Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

İkinci Tanker Savaşı... Yeni ders

İki gün önce Kuveyt, es-Salimi petrol tankerinin Dubai Limanı yakınlarında vurulduğunu ve tam yüklü olduğunu açıkladı. Saldırının, İran tarafından gerçekleştirildiği belirtildi!

Bu haber, 1980’ler boyunca İran-Irak Savaşı’nın ortasında Körfez sularında uzun süre devam eden şiddetli deniz ve hava savaşlarını akla getiriyor.

Nitekim 13 Mayıs 1984’te İran, iki Kuveyt tankerini bombalamıştı. Bu olay, İran’ın özellikle Kuveyt ve Suudi Arabistan’a ait tankerler başta olmak üzere, hatta Yunanistan gibi tarafsız ülkelere ait gemileri de hedef aldığı bir dizi saldırının parçasıydı. Bu saldırılar, Saddam’ın Irak’ı ile Humeyni’nin İran’ı arasında karşılıklı yürütülen Tanker Savaşı kapsamında gerçekleşmişti.

O dönemde İran, Hürmüz Boğazı’na mayınlar döşemiş ve güçleri Amerikan gemilerine saldırmıştı. Hatırlanmalıdır ki o sırada ABD, İran’la doğrudan bir savaş içinde değildi… Bugünün Trump Amerikası’ndan söz etmiyoruz!

24 Temmuz 1987’de USS Bridgeton gemisi bir İran mayınına çarparak battı. Bunun ardından ABD donanması, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana İran’ın savaş gemileri ve botlarına karşı en büyük deniz muharebesini gerçekleştirdi. Bu savaşla ilgili haberler arasında, Al Majalla’de yayımlanan kapsamlı bir dosya da bulunmaktadır.

Bu kritik anlar, bu çılgın savaşın zirve noktasını oluşturuyordu. Temmuz 1988’in sonunda, USS Carl Vinson savaş gemisinden ateş açan denizciler bir İran yolcu uçağını vurdu ve 300 sivil hayatını kaybetti. Bir ay sonra, ağustos ayında İran bu kanlı savaşta ateşkesi kabul etti.

Körfez’de 1980’lerin o ateşli döneminde yaşanan bu anlamsız savaş, farklı milletlere ait yaklaşık 223 petrol tankerinin batırılmasına sahne oldu. Buna ilave olarak yaklaşık 540 ticari gemi ya hasar gördü ya da battı ve yaklaşık 430 denizci hayatını kaybetti.

Körfez ve Hürmüz Boğazı’ndaki bu çılgınlık ve zorbalık, çok sayıda uluslararası aktörün ve çeşitli küresel güçlerin müdahalesini beraberinde getirdi. Bu da doğaldı; zira dünya deniz ticaretinin en hayati damarlarından birinden söz ediyoruz.

İran’ın -ve aynı zamanda Irak’ın- yol açtığı bu çılgınlığın tetiklediği uluslararası müdahale konusunda, Suudi Arabistan Kralı Fahd bin Abdulaziz önceden uyarılarda bulunmuştu. Bu uyarılar, Al Majalla’nin, Suriye’nin eski Devlet Başkanı Yardımcısı Abdulhalim Haddam’ın belgelerine dayanarak yayımladığı resmî Suriye belgelerinde yer almıştı.

Bu nedenle, bugün yaşanan İkinci Tanker Savaşı’nın -tehlikesine rağmen- 1980’lerdeki ilk Tanker Savaşı’yla kıyaslanması mümkün değil. İran’ın ilk Dini Lideri Humeyni ve onun Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ne devletleri korkutmayı ne ticareti durdurmayı ne de enerji akışını boğmayı başarabildi; aksine sonuç onların aleyhine oldu… Bugün ise tarihten kimin ders aldığını göreceğiz.