Lojistik hizmetler denildiği zaman akla ilk olarak taşımacılık sektörü gelir. Hiç şüphesiz taşımacılık sektörü, lojistik hizmetlerin temel unsurlarındandır. Ancak hizmet sektörlerinden sadece biridir. Lojistik hizmetler, taşımacılığın yanı sıra depolama, iletişim, bilgi, teknik, tedarik zinciri yönetimi, ihracat ve ithalat sistemlerini de kapsamaktadır. Lojistik hizmetler, başta küreselleşme olmak üzere tüm dünyada meydana gelen değişimlerin etkisiyle son yıllarda değişikliğe uğramıştır. Zira küreselleşmeden dolayı satın alma noktaları arasındaki mesafeler ile uluslararası tüketim arttı, sınırların ticari işlemler üzerindeki etkisi ise azaldı. Bunun için bugün lojistik hizmetler şehirleri, ülkeleri ve kıtaları birbirine bağlamaktadır. Bu hizmetlerin gelişmesi, pazarların genişleyip üretimin büyümesi dolayısıyla da milli gelirin ve ekonomik kalkınmanın artması konusunda önemli bir faktördür. Dünya Bankası, yaptığı bir araştırmada, ülkelerin lojistik hizmetleri ile milli gelirlerinin artması arasında güçlü bir ilişki olduğunu ortaya koydu.
Herhangi bir pazara baktığımızda dünyanın dört bir yanından gelen ve tek bir rafta toplanan mallar görülebilir. Şayet lojistik hizmetlerde dikkat çekici gelişmeler olmasaydı bu durum mümkün olmazdı. Tabii 20’inci yüzyılın ortalarında oluşturulan GATT ve 20’inci yüzyılın sonunda kurulan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ile başlayan çeşitli uluslararası yasalar da bu durumu desteklemiştir. GATT ve DTÖ, uluslararası ticaretin önündeki sınırları kaldırmayı hedeflemiştir. Bunun sonucunda da birçok pazarda talep ortaya çıkmıştır. Eğer sınırlar ticari mallar için kapalı kalmaya devam etseydi bu talep ortaya çıkmazdı.
Söz konusu genişleme sonucunda lojistik hizmetlere olan talep ortaya çıkmıştır. Bunun için lojistik sektörün hacmi, küresel olarak yaklaşık 27 trilyon dolara ulaştı. Şirketler daha etkili lojistik hizmet verme konusunda sistemlerini geliştirmek için birbiriyle rekabet etmeye başladı. Bu gelişmenin ana hedefi, taşımacılık maliyetini ürün fiyatı düzeyine indirmektir. Emtianın nakliye maliyetinin yüksek olması, mallara yönelik talebin ya da müşteri sayısının azalmasına neden olabilir.
Birkaç yüzyıl önce taşımacılık maliyeti, malın maliyetinin yüzde 1500’ünden fazlasını oluşturuyordu. Bu durum, Hindistan’dan ve Çin’den Avrupa’ya gelen kumaş ve baharatlar için geçerliydi. Fakat lojistik hizmetlerin artması ile bu maliyet oldukça düştü ve bu ürünler bir zamanlar Avrupa’da zenginlerin tekelindeyken artık herhangi bir kişi bu mallara sahip olma imkanına kavuştu. Ancak lojistik hizmetler, henüz ideal duruma gelmedi. Taşımacılık maliyeti, gelişmiş ülkelerde yüzde 8 iken diğer ülkelerde yüzde 25 civarındadır. Bu da birçok ülkede taşımacılık maliyetinin, malın maliyetinin dörtte biri olduğu anlamına gelmektedir.
Bu durum, büyük ölçüde tarım ürünleri için de geçerlidir. Bilindiği üzere tarım ürünlerindeki kâr marjından en az istifade eden çiftçidir. Tarım ürünlerinin nakliye maliyeti yüzde 60 civarındadır. Tarım ürünleri pazara çıkana kadar aracılar arasında el değiştirmektedir. Böylece bu ürünler, çiftçinin yaklaşık yüzde 10’unu elde edebildiği bir fiyata satılıyor. Şayet taşımacılık maliyeti düşük olsaydı çiftçi, üretimini artırıp servetini çoğaltabilirdi.
Diğer yandan taşımacılık maliyeti, nakliye şirketleri için her zaman kârlı olmayabilir. Zira uzun yollar, trafik, yükleme bölgelerindeki bekleyiş ve diğer engeller, taşımacılık maliyetini artırabilir. Bu ek maliyetler, ürün rekabeti üzerinde olumsuz bir rol oynamaktadır. Çünkü lojistik hizmet maliyetinin yüksek olması durumunda yerel ürünlerin, ithal ürünlerle rekabet etmesi mümkün değildir. Bu mallar yerel pazarlarda rekabet edemezse uluslararası pazarlarda rekabet etmesi de mümkün değildir. Ürün fiyatlarının düşük olmasına ve pazarlardaki hegemonyasına rağmen Çin, taşımacılık maliyetini düşürmeye çalışıyor. Zira pazarlardaki hakimiyetini devam ettirmek için Çin menşeli malların taşıma maliyeti, ürünlerin yaklaşık yüzde 15’ini oluşturuyor.
Lojistik hizmetler, ekonominin can damarıdır. Çünkü lojistik hizmetler, sanayi ve ticaret için önemli bir bağlantı konusudur. Küresel ekonomilerin entegrasyonunda temel bir araçtır ve pazarlar arasındaki ana bağlantıdır.
Bu sektöre yatırım yapmak halen umut vaat ediyor. Lojistik sektörünün yerel ve küresel ölçekte gelişmesi, son derece önemlidir. Gelişmiş ülkeler bile lojistik hizmetlerinde halen sıkıntı çekiyor. Günümüzde gelişmesine rağmen lojistik hizmetler, e-ticaret noktasında da halen tıkanıklık yaşıyor. Bunun için lojistik hizmetlerin geliştirilmesi kaçınılmaz bir durumdur ve piyasalarda rekabeti artıran ülkeler arasındaki bir yarışı temsil eder.
TT
Lojistik hizmetler ve ekonomi
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة