Salih Kallab
Ürdünlü yazar. Eski Enformasyon, Kültür ve Devlet Bakanı
TT

Bennett'in Yahudi deneyimlerinden öğrenemediği!

Hitler ve Nazi döneminde Yahudilerin maruz kaldığı katliamlara ve fiziki tasfiyelere hiçbir halk maruz kalmamıştır. Alman Reich’ı, iyi bilindiği gibi, tüm dikkatini düşman olarak gördüğü Yahudileri yok etmeye vermiş ve bunun için elinden gelen tüm çabayı göstermişti. Bu alandaki tasfiyeler yüz binlere değil milyonlara ulaştı. Bunların bir kısmını, tarihsel belgelerle işlemiş olduğu kanıtlanmış vahşetlerinden kaçmak için düşünme yetisini kaybettiğini iddia eden Adolf Eichmann’ın kendisi ünlü Kudüs davalarında kabul etti. Daha sonra kanlı barbarca tasfiyelere maruz bırakılan, sadece Yahudi oldukları için birçok Avrupa ülkesinde takibata uğrayan milyonlarca Yahudi'nin öldürülmesine, yok edilmesine ve katledilmesine ortak olduğunu bizzat kendisi itiraf etti.
Bu olaylar, şimdi sadece Kudüs'te değil, artık ne doğu ne de batı şeklinde ayrı olmayıp birleşmiş olan Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde kütüphanelerin raflarında yatmakta olan büyük ve uzun ciltleri oluşturuyorlar. Yukarıda yaptığımız özetin amacı ise, ne yazık ki, bunları unutmuş gibi yapan, görmezden gelen, gerçekleri bile bile görmeyen şaşı gözlerle bakan, tüm bu tarihsel verileri tanımayan bazı Alman ve Avrupalıların var olduğunu söylemektir.
Zamanın etkisiyle tamamen unutulması gerektiğine inananların olduğu bu suçların hepsi olmasa da bazılarını aşmak gerektiği doğru, ama burada sorun şu ki, bugün tarihin bu hareketinin gerçeklerini ve verilerini manipüle eden ve işleri altüst eden insanlar var. Ailesinin Nazi katilleri ve suçluları tarafından yok edildiğini, sadece Yahudi oldukları gerekçesiyle halkından milyonlarcasının Naziler tarafından helak edildiklerini bilmesi gereken bir Yahudi olan İsrail Başbakanı Naftali Bennett, İsrail başbakanı olduktan sonra bütün bunları aştı ve Yahudi değilmiş gibi davranmaya başladı. Sanki bu korkunç kanlı geçmişle, tarihin en çirkin dönemlerinden biri olan Nazi döneminde Hitler tarafından yok edilen ailesiyle hiçbir ilgisi yokmuş gibi davranır oldu!
Buradaki sorun şu ki, seçilmekle ilgili nedenler ve gerekçelerle altı köşeli Davut yıldızını kucaklamaya hevesli olan Naftali Bennett, görünüşe göre Nazi döneminde, Adolf Hitler ve Adolf Eichmann gibi takipçileri yönetiminde Yahudilerin maruz kaldığı korkunç katliamları unutmuş, hatta bilmiyor olabilir ki bu seçimler açısından onun çıkarına değil. Bilindiği gibi İsrailliler, kılık değiştirerek Arjantin'e kaçan ve orada yaşayan Eichmann’ı Arjantin’den kaçırmış -ki bu onların hakkı- Kudüs’te yargıladıktan sonra 31 Mayıs 1962 gecesi asarak idam etmiş, cesedini yakarak külleri İsrail karasuları dışında Akdeniz'e saçmışlardı!
Bilindiği üzere bu suçlu Nazi yetkilisinin, yani Adolf Eichmann'ın yargılanması sıradan bir yargılama değildi, hayır, daha çok kanlı ve suç dolu bir tarihin gösterimiydi. Bu gerçekten korkunç Nazi suçlarının ve katliamlarının tanıklarından birinin anlattığına göre, Naziler, kalabalık sayıdaki kurbanlarını yan yana ve sıkı bir sıra halinde ‘durduruyor’, ölene kadar birbirlerinin ellerini tutarak ayakta kalmaya zorluyorlardı.
Kalın kalın ciltlerin içerdiği tüm bu olayları anlatma amacımız, tüm bu tarihi gerçeklere gözlerini kapatan İsrailli Yahudilerin varlığıdır. Dahası mevcut Başbakan Naftali Bennett dahil olmak üzere bazılarının, üst düzey yetkili pozisyonlara geldiklerinde, bu korkunç, acı ve kanlı tarihin gerçeklerini dikkate almamaları ve Filistin halkına kötülük yapmalarıdır. Oysa bu meseleler artık Nazi tarihini şaşı gözlerle değil, doğru bakışlarla okuyan birçok İsrailli Yahudi tarafından iyi biliniyor, kınanıyor ve reddediliyor.
İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Nazilerin Yahudi atalarını hapishane ve gözaltı merkezlerinde tutmaları, onlara tüm öfkelerini kusmaları gibi, Filistinlilere öfkesini kusmak yerine tüm bunları hatırlamalıydı. Bütün bu geçmişi hatırlamalı, Filistin halkına, asıl vatandaşlara, Hitler ve Nazi suçlularının Yahudi halkına muamele ettikleri gibi muamele etmemeliydi. Tarih boyunca hiçbir milletin bir benzerine maruz kalmadığı, binler değil, milyonlarca mensubunun idam ve kıyım alanlarına sürüldüğü bu halkın yaşadıklarını unutmamalıydı. İsrail Başbakanı'nın bunları hatırlaması ve çok iyi bilmesi gerekiyordu.
Öte yandan, sadece Yahudi oldukları için binlercesinin değil, milyonlarcasının katliama uğradıkları ve infaz edildikleri o korkunç tarihi bilmesi gereken Yahudiler, Filistinlilere, yerin ve toprağın asıl sakinlerine Hitler ve Nazilerin onlara davrandığı gibi davranmamalıydılar. Utanç verici ve korkunç olduğu kesin Nazi döneminde maruz kaldıklarının bir benzerini yaşatmamalıydılar.
İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Kudüs'ün asıl sakinlerine ve genel olarak Filistin halkına karşı tüm bunları yapmadan önce bir Yahudi olduğunu ve uzaklarda kalan o kanlı Hitler ve Nazi evresinde Yahudilerin yaşadıklarını hatırlamalı. Filistinlilere, Hitler Almanlarının Yahudilere davrandıkları gibi davranmaması, sadece Yahudi oldukları için maruz kaldıkları korkunç muamelenin bir benzerini onlara uygulamaması gerektiğini unutmamalı. Filistinlilere, Yahudileri ne vatandaş ne de insan olarak görmeyen, korkunç Nazi yöntemleriyle yok edilmesi gereken bir ırk olarak tasnif eden Naziler gibi davranmaması gerektiğini hatırlamalı.
Bu nedenle İsrailliler ve özellikle Yahudiler, atalarının katliamlara ve felaketlere maruz kaldıkları, fırınlarda yakıldıkları bu canice ve ürkütücü tarihe rağmen, Naftali Bennett'in toprak ve hak sahibi Filistin halkına karşı tüm bu yaptıklarına karşı durmalılar. Zira Filistin halkının başka bir vatanı yoktur ve aslında kendi vatanı olan bu tarihi vatanda her şeyin sahipleridirler.