Cezayir’in eski Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika göreve başladığı zaman halka seleflerinin yolsuzluğundan dolayı ülkenin 12 milyar dolar kaybettiğini söyledi. Bu şüphelerden uzak yeni bir hükümet kurma yönünde umut verdi. Şu anda Lübnan yargısı da Cezayir'in milli enerji şirketi Sonatrach’la ilgili meseleler de dahil olmak üzere elektrik şirketinin yolsuzluğu dolayısıyla kaybolan on milyarlarca lira hakkında soruşturma yürütüyor.
Cezayir hükümeti, Lübnan labirentinde bir devletin değil, Cezayirli bireylerin bulunduğunu açığa çıkarmak için hızlı bir şekilde harekete geçti. Söz konusu kimselere Lübnan vatandaşlığı verildi ve sadakat yemini ettiler.
Lübnan'daki yolsuzluk haberlerini takip edenler yorulur. Bu aşamada doktorlar haber dinlenmemesi, okunmaması ve kaybedilen milyarlarca dolar hakkında soru sorulmamasını tavsiye ediyorlar.
Hartum, Kuzey Hartum ve Omdurman’da yapılan soruşturmalarda şimdiye kadar Beşir ve ekibinin sahip olduğu 4 milyar dolar ele geçirildi. Ortalama maaşın 300 lira olduğu bir ülkede (isterseniz kaç dolara denk geldiğine bakabilirsiniz) tüm bu servet nasıl elde edilir? Önemli değil. Şimdi soruşturma komisyonu 30 yılda toplanan euro, dolar ve artık ne varsa tüm bu parayı saymaya başlayacak.
Sosyalist rejimin ilan edilmesinden bu yana ülkenin en zengin adamı olduğu söylenen Rami Mahluf, hayır işlerine adanmış bir kurum aracılığıyla muhtaçlara bir milyar liradan fazla para dağıttı. Sıradan bir sosyalist ülkede nasıl oluyor da böyle bir servet birikiyor? Çok garip.
Özellikle Sayın Mahluf’un bankalardaki hisselerini de eklerseniz Lübnan’ın bu yarışta ön sırada olduğunu görürsünüz. Şimdiye kadar Sudan sermayesinin varlığına ilişkin herhangi bir şey işitmedik. Sudan'daki kardeşlerimiz bu kapıları İngiltere, Mısır ve diğerlerine açmaya alışkınlar. İnsanlar yüzlerine kapatılan bankaların önünde kuyruk oluştururken yağmalanan milyarlarca liradan söz ediliyor.
Yolsuzluk, ulusal para birimlerini yok etti ve bunları -Hitler günlerindeki Alman markı gibi- baskı maliyetine değmeyecek bir kağıda dönüştürdü. Naziler, Hitler'in ülkelerini yok ettiğini ancak onurlarını koruduğunu söylüyordu.
Aynı şekilde Tahran da kendisinin ve yoldaşı Venezuela’nın onurunu siyah altını sarı altınla değişerek korudu. Devrimin güler yüzü olan Cevad Zarif, Tahran'ın demir zincirlerle üniversite öğrencilerine reva gördüğü şeyleri unutarak ABD’deki göstericilerin onurunun korunması çağrısında bulundu.
Lübnan para birimi dolar karşısında yaklaşık 2,25 lira civarındaydı. Ülkeler borç denen bir şey bilmiyorlardı. Burada simsarlar, komisyoncular, hırsızlar rüşvet yiyenler vardı ama paralel ekonominin mantığı içerişindeydiler. Bu kimselerin halkın geçimine varıncaya dek yağma konusunda pik yaptıklarını görüyoruz. Şu an halkın birikimlerine ellerini uzattıklarına şahit oluyoruz. Bu eller daha sonra insanların midelerine uzanacak. Başkan Diyab’ın söylediklerinden başka umudumuz yok.
TT
Mutmain olun
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة