcadığında ulaşacağı sonuçlar, tüm bu ülkelerin kapsamlı, adil ve birleşik bir çözüme ulaşmak için bir araya geldiklerinde ulaşacakları sonuçtan daha az verimli ve adil olacaktır. Basitçe söylemek gerekirse eğer el ele vermezsek ve tüm dünya tek yürek olmazsa bu bekleyişimiz uzayacak, aşı gecikecek ve ihtiyacı olan herkese sağlama imkanı olmayacak. Dolayısıyla kurtarmamız mümkün olan çok sayıda kişi hayatını kaybedecek, dünya kaçınılması mümkün olan trilyonlarca dolar kaybedecek. Doğrusu şu ki dünya bu krizden önce bu kertede bir uluslararası dayanışma gerektiren ciddi ve kapsamlı bir sorunla karşılamamıştı. Bu mesele göründüğü gibi kolay olmamasına rağmen birçok kişinin bilim adamlarının çabalarını desteklemek, aşı, tanı testleri ve tedavileri geliştirmek ve üretme sürecini hızlandırmak, herkese ulaşmasını temin etmek adına uluslararası bir koalisyon kurmak için çalıştığını görmek çok umut vericidir. 2016 yılında salgınlar için aşı geliştirmek ve dünyanın dört bir yanına dağıtmak amacıyla birçok ülke ve yardım kuruluşunun katılımıyla Salgın Hazırlık Yenilikleri Koalisyonu (CEPI) kuruldu. 20 yıl önce de dünyadaki en yoksul toplumların gereksinimlerini karşılamak ve aş dağıtımı için etkili bir mekanizma sağlamak amacıyla Küresel Aşı İttifakı (GAVI) kuruldu. İttifak o günden bu yana 13 milyon çocuğun hayatını kurtarmayı başardı. Ancak şu anda daha önemli olan soru şu: Büyük fonları ve yetenekleri, tüm bu çabaların bu küresel kurumların yaşadığımız ciddi krizle başa çıkmasına yardımcı olmasına odaklanmasını nasıl sağlayabiliriz?
Bu yıl G20 dönem başkanı olan Suudi Arabistan, bu yaklaşımın takip edilmesi çağrısında bulundu. Mart ayının sonunda düzenlenen G20 Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde CEPI ve GAVI kurumlarına güçlü bir destek sağlayacak temel taşı oluşturdu. Ayrıca virüsle mücadeleyi desteklemek için 500 milyon dolar değerinde bir finansman sunma sözü verdi. Bu, yürüyüşün devam etmesi, daha fazla destek ve başkalarını katkıda bulunmaya teşvik etmek için güçlü bir başlangıç noktası oluşturdu. Öyle ki dünya liderleri, 24 Nisan’da telekonferans yöntemiyle bir araya gelerek Kovid-19 virüsü ile mücadele konusunda mayıs ayında bir dünya zirvesi düzenleneceğini açıkladılar.
Bill ve Melinda Gates Vakfı da virüsle mücadele konusuna küresel ve kapsamlı bir yaklaşım benimsedi. Geçen hafta 150 milyon dolar değerinde ek bir bağışta bulunacağını açıkladı. Bu son bağış ile şubat ayından bu yana Kovid-19 salgını ile küresel mücadeleye yaptığımız katkının toplam değeri 250 milyon dolara ulaşacak. Bu bağışın önemli bir bölümü aşı ve test kiti üretimine, tedavilerin geliştirilmesine tahsis edilecek. Fakat biz aynı zamanda bazı Ortadoğu ülkeleri ve Pakistan – ki bu bölgeden bizzat ben sorumluyum- dahil düşük ve orta gelirli ülkeleri de güçlendirmek ve virüsle mücadelelerini takviye etmek amacıyla destekliyor ve kendilerine acil yardımlar sunuyoruz.
Bağışçıların sayısı ve bu ciddi tehdit ile mücadele için küresel ölçekte iş birliği yapma ve çaba göstermekte ne kertede istekli olacakları önümüzdeki haftalarda karşı karşıya kalacağımız en gerçek sınav olacak. Bu salgının dünyayı ele geçirmesinden itibaren birçok analist iki seçenek ile karşı karşıya olduğumuza dikkat çekti: Ya kendimizi koruma çabasıyla daha çok içe kapanacağız ya da sınır tanımayan bu gizli düşmana karşı en iyi korumanın tüm dünyanın ona karşı mücadelede tek saf olması olduğuna inanacağız.
İkinci seçenekte ilerlemek için bağışçılar, aşı, tanı testleri ve tedaviler geliştirmek ve bunları istisnasız herkese sağlamak için birleşik küresel çabaların finansmanına katılmalıdır.
Bill ve Melinda Gates Vakfı Küresel Ortaklıklar Direktörü Yardımcısı
TT
Dünya Kovid-19 ile mücadelede tek saf
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة