Seyf bin Muhammed Al Nahyan
TT

BAE-Suudi Arabistan ilişkileri, sağlam ve samimi kardeşliğin eşsiz bir örneğidir

Başlangıç olarak, beni büyük kardeşimiz Suudi Arabistan’a Birleşik Arap Emirlikleri'nin Büyükelçisi olarak atadığı ve bu göreve layık gördüğü için bilge liderliğimize ne kadar teşekkür etsem yetersiz kalır. Bu vesileyle ikili ilişkilerin güçlendirilmesi, iki kardeş ülke ve halkı yararına ilişkilerin yeni iş birliği ufuklarına doğru ilerletilmesi adına gayret ve azimle çalışacağıma da söz veriyorum.
Şeyh Halife bin Zayed Al Nahyan liderliğinde BAE, Hadimul Haremeyn Şerifeyn Kral Selman bin Abdulaziz liderliğinde Suudi Arabistan’a özelliği akrabalık bağları ve ortak bir kaderden doğan, köklü ve ayrıcalıklı tarihsel ilişkilerle bağlıdır. İki ülke arasındaki ilişki, iyi komşuluk ve ortak çıkarlara dayalı, sağlam kardeşlik için benzersiz bir model haline geldi. BAE ile Suudi Arabistan'ı birleştiren kardeşlik bağları ve seçkin ilişkileri tüm yönleriyle kavramak veya belirli yönlerle sınırlamak zor, çünkü daha fazla özveri ve ortak çalışma dolu bir süreçle her geçen yıl özgünlüğü artan kardeşler arasında bir ilişkiyi ifade etmektedir.
Her geçen gün bu ilişkilere yeni bir katkı yapılıyor. Kardeşlik bağları güçleniyor ve onlarla birlikte iki kardeş halkın menfaatine hizmet eden daha geniş pozitif sonuçlar ve başarılara dönük umutlar da artıyor.  BAE-Suudi Arabistan ilişkileri, iki ülke liderliğinin gösterdiği ihtimam, halklarını bir araya getiren, bu ilişkileri geliştiren, güçlendiren ve hizmet eden, onlara her alanda gelecek vaat eden ve geniş ufuklara yönlendiren vizyonlar sayesinde daha da güçleniyor, sağlamlaşıyor ve derinleşiyor.
İki ülkeden her biri diğerinin stratejik bir uzantısı haline geldi. Aynı zamanda aralarındaki müstesna ilişki de geçici değil, kalıcı bir durumu temsil etmektedir. Bu noktada Prens Halid el Faysal’ın "Suudi Arabistanlı aynı zamanda BAE’li, BAE’li de Suudi Arabistanlıdır" ifadesini hatırlatmak istiyorum, çünkü bu ifade iki ülke arasındaki ilişkinin derinliğini özetlemektedir.
İki ülke arasındaki kardeşlik bağları ve kalıcı iş birliği, Körfez ve genel olarak Arap dünyasının ulusal güvenliği için güçlü bir garantiyi temsil ediyor. Bilhassa iki kardeş ülkenin bölgenin genel sorunlarına ilişkin perspektifleri arasındaki uyum, radikalizm ve terörizm tehdidi ile bunları destekleyen güç ve taraflarla mücadele, bölge ülkelerine yönelik dış müdahalelerle yüzleşmek başta olmak üzere karşılaştıkları zorluklarla başa çıkmakta aralarındaki yapıcı ve verimli iş birliği göz önüne alındığında daha da önem kazanıyor.
BAE-Suudi Arabistan iş birliği, açgözlülerin emellerine karşı sağlam bir set oluşturdu. Körfez ve Arap devletleri ile halklarının stratejik çıkarlarını korumak için güçlü bir temel oluşturdu. Çıkarları korumak, stratejik tehdit ve riskleri ele almak için kaynakları ve imkanları kullanmanın olumlu örneklerinden biri haline geldi.
Suudi Arabistan ve BAE'nin çabaları, özellikle iki ülkenin Arap anlaşmazlıklarını çözme veya Arap ülkelerini destekleme girişimleriyle taçlandırılmış tarihleri göz önüne alındığında, bölgenin güvenliğini ve istikrarını artırmaya katkıda bulunmuştur. İki ülke aynı zamanda, özellikle kültür ve fikir alanlarında radikalizm ve terörizme karşı mücadeleyi amaçlayan bölgesel ve uluslararası çabalara da katıldılar. Bu çabalar, bir bütün olarak uluslararası toplumun takdirini kazandı. Suudi Arabistan'ın bu yıllar içinde bilge ve sağgörülü liderliği sayesinde elde ettiği başarılar, her düzeyde Arap, bölgesel ve küresel konumunu güçlendirmeye katkıda bulundu.
BAE ile Suudi Arabistan arasındaki koordinasyon sürekli, devamlı ve en üst seviyede, çünkü her biri diğerinin stratejik boyutudur. Mayıs 2014'te kurulan ortak yüksek komite, her iki kardeş ülkede liderliklerin bu ilişkileri kurumsallaştırma konusundaki istekliliğini teyit eden niteliksel bir sıçrama oluşturdu.
