Evet, 2. Dünya Savaşı’ndan beri Avrupa’da demokratik bir devlete açılan ilk savaş olarak Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından dünya değişti. Böylece ittifaklar da değişecek. Dün güven kaynağı olan bugün artık olmayacak. Düşman olan, belki de bir bakmışsınız müttefik olacak.
Bizim neslimiz ve bizden sonraki nesil Afganistan’dan tutun Ukrayna’ya kadar yaşanan somut tecrübeler neticesinde ABD ve Avrupa’ya güvenilmeyeceğine dair güçlü bir gerçek ile yaşayacağız. Dünya ABD uçağından düşen Afganların fotoğraflarını unutmayacağı gibi Ukrayna Devlet Başkanı'nın, 27 ülkenin Ukrayna’nın Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO) katılım talebini görmezden geldiği ve Rus işgaline karşı yanlarında duracak kimseyi bulamadığı yönündeki yakarışlarını unutmayacak.
ABD ve Avrupa'nın Ukrayna'yı kandırdığı ve Başkan Biden “Askerlerimizi Ukrayna’ya göndermeyeceğiz” derken işgal konusunda şakası olmayan Rus ayısının burnunu karıştırmak için bir kart olarak kullandığı su götürmez bir gerçek. Şimdi Almanya Başbakanı “Putin’e rica ediyorum savaşı durdursun” diyor!
İngiltere Parlamentosu Silahlı Kuvvetler Müsteşarı Parlamento karşısında yaptığı konuşmada "Hepimiz bu Meclis'te İngiliz ve NATO kuvvetlerinin Ukrayna'da aktif bir rol oynamaması gerektiği konusunda net olmalıyız” ifadelerini kullanarak “yanlış hesaplama yapılmasına ve insanların hesaplarında hata yapmaları ve işlerin gereksiz şekilde tırmanması durumunda bunun ne kadar hızlı bir şekilde varoluşsal bir kriz haline gelebileceğine” dair uyarıda bulundu!
Evet “gereksiz şekilde” diyor. Ancak şunu bilmek gerekir ki, Ruslar demokratik bir Avrupa devletini işgal ederken ve bu özellikle Avrupalılar ciddi bir şekilde davransaydı savaşma noktasına gelmeden diplomatik yollarla çözülebilecek bir krizken şimdi Avrupa yaklaşık 5 milyon Ukraynalı mülteciyi karşılamaya hazırlanıyor.
Dünyanın değiştiğini söylüyoruz çünkü ABD ve Avrupa Rusya’yı cezalandırmaya hevesli. Ancak bunu petrole dokunmadan ya da savaşı güç kullanarak durdurmadan yapmak istiyor. Şu anda da, Batı gerekçesiz bir şekilde bu krizi şişirirken önceden imasında bulunmasına rağmen ‘Swift Bank’ yaptırımını kullanma konusunda Avrupa’da ciddi bir ayrılık yaşanıyor.
Burada bir tavır göstermeye çalışmıyoruz. Aksine siyasi bir değerlendirme yapıyoruz. Mesele birinin tarafında olmak ya da birine karşı olmak değil. Mesele dünyanın değişmesi. Dünya yeni bir soğuk savaşa girecek ve zayıf Batılı liderlerin gölgesinde açık bir çatışma başlayacak. Yani gerçek politikacıların olmadığı hakiki bir savaşla karşı karşıyayız.
Avrupa ve ABD'deki popülist dalgadan ve 2009'dan günümüze kadar 'siyasi basitlik' aşamasının başlangıcına tanık olduğumuzdan beri bunun belirtilerini görüyoruz. 13 Şubat'ta bu gazetede 'Dünya Masası' başlığı altında yazdığım gibi "Her şey, hatta siyaset bile, hakikat ve derinlikten yoksun bir hale geldi (...) Zira herkes Twitter hesabından paylaşım yapıyor ancak kimse diyaloğa girmiyor. Uluslararası politikacıların üslubu atışmaların, küstahlıkların, hatta hakaretlerin kol gezdiği Twitter'daki içeriklerin üslubuna benzer oldu.” Özetle dünya değişiyor ve bunun farkında olmayan hayal dünyasında yaşıyordur.
Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin yansımaları dünyadaki bütün ittifakları etkileyecek. Şu anlık kazanan Çin, stratejik açıdan kaybeden ise ABD ve Avrupa. Dertleri seçim olan ancak ülkelerinin kayıpları daha büyük olan Batılı politikacılarla karşı karşıyayız.
Değişen bu dünyadan çıkarılması gereken ders şu: Ne acele ederek ne de yavaş davranarak kendi iç cephesini ve ulusal çıkarlarını gözeten ve mantığı ile hareket eden herkes kazanacak. Değişen bu dünyadaki açık mesaj şu: Özellikle tehlikeli bir dönüm noktasında olduğumuz için hiç kimseye güvenilmemesi gerekiyor. Nitekim Ukrayna işgali öncesi sonrası gibi olmayacak.
TT
Ve dünya değişti…
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة