Tarık Alhomayed
Suudi yazar. Şarku'l Avsat eski genel yayın yönetmeni
TT

İran Devrim Muhafızları ABD’nin İkinci Afganistan skandalı olur mu?

Medyadaki sızıntılar, 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmanın canlandırılması karşılığında ABD yönetiminin, İran rejiminin Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) bölgesel eylemlerini durdurmasına yönelik  güvence vermesi şartıyla DMO’yu yabancı terör örgütlerinin yer aldığı kara listeden çıkarmayı düşündüğünden açık açık söz etmeye başladı.
Viyana’daki nükleer anlaşma yüzünden ABD gerçekten DMO’yu yabancı terör örgütlerinin yer aldığı kara listeden çıkarırsa bu, ancak ABD’nin “Afganistan’dan çıkışı-2” olarak adlandırılabilir.
DMO’yu şu anda yabancı terör örgütlerinin yer aldığı kara listeden çıkarmak, ABD'nin geçen yıl Afganistan'dan utanç verici bir şekilde çekilmesiyle eşdeğer olacaktır. Bu durumda bölgemiz, topraklarımızın güvenlik ve istikrarını sarsmada en fazla etkiye sahip iki tarihi hatırda tutacaktır.
Birincisi bir Fransız uçağının Ayetullah Humeyni'yi Fransa'dan Tahran Havaalanı’na götürdüğü gün iken, ikincisi Biden yönetiminin DMO’yu yabancı terör örgütlerinin yer aldığı kara listeden çıkardığı gün olacak.
Böyle bir şeyin olması durumunda, en az Irak işgalini yönetme biçiminin saçmalığı ve Afganistan’dan çıkılmasını yönetirken yapılan saçmalık -pardon buna büyük stratejik hata demek daha doğru olur- kadar mantıksız gerçek bir ABD saçmalığı ile karşı karşıya kalmış oluruz.
ABD'nin bölgeden çekilmek ve Çin'e odaklanmak istediği doğru. Ancak o zaman Washington, Çin, Rusya ve İran'a eşi görülmemiş güç ve kurtuluş noktaları vermiş olacak. Washington, nasıl Ruslarla düşman olduğunu ve Çin'e odaklanacağını duyurup ondan sonra da bölgedeki DMO’yu azat eder?
Bu politik bir saçmalık değil de nedir? Washington, DMO’yu terör örgütleri listesinden çıkararak Rusya-Çin-İran ittifakı içinde İran'a bölgede hareket etme özgürlüğü vermiş olur.
Bugün Ukrayna’daki savaşın kazananı bariz Çin. Esas müttefiki Ruslar ve o ikisinin de şu anda en önemli müttefiki İran rejimi. Tahran, özellikle Rusya'ya uygulanan yaptırımların ortasında ABD'ye karşı direniş eksenini yeniden güçlendirecektir.
İş bununla kalsa iyi. DMO üzerindeki yaptırımları kaldırarak ABD yönetimi, Eski ABD Başkanı Barack Obama’nın The Atlantic dergisi ile yaptığı, ‘Obama’nın Doktrini’ başlığı ile yayınlanan meşhur röportajında bahsettiği bölgenin İran ile paylaşılması hususundaki emellerini gerçekleştirmiş olacak.
O zamanlar Obama verdiği röportajda “Suudilerin Orta Doğu'yu İranlı rakipleriyle paylaşmaları gerektiğini” söylemişti. Suudi Arabistan İran’ın tam zıttıdır. Onun gibi egemenlik kurmak değil, sadece bu bölgede var olan ülkelerin istikrarını ve bağımsızlığını istiyor.
Burada şu sorular ortaya çıkıyor: Örneğin, Avrupa ülkelerinin Rusya ile nüfuzunu paylaşması gerektiğini söylemek kabul edilebilir bir şey mi?
Mevcut ABD yönetimi bunu kabul eder mi?
Ya da bırakın siyasi alanda böyle bir şeyin önerilmesini, sadece medyada bu fikrin ortaya atılmasına razı gelir mi?
Bu yüzden, özellikle DMO Irak'a 12 balistik füze fırlatılması olayını üstlenmişken, DMO’nun yaptırım listesinden çıkarılması bölgemizdeki belirli bir ülkeye değil, bir bütün olarak tüm bölgeye yapılmış bir komplodan başka bir şey olmaz.
Hizbullah Lübnan ve Suriye'de insanlara eziyet ederken, İranlı milisler Irak'ta tozu dumana katarken ve İran Yemen'de Husilere destek vermeye devam ederken DMO’ya uygulanan yaptırımları kaldırmak bölgemize ve İran ile DMO’nun döktüğü kanlara karşı işlenmiş bir suçtan başka bir şey olmaz.