Mayıs 2016'da BAE ile Suudi Arabistan arasında yapılan bir anlaşma kapsamında ve Şeyh Halife bin Zayed Al Nahyan ile Hadimul Haremeyn Şerifeyn Kral Selman bin Abdulaziz’in direktifleriyle aynı amaçlarla Suudi Arabistan-BAE Koordinasyon Konseyi kuruldu. Çünkü iki lider de iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerini pekiştirmeye, ekonomi, insani gelişme, siyaset, güvenlik ve askeri entegrasyon alanlarında sürekli istişare ve koordinasyon yoluyla ikili iş birliğini yoğunlaştırmaya önem veriyorlar.
Kuruluşundan bu yana Konsey, BAE ile Suudi Arabistan arasında geleceğe dönük alanlara ilaveten, enerji, finans, yatırım, konut, ekonomi, eğitim ve turizmi kapsayan çeşitli yön ve alanlarda iş birliğinin güçlendirilmesine etkili bir şekilde katkıda bulunan, çeşitli kalkınma projelerinin başlatılmasıyla sonuçlanan bir dizi toplantı ve çalıştay düzenledi. Amaç ise, en büyük bölgesel ekonomilerden, bölgede ve dünyada en etkili ekonomiler arasında yer alan iki ülkenin, sahip oldukları büyük kaynak ve potansiyellerden maksimum düzeyde yararlanmasını sağlamak ve çözümler geliştirmektir.
Haziran 2018'de BAE ve Suudi Arabistan ikili ilişkilerinin seviyesini, “Azim Stratejisi”           kapsamındaki 44 ortak stratejik proje aracılığıyla iki ülke arasında ortak bir ekonomi, kalkınma ve askeri entegrasyon vizyonunu da içerecek şekilde benzeri görülmemiş seviyelere yükseltti. Bahsi geçen strateji, iki ülkenin 139 egemen, hükümet ve askeri kurumundan 350 yetkilinin 12 aylık çalışmasının ürünüdür.
Bu bağlamda, iki ülke arasındaki insani yardım çalışmaları ve koordinasyon da Suudi Arabistan ve BAE arasındaki entegrasyonu somutlaştıran faktörler arasında yer alıyor. Bölgede kriz yaşayan birçok ülkeye insani yardım sağlama alanındaki Suudi Arabistan-BAE iş birliği, iki ülke arasındaki köklü ilişkilerin doğasının bir yönünü, çeşitli siyasi, insani konu ve pozisyonlarda aralarındaki geniş koordinasyonu yansıtıyor. Aynı zamanda kardeş halkların acılarını hafifletmeye verdikleri önemi de yansıtıyor ve insani yardım çalışmalarındaki liderliklerini teyit ediyor.
Aralarındaki sağlam ve geniş ilişkilerden yola çıkan hedef ve misyon birliği ışığında iki ülke, aralarındaki anlayış ve koordinasyonun kapsamını yansıtan bir mesajla ortak insani yardımlarını koordine etmeye çabaladı. Bu yardımlar özellikle Yemen’de somutlaştı. İki ülke ayrıca, insani yardım çalışmalarının değerini somutlaştırmak için, büyük insani tutumlar benimseyerek bazı ülkelerin yaşadıkları iç koşullardan etkilenen çeşitli sınıflardan milyonlara hizmet veren BM ve ilgili kurumları ile de koordinasyon içinde çalıştı.
Suudi Arabistan, geçen yıl düzenlenen ve BAE'nin de katıldığı G20 zirvesindeki olağanüstü liderliği sayesinde, Kovid-19 salgınıyla yüzleşmek konusunda başarılı ve büyük küresel tepkiler şekillendirmeyi, G20 ile iş birliği içinde halk sağlığını korumak ile ekonomik iyileşme arasında istenen dengeyi sunmayı, insanı güçlendirerek, gezegeni koruyarak ve yeni ufuklar oluşturarak bu hedeflere dünyanın her yerinde ulaşılmasını sağlamayı başardı.
Bu makalede Suudi Arabistan Kralı Hadimul Haremeyn Şerifeyn Selman bin Abdulaziz ile Başbakan Yardımcısı, Savunma Bakanı ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ı zirvenin başarısı, bölgenin ve dünyanın geleceğini ilgilendiren en önemli ve öncelikli sorunların ele alınmasına yaptığı katkı nedeniyle ne kadar tebrik etsem azdır.
İkinci ülkemde sevgili ülkemin büyükelçisi olarak misyonuma başlarken, iki kardeş ülke arasında var olanlar üzerine yenilerini inşa etmek, aralarındaki uyumu güçlendirmek, ilişkileri derinleştirmek, iki halk arasındaki ilişkileri ilerletmek konusunda iyimser ve hevesliyim.