İran ve vekilleri bir tarafta, ABD ve İsrail diğer tarafta olmak üzere mevcut savaş, yapay zeka uygulamalarında ve ülkeler ile şirketlerin bu alana yaptığı yatırımlardaki patlama ile eş zamanlı olarak patlak verdi. Bu yatırımlara ülkelerin savaşın ayrılmaz bir parçası olan askeri ve psikolojik savaş yönlerine yaptığı yatırımlar da dahil.
Birkaç gün önce bu köşede bahsettiğim gibi, savaş anlatılarına karşı bir savaş dönüyor. Sosyal medya ve platformları çağında en etkili araç görüntü ve kısa videolar olduğundan, bu materyallerin üretimine yönelik “askeri” yatırım eşi görülmemiş seviyelere ulaştı. Bu sahte materyallerdeki kusursuzluk yüksek seviyelere ulaştı. Ama bu, İran tarafının başarıları hakkında yayınladığı her şeyin bu kategoriye girdiği anlamına gelmiyor.
Evet, İran füzeleri ve insansız hava araçları zarar vermeyi ve endişe ortamı yaratmayı başardı, ancak ABD ve İsrail'in İran içinde rejimin gücüne verdiği muazzam hasar ve indirdiği ciddi darbenin aksine, diğer tarafta derin veya belirleyici bir etki yaratmadı. Önümüzdeki günler -belki de çok uzak olmayan bir gelecekte- İran rejimine verilen zararın tam boyutunu gösterecektir.
Son olarak ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın zaferlerinin ve saldırılarının çoğunun yapay zekanın işi olduğunu ve ABD'deki “yozlaşmış” olarak tanımladığı bir kısım medya kuruluşlarının bu materyalleri yaymakta acele ettiklerini söyleyerek alay etti.
Trump'ın bu açıklamasının savaşın ortasında moralleri yükseltmek için beklendik olduğu söylenebilir. Ancak gerçek şu ki, İran -ve ondan önce Rusya- siber saldırılara ve siber korsanlığa büyük yatırımlar yaptı ve yapay zekâ kesinlikle bilgi ve imaj savaşının araçları arasında yer alıyor.
Çeşitli haberlere ve New York Times gazetesinin gözlemlerine göre sadece son iki hafta içinde İran-ABD-İsrail çatışmasına ait olduğu iddia edilen 110'dan fazla farklı yapay zeka tarafından üretilmiş görüntü ve video dolaşıma sokuldu.
Bu “sahte” materyaller, ABD savaş gemilerinin, uçak gemilerinin ve uçaklarının sözde İran füzeleri ve torpidoları tarafından vurulduğuna dair görüntüler de dahil olmak üzere savaşın çeşitli yönlerini kapsıyordu.
Bahsi geçen haberler, sosyal medya veri analizi konusunda uzman bir şirket olan Seabra tarafından yapılan bir çalışmadan da bahsediyordu. Çalışma, İran, ABD ve İsrail arasındaki mevcut çatışmayla ilgili yapay zeka tarafından üretilen videoların önemli bir bölümünün, İran'ın eşsiz ve güçlü askeri üstünlüğünü sergilemeyi amaçlayan İran yanlısı anlatıları desteklediğini gösteriyor.
Burada, farkındalık ve -mümkün olan en geniş ölçüde, hatta mümkün olan en son noktaya kadar- medyada şeffaflık, gerçek anlatıyı belirlemede en güvenli yol haline geliyor. Sahtekarlığa ve yalanlara gelince, ne kadar çok veya karmaşık olurlarsa olsunlar ve yapay zeka tarafından üretilen görüntüler ve videolardan örülmüş olsalar bile, ömürleri kısadır.
Her halükarda, yarın güneş doğacak ve fısıltılar açığa çıkacaktır. Şair Bediüzzaman el-Hemedani’nin dediği gibi:
Toz yatışıp ortalık durulduğunda,
Ata mı yoksa eşeğe mi bindiğinizi anlayacaksınız.