Cibril Ubeydi
Libyalı araştırmacı yazar
TT

Milisler, tahribat ve yıkım

Husilerin tansiyonu yükseltmesi ve İran rejiminin füzelerini ve insansız hava araçlarını (İHA) Yemen savaşını Yemen’in civarına taşımak için kullanması, Husilerin acizliğini ve Yemen'deki savaşın pusulasını kaybettikten sonra yolunu şaşırdığını gösteriyor. Bu da Husi milislerini bitirmek ve onları terörist bir grup olarak sınıflandırmak için uluslararası bir dayanışmayı gerektiriyor. Zira şu anda uluslararası barış ve güvenliği tehdit ediyorlar. Husiler gibi bir terörist grubu ve milisleri yollarından vazgeçirmeyecek açıklamalar ve kınamalardan öte acil önlemler alınması gerekiyor.
Husilerin ellerindeki İran füzeleri ve İHA’lar, hayata ve bayındırlığa karşı gerçek bir düşmanlığı temsil ediyor. Diğer terörist gruplar ve milisler gibi Husiler de harabeler ve molozlar arasında yaşamaya alıştığı için yaşam, bayındırlık, medeniyete karşı düşmanlık ve nefrette birleşiyorlar. Husilerin elindeki İran rejiminin füzeleri ve İHA’ları bu hayat ve bayındırlık kininin ve nefretinin boyutunu gözler önüne seriyor.
Umulur ki, yakın bir zamanda Abu Dabi Uluslararası Havalimanı’na yapılan saldırı, Husi grubunun zalim bir gruptan başka bir şey olmadığı ve aslında kendisini pazarladığı gibi barışçıl, mazlum bir grup olmadığı gerçeğini kanıtlamıştır. Zira Husi füzeleri ve İHA’ları hiçbir angajman kuralına uymuyor ve sivil altyapıyı, hatta ibadet yerlerini bile tanımıyor. Nitekim daha önce, kendisini hedef alan herkesin mağlup olduğu Mekke-i Mükerreme'ye bile saldırmıştı.
Husiler Abu Dabi Uluslararası Havalimanı’na füze fırlatmadan önce Abha, Necran ve Cizan havaalanlarına füze saldırıları düzenlemişlerdi. İran füzeleri ve İHA’ları Husilerin elinde ve bunları fırlatanların ne kırmızı çizgileri var ne de sivil hedeflere ve havaalanlarına saygı duyup ayrım gözetiyorlar. Bunun sebebi ortada. Husiler yasa tanımayan bir terör örgütü ve suç milisi.
Suudi Arabistan Krallığı üzerine füzeler ve İHA’lar fırlattıktan sonra Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) hedef alan Husilerin bu saldırıları, Arap Koalisyonu’nun indirdiği darbeler sonucunda Husi grubunun verdiği ciddi askeri kayıplar ve yenilgiler ve Yemen ordusuna bağlı Amalika Tugayı’nın Husilere karşı büyük atılımı neticesinde geldi.
Elbette Husilerin BAE saldırısının birden fazla düzeyde olası sonuçları olacaktır. Bu Husilerin İran'a ait füzeleri ve İHA'ları ile Dubai ve Abu Dabi havaalanlarını ve Musaffah'taki petrol rafinerisini bombaladıktan sonra kartları karıştırma, sivilleri hedef alma ve Dubai gökdelenleri için tehdit savurmadaki pervasızlığının hesaba katmadığı bir şey. Husiler kendisinden önce sadece El-Kaide ve DEAŞ’ın yapabildiği bu terör eylemleri ile övünüyor.
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan konuya ilişkin yaptığı açıklamasında, "Husiler bu saldırının sorumluluğunu üstlendi ve yaptıklarının sorumluluğunu almaları için BAE ve uluslararası ortaklarla birlikte çalışacağız” ifadelerini kullandı. Ancak gerçek şu ki, Husi milisleri tarafından gerçekleştirilen ve gerçekleştirilmekte olan terör saldırılarına karşılık vermek için pratik ve belirleyici önlemler alınması gerekiyor. Bu yüzden Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin caydırıcı önlemler alması lazım. Çünkü dünya genelinde farklı uyruktan on milyonlarca kişinin kullandığı sivil havaalanlarına uzanan Husi saldırıları, BAE ve Suudi Arabistan havaalanlarının üzerinden geçiyor. Dolayısıyla Husi milislerinin yaptıkları, uluslararası barış ve güvenliğe yönelik bir tehdit sayılıyor.
Husi grubu, aşırılıkçı ve kapalı bir aile grubundan başka bir şey değil. Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin), DEAŞ ve El-Kaide gibi diğer aşırılık yanlısı ve kapalı gruplardan bir farkı yok. Genellikle bu gruplarla birlikte hareket ediyor ve çıkarları kesişiyor. Husiler kanun tanımayan silahlı bir milis grubudur ve Yemen'in uzun süredir çektiği acıların esas sebebidir. Uluslararası toplum bu gruba buna göre davranmalı.
Yemen halkına ve Yemen’deki meşru hükümete karşı olan bu isyancı grup, hala suç işlemekte ısrarcı. Bununla da kalmıyor masaya oturmayı bile reddediyor. Uluslararası misyonun Yemenliler arasında uzlaşıya dayalı bir çözüm bulmak için çalışmasına bile müsaade etmedi.