Lübnanlılar belki de durumlarını kendilerini geçen ülkelerin mevcut başarılarıyla karşılaştırmaktan bıkmışlardır.
Küçük düşürücü gerçeklikleri ile güzel ya da daha az sefil ve küçük düşürücü geçmişleri arasındaki sert karşılaştırmadan bıkmışlardır.
Zor ve maliyetli çağdaş başarının koşullarını karşılamaya takatleri yok ve nostalji de onlara yetmiyor.
Bu, romancı Marcel Proust'un dediği gibi, şeyleri ve zamanları hatırlamamız ile şeylerin ve zamanların gerçekte ne olduğu arasındaki mesafede bulunan ölümcül bir yanılsamadır.
Yakın zamana kadar başarısız veya kayıp devletler listesinde yer alan toplumlarda ve ülkelerde dönüşüm ve geçiş girişimleri yaşanıyor. Lübnanlıların sakin ve alçakgönüllülükle takip etmeleri gerekenler bunlardır.
Lübnan Dışişleri Bakanı'nın bedeviler hakkında içine düştüğü içi boş kendini beğenme, şu anda Beyrut'un durumu ile "Bedevi şehirleri"nin ulaştığı konum arasındaki medeniyet farkını ortadan kaldırmıyor.
Bu ülkelerdeki başarı ve kalkınmaya fiilen katkıda bulunan Lübnanlı deneyim ve uzmanlıklar için minnet altında bırakmak, bu katkıların bir hiçten doğmadığı, bu deneyimleri etkinleştiren ve kucaklayan teknik, yasal ve ilişkisel bir ortamda gerçekleştiği ve bu ortamın esasen Lübnan’da bulunmadığı gerçeğini ortadan kaldırmıyor.
Lübnan'ın krizleri elbette çok ama bunları iki ana krize indirgemek mümkün. Birinci kriz, mafyaya mezhepsel ve bölgesel bir temsil karakteri kazandırmak, tüm detaylarıyla devletin yazgısı üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmasını kolaylaştırmaktan başka bir işlevi olmayan yarı-demokrasi ile ilgili. İkinci kriz, Hizbullah milislerinin hegemonyası altındaki Lübnan'ın, tüm siyasi, ekonomik, turizm ve ticari çıkarlarına pratik olarak düşman bir eksende konumlandırılmasıyla ilişkili
Büyümesi muhtemel olan Lübnan çöküşü, bütünüyle bu iki krizi sürdürmeye yönelik baskıcı operasyonların sonucudur.
Lübnan, Sudan'dan bölgesel çatışmalarda yeniden konumlanmanın daha iyi bir gelecek vaadini taşıyan ekonomik ve sosyal bir gerçekliği yeniden üretebileceğini öğrenmeli.
IMF’ye (Uluslararası Para Fonu) göre, Sudan'ın toplam borcu 2019 sonunda en az 50 milyar dolara ulaştı. Yine IMF’ye göre, Sudan’ın kendisine, Dünya Bankası, Afrika Kalkınma Bankası ve içindeki en büyük payların Fransa, Avusturya ve ABD'ye ait olduğu Paris kulübü alacaklıları gibi çok taraflı kuruluşlara ve Kuveyt, Suudi Arabistan ve Çin gibi kulüp dışındaki ülkelere olan borçları 60 milyar doları bulabilir.
Siyasi yeniden konumlandırma ve İsrail ile normalleşme anlaşması yoluyla Sudan, ülkesini Sünni ve Şii terörizmin eğitimi için bir üs haline getiren, Sudan halkının çıkarları ile hiçbir fiili bağlantısı olmayan İran’ın yönettiği eksen içinde istihdam eden on yılların sonunu deklare ediyor.
Hartum, son Paris konferansında ortaya çıktığı gibi, bu siyasi dönüşümün Sudan'ın uluslararası topluma yeniden entegrasyonu için bir kaldıraç görevi görmesini, borçlarının büyük bir kısmından muaf tutulması ve büyük hibeler sağlanması yoluyla geçiş stratejisini desteklemesini umuyor.
Nitekim Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Sudan'ın Paris'e olan yaklaşık 5 milyar dolarlık borcunun tamamen silindiğini duyurdu. Sudan ayrıca Mısır, Suudi Arabistan ve BAE'den de destek paketleri aldı.
Lübnan'ın İsrail ile normalleşme anlaşması yapmasına gerek yok, Mısır, Suriye ve Ürdün’ün yanı sıra İsrail ile 1949'da imzaladığı ateşkes anlaşmasını yeniden canlandırması yeterli.
Maruni Patriği Bişar er-Rai’nin öncülük ettiği, kitleler tarafından iyi karşılanan, bir referandum ile Lübnan içinde ve gurbetteki Lübnanlıların oylamasına sunulmayı hak eden tarafsızlık projesini hükümetinin bir bakanlık açıklaması ile benimsediğini deklare etmesi kafi.
Lübnan'ın stratejik dönüşümü, bu küçük ülkeye yeniden yaşama şansı vermek için kaçınılmaz bir zorunluluk. Burada şuna dikkat çekilmeli; krizi yorumlarken Hizbullah'ın retoriği, krizin kasıtlı ve amacının "direnişçi Lübnan'ı boğmak" olduğunu ve "ABD'nin doların Lübnan'a ulaşmasını engellediğini" söylüyor. Kendisine göre Lübnanlıların sıkıntılarının tek nedeni “direniş yüzünden onlara verilen toplu ceza.”
Sonra çok geçmeden Hizbullah’ın krizle hiçbir ilgisi olmadığını söylüyor. Bu doğru ve dürüst olmayan bir mantık ve yanlış bir ifade. Çünkü evet, Lübnan krizinin ana kısmını; Hizbullah'ın tutumu, konumu ve kapasitesi, Lübnan üzerindeki etkisi ve bu ülkeyi belirli bir çatışma hedefi bağlamına dahil etmesi oluşturuyor.
Lübnan bu eksen içinde kendisine yüklenen görevden kurtulmadıkça, ne devleti ve kurumları tekrar ayağa kalkabilir ne de çocukları onurlu bir yaşam imkanı bulabilir.
Libya’ya gelince, Lübnan ondan temsili niteliği ne olursa olsun, mevcut "meşruiyet"in ülkenin yeniden ayağa kalkması önünde engel teşkil edebileceğini öğrenmelidir. Lübnan demokrasisi, mafya ve milis ittifakı güçlerine sağladığı temsili niteliklerle bir çözüm değil, bir engeldir. Sahte Lübnan demokrasisini iptal etmek ve Libya dersini uygulamaktan kaçış yok.
Güvenlik Konseyi’nin 2510 (2020’deki) sayılı kararına dayanarak, BM Libya Destek Misyonu, Kasım 2020'de, Libya'nın siyasal ve sosyal tüm renklerini temsil eden kadın ve erkeklerden oluşan 75 Libyalı katılımcıdan oluşan “Libya Siyasi Diyalog Forumu” kapsamında Libya-Libya diyalogunu başlattı. Bu seçilmemiş Libyalı seçkinler arasındaki diyalog, Libya'daki siyasi iktidarı yeniden şekillendiren siyasi süreçler üretti. İç savaşı sona erdirecek mekanizmaları devreye soktu.
Libya'ya istikrarı sağlamak, devlet ve kurumlarının inşasını kaldığı yerden sürdürmek, milis güçlerini dağıtmak, Libya'yı neredeyse bölgesel çatışmalar bataklığında esir tutacak paralı askerler dosyasını çözmek için bir fırsat verdi.
Lübnanlılar için seçimler böyle bir yeniden yapılandırmaya açılan kapı değil. Çünkü mafya ve milis sisteminin gücü şurada ve burada açılacak parlamenter gedikler ile sarsılamayacak kadar güçlü. Çözüm, seçimleri iptal etmek, demokratik sistemi askıya almak ve ağır bir yaptırım kılıcı tehdidi ile uluslararası vesayet altında bir Lübnan diyalog forumu düzenlemek. Diyalog, uluslararasılaştırılmış bir ekonomik ve siyasi kurtarma projesi temelinde siyasi iktidarın yeniden yapılandırılmasının önünü açmalı. Aynı anda hem yolsuzluk hem de silah kanadını vurarak Lübnanlılara tüm normal özelliklere sahip "normal" bir ülke bahşetmeli.
Lübnan’ın Libya ve Sudan modellerini yaratıcı bir şekilde harmanlamak dışında bir çıkış yolu yok. Bu çıkış yolunun henüz zamanı gelmedi ve hiç gelmeyebilir de.
Lübnan’da ufuk sadece daha fazla bozulmaya, çöküşe ve iyi zamanlara duyulan özleme açık.
TT
Lübnan'ın Libya ve Sudan'dan almayacağı dersler
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